Yaşam

NECATİ CUMALI'NIN BİLİNMEYEN ŞİİRİ URLA (A.A)

04 Ocak 2011 13:49

-NECATİ CUMALI'NIN BİLİNMEYEN ŞİİRİ  URLA (A.A) - 04.01.2011 - Öyküleri, romanları, şiir ve tiyatro oyunlarıyla Türk edebiyatının önemli isimleri arasında yer alan Necati Cumalı'nın, bugüne kadar bilinmeyen bir şiiri ve makalesi, hayatının bir bölümünü geçirdiği İzmir'in Urla ilçesindeki kütüphanede tesadüfen bulundu. Urla'da yayımlanan yerel bir gazetenin yazarlarından Namık Kemal Nomak, Urla Halk Kütüphanesi'nde araştırma yaparken, 1939 yılında Urla Halkevi tarafından yayımlanan ve ömrü 2 sayı ile sınırlı kalan ''Ocak'' Dergisinin ilk sayısına Cumalı'nın da katkı verdiğini fark etti. Dergide, mübadele ile 1923 yılında Urla'ya yerleşen, o tarihte İzmir Atatürk Lisesi'ni yeni bitiren ve Ankara Hukuk Fakültesi'ne gitmeye hazırlanan edebiyat sevdalısı genç Cumalı'nın bir makalesi ve bir de şiiri yer alıyor. Nomak, Cumalı'nın çok genç yaşta kaleme aldığı şiir ve yazıya ulaşmanın kendisini çok heyecanlandırdığını belirterek, yaptığı araştırmanın, Cumalı'nın şiir ve yazısının edebiyat çevrelerinde daha önce bilinmediğini ortaya koyduğunu söyledi. Ocak Dergisi'nin 19 Şubat 1939 tarihli ilk sayısının 8 ve 9. sayfalarında Cumalı'nın ''Beğenmek'' konulu makalesiyle ''Ümitlerimin Gemisi'' adlı şiirinin yer aldığını ifade eden Nomak, ''Ocak Dergisi'nin ilk ve ikinci sayıları, Urla Halkevinin 1930'lu yıllardaki verimli kültür, sanat, edebiyat çalışmalarının gelecek kuşaklarca bilinmesi için dikkatle okunmalıdır'' dedi. Urla ilçesinde yaşamış olan çok sayıda edebiyatçıdan biri olan ve ilçede her yıl adına ''Edebiyat Günleri'' düzenlenen Cumalı'nın, yayımlanan ilk eseri olduğu sanılan şiiri şöyle: ÜMİTLERİMİN GEMİSİ Uzun direklerin ucuna Uzak iklimleri çiziyor duman. Beyaz köpüklü sular ardına, Gömülüyor hatıralarıyle liman. Gemim gidiyor, gidiyor Hafif dumanında Martılarıyle Gemim gidiyor, gidiyor Tayfalarının dudaklarında Şarkılarıyle, Bembeyaz güvertesinde duran, Mavi elbiseli gemicilerim Selâm, sevgi hasret taşıyor Bembeyaz yelkenlerine vuran Hayallerimin rüzgarıyle Gemim yaklaşıyor, yaklaşıyor Ah! direkleri, kollar gibi, Allah'a yükselen Teknesi, göynüm gibi, yeşil sularda yüzen Gemim!.. Ah! sevgiliye ümitlerimi götüren Bahriyelilerim Çabuk git, çabuk, gemim benim Seni, narin ellerinde, kalpleri gibi, mendilleri titreyen, Mavi gözleri yaşlı, genç kızlar bekliyor. Seni, hovarda bahriyelilerin parasını yiyen, Dudakları boyalı kadınlar bekliyor? Seni, bir çam kabuğuna bütün hasretiyle işleyen, İhtiyar kaptanın mavi elbiseli oğlu; Seni, içleri uzak diyarların hasretiyle dolu, Yanık derili, yalınayak, çocuklar bekliyor Git gemim, git? Seni,  bütün denizi ve gemileri sevenler Seni, beyaz yelkenlerde rüya görenler Bekliyor Git gemim, çabuk git Benden selam, sevgi götür, Aşkımı, ümidimi götür Bekleyenlere Git gemim, git!.. Ah! ne oldu öyle birden? Bin hayalle yüzdürdüğüm gemim? Koptu yavaş yavaş orta yerinden Yarime yazdığım mektubum benim!.. Kâğıt gemim gittikçe yan yatıyor. Uzanmış sevgilimin küçük elleri, Gemimin direkleri gibi, suya Zavallı bahriyelilerim atıyor, hasretle işlediğim mavi elbiseleri, İçimin direkleri Gibi, suya Sular, onu, yılların aşkımızı örttüğü gibi, örtüp unutuyor. Gemim ümitleriyle, hatıralarıyle, bahriyelileriyle batıyor!.