Yaşam

'Neredeyse tüm TC pullarına sahibim'

Mobilera CEO'su Barış Öney, 1923-2002 yılları arasında piyasaya sürülen binlerce seri pulun çok azının koleksiyonunda olmadığını söylüyor.

14 Kasım 2009 02:00

1923-2002 yılları arasında piyasaya sürülen binlerce seri pulun çok azının koleksiyonunda olmadığını belirten Öney, 18 yaşındaki kızının da pullara meraklı olduğunu ve koleksiyonu dördüncü kuşağın da devam ettireceğini söylüyor.
 
Pul 1840 yılında ilk kez İngiltere'de kullanılmaya başladı. Bizde ise ilk kez 13 Ocak 1863 tarihinde piyasaya sürüldü. Her ne kadar teknolojinin gelişmesiyle birlikte eski popülaritesini yitirmiş olsa da pullar hâlâ dünyanın en popüler hobilerinden birine aracılık etmeyi sürdürüyor. Zira sadece Almanya'da 3 milyon pul koleksiyoneri (filatelist) var. Türkiye'de ise yaklaşık 200 bin pul koleksiyonerinin olduğu tahmin ediliyor. Bu isimlerden biri de Mobilera CEO'su Barış Öney. Üstelik Öney tam üç kuşaktır devam eden önemli bir koleksiyonun sahibi.

TÜSİAD, DEİK ve Türk Amerikan İş Konseyi üyesi olan Barış Öney'i birçok kişi Deloitte'tan hatırlayacaktır. Şirketin kurumsal finansman danışmanlığından sorumlu ortağı olarak, şirket birleşmeleri ve satın almaları konusunda görev yapan Öney'in Mobilera ile yolu Deloitte'tayken kesişmiş. Mobilera'nın 2008'de Portekiz ve İngiliz private equity yatırımcılarıyla ortaklık kurmasında Öney aktif bir rol üstlenmiş.

Mobilera, dijital ortamda pazarlama konusunda dünyanın önde gelen oyunculardan biri olarak görülüyor. Zaten mobil pazarlama alanında küresel çatı organizasyon olan Mobile Marketing Association'da Mobilera'nın iki dönemdir yönetim kurulunda olması da bunun net bir göstergesi. 2001'de kurulan ve genel merkezi Hollanda'da olan Mobilera'nın Türkiye, Kazakistan, Gürcistan, Bulgaristan ve Moldovya'daki operasyon merkezlerinde 100'e yakın çalışanı bulunuyor. Deloitte tarafından 2006'da Türkiye'de en hızlı büyüyen teknoloji şirketi ilan edilen Mobilera, tüm GSM operatörlerine, medya ajanslarına ve 100'e yakın markaya hizmet veriyor. Mobilera CEO'su olarak mart ayında görevine başlayan Öney'in hedefi ise Mobilera'yı beş sene içerisinde üç haneli şirket değerlerine ulaştırabilmek.
Barış Öney üç kuşaktır devam eden koleksiyonculuğuyla ilgili Referans'ın sorularını yanıtladı:
 
Öncelikle üç kuşak devam eden bir koleksiyona sahip olmanın nasıl bir duygu olduğunu öğrenmek istiyorum.

Kesinlikle hoş bir duygu olduğunu söyleyebilirim. Önce dedem, ardından babam, sonra ben hep bir merakın peşinden koşmuşuz. Bunu bilmek ve bunun sorumluluğunu üstlenmek oldukça keyifli tabii. Malum, teknolojiyle birlikte pulların önemi de epey azaldı. Ama benin gözümde pulun hâlâ çok önemli bir yeri var. Bir kere pullar bir ülkenin geçmişini, tarihini göstermesi açısından da önemli. Ben elimdeki pullara biraz da bu gözle bakıyorum. Türkiye'nin nereden nereye geldiğini pullara bakarak görebiliyorum. Koleksiyona şöyle bir baktığınızda, dedem toplam koleksiyonun yaklaşık yüzde 30'unu oluşturmuş diyebilirim. Babam ise yüzde 40 gibi. Ben dedeme yakınım. Yani dengeli bir dağılım olmuş aramızda. Tam bir ortak çalışma diyebilirim. 
 
Koleksiyonunuz hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

Koleksiyonumuz 1923'te cumhuriyetin ilanıyla birlikte basılmaya başlanan pulları kapsıyor. Pullar seri seridir. Bir seri bazen beş puldan bazen 10 puldan oluşur. Bildiğiniz gibi bir pul piyasaya çıktığı zaman seri olarak çıkar. Dolayısıyla pulları seri olarak toplamak önemlidir. Farklı farklı serilerden bir tane bir tane pul toplamak önemli değildir. Bizde şu an yaklaşık beş klasör dolusu pul var. Hepsi de seridir. Ve klasörlerde her serinin de açıklamasını bulunduruyorum.
 
Toplam ne kadarlık bir puldan bahsediyoruz?

Çok. Şöyle söyleyeyim: 1923-2002 yılları arasında piyasaya sürülen binlerce seri var. Bu serilerden maksimum 20 tanesi bizde yoktur. Bunlar da çok az basılmış cumhuriyetin ilk dönem pulları. Yani oldukça geniş bir koleksiyondan söz ediyoruz. Tabii bu kadar pulu bir araya getirmek kolay bir iş değil. Hem çok zaman harcandı hem de epey bir maliyeti oldu. İçlerinde bir tanesine 1000 TL verilen pullar var. Bu arada o 20 seriyi de aramaya devam ediyorum. Amacım koleksiyonu eksiksiz hale getirmek.
 
Peki, sizin pul merakınız nasıl başladı?

Babam boş zamanının önemli bir kısmını sahaflarda, pul satıcılarında geçirirdi. Beni de çoğu zaman yanında götürürdü. Gittiğimizde de saatlerce kalırdık. Babam bu işin inceliklerini çok iyi bilen biriydi. Babamla gide gele ben de bu işin inceliklerini öğrendim. Çocukluğumda pul biriktirmek önemli bir işti. Pul toplayanların sayısı bugünküyle kıyaslanmayacak kadar fazlaydı. Tabii o zamanlar her şey çok daha değerli ve özeldi. Türkiye'de doğru düzgün pul defteri olmadığından dedem ve babamın pul defterleri yaptığını hatırlarım. Şimdi her şey daha kolay.
 
Bir dönem yabancı pulların hayli meraklısı vardı değil mi?

Doğru. Yabancı pullar bizim pullara göre daha görsel açıdan başarılı olduğu için bir dönem yabancı pul biriktirmek modaydı. Ama o pulların kıymeti yok. Daha önce dediğim gibi Türkiye'de kıymeti olan pullar, Türkiye Cumhuriyeti'nin bastığı kullanılmamış seri halinde alınacak pullardır. Benim hiç yabancı pullara merakım olmadı. Her zaman eski dönem pullarına merak duymuşumdur.
 
18 yaşında bir kızınız var. İleride bayrağı kızınızın devralmasını ve bu geleneğin dördüncü kuşağa aktarılmasını ister misiniz?

Aslında merakı var. Kendisine zaman zaman bu konuda bildiklerimi de aktarıyorum. Hatta birlikte pul aldığımız da oldu. İleride bu koleksiyona devam edip etmeyeceği kendi kararı tabii ama ben sürdürmesini isterim. Sürdürecek gibi gözüküyor. Yurtdışında böyle kuşaklarca devam eden çok önemli koleksiyonlar var. Bizimki o derece büyük olmasa da böyle kuşaktan kuşağa gitmesi oldukça keyifli tabii.
 
Klasik rock müzik tutkunu

Barış Öney'in bir başka tutkusu ise rock müzik. Geniş bir müzik ve DVD arşivine sahip olan Öney, "Her zaman gitar çalmayı öğrenmek istemişimdir ama bir türlü zaman yaratamadım" diyor. Öney, rock müziğe olan merakını ise enstrüman çalamadan iyi bir dinleyici olarak sürdürüyor. Hatta evinde ünlü klasik rock gruplarının bütün albümlerini bulunduruyor. "Artık CD almanın pek bir önemi kalmadı gibi. Herkes internetten albüm indiriyor. Fakat ben CD almayı hiç bırakmadım. Aldığım CD'nin poşetini açıp içindeki resimleri ve yazılanları karıştırmak çok hoşuma gidiyor" diyen Öney'in favori grupları ise Deep Purple, Led Zeppelin, Rainbow, Dire Straits.

Bu arada Öney'in bir başka merakı ise kitaplar. Özellikle dünyanın oluşumu ve antik döneme ait kitapları kaçırmadığını söylüyor.   

ETİKETLER

haber