Gündem

Mahçupyan: Dünün başarıları, AKP'nin yarınki başarıları için yeterli olmuyor

"Bugünün gerçekliğinden, bugünün fıtratına hitap eden bir hikaye çıkarmak gerekiyor"

08 Nisan 2016 16:49

Karar gazetesi yazarı Etyen Mahçupyan, 'siyasetçilerle iş adamları arasında paralellik olduğunu, kendisini başarılı bulanların, başarıyı kendi kişiliklerine atfederek her koşulda başarılı olacaklarını sandıklarını' söyledi. "AK Parti’nin önünde de böyle bir durum var. Ne karşıtlarının kötü niyeti, ne yurt içi ve dışı tehditler, ne de çözülmemiş kadim meseleler bu hareketin kaderi açısından belirleyici olmayacak" ifadelerini kullanan Mahçupyan, "Dünün başarısı yarını başarılı kılmakta yeterli olmuyor… Eskinin ideallerinden bugünün hikayesi çıkmıyor. Bugünün gerçekliğinden, bugünün fıtratına hitap eden bir hikaye çıkarmak gerekiyor" diye yazdı.

Etyen Mahçupyan'ın "Bugünün fıtratı" başlığıyla yayımlanan (8 Nisan 2016) yazısı şöyle: 

Siyasetçilerle iş adamları arasında ilginç bir paralellik var. Kendisini başarılı bulanlar, başarıyı kendi kişiliklerine atfederek gelecekte de her koşulda başarılı olacaklarını sanıyorlar. Ataerkil firmalarda duvara asılmış patron sözleri iyi bir gösterge. Son derece basmakalıp sözler, sırf patronun ağzından çıktığı için birer hikmet muamelesi görüyor. Ne var ki iş adamları genellikle ‘başarıyı’ para kazanmakla ölçüyor ve çoğu zaman rekabetçi olmayan koşullarda para kazanmış olduklarını unutuyorlar. Oysa o koşullarda para kazanmak iyi yönetici olmayı, geleceği doğru öngörmeyi, ya da risk almayı gerektirmez. Örneğin sadece bir bakanla yakın ilişkinizin olması, hiç risk almadan kendinize ‘uygun’ koşullar yaratıp tekelci bir avantaj sağlamanızı mümkün kılabilir.

Bu nedenle rekabetçi olmayan piyasalara alışmış iş adamları, rekabetçi dünyada bocalarlar. Şirketlerinde gerçek karlar düşerken yönetim sorunlarıyla karşılaşırlar. Ama aynı anda hayat onlara kendi kişiliklerinin özelliklerini de hatırlatır. Bazısı açık yüreklilikle özeleştiri yapar veya kendisini değiştirir, ya da işi yeni koşullarda daha iyi yürütecek olan birine devreder. Bazıları ise yeteneklerine fazla güvenerek her koşula uygun bir kişiliğe ve zihniyete sahip olduklarına vehmeder, kendi tarzlarında daha da zorlayıcı hale gelir ve şirketlerini başarısızlığa sürüklerler…

***

Siyasetçiler de büyük çapta bu davranış kalıplarına yatkınlık gösterir. Koşulların değişimine sürekli doğru tepki veren bir siyasetçi son derece ender bir durumdur. Hele bu değişim geri dönüşü olmayan bir sosyolojik kaymayı ve biçimlenmeyi ifade ediyorsa, siyasetçinin adaptasyonu çok daha zor olacaktır. Çünkü her siyasetçi belirli bir toplumsal zeminde ve zihni kalıplar içinde yetişir, buradan neşet eden kültürle beslenir ve kendi ideallerini söz konusu çerçeve içinde meşrulaştırır. Liderler bu hayalleri gerçekçi hedeflere dönüştürür ve yığınları mobilize ederler.

Sorun, bu hedeflere yürürken ayakların altındaki zeminin değişiyor olması ve kendi zihniyetinin dışına çıkamayan siyasetçilerin bu durumu gerçek niteliğiyle fark edememesidir. Hele o hedefleri bizzat koyanlar için bu daha da zordur. Çünkü hedefleri koyan ve ona ulaşan siyasetçiler, bu süreçte toplumsal tabanın da ‘aynen kendileri gibi’ etkilendiğini varsaymaya çok yatkındırlar. Oysa hemen her zaman toplumsal taban siyasetçilerden çok farklı şekilde ve bazen de geri dönüşü olmayan biçimde etkilenir.

***

Böyle bir durum ortaya çıktığında üç muhtemel gelecekle karşılaşırız: Ya lider kendisiyle yüzleşerek toplumsal zemine yeniden uyum sağlar, ya siyasi hareket toplumsal zemine zaten uyum sağlayan birinin kontrolüne geçer, ya da o siyasi hareket koşullar izin verdiği oranda zayıflar ve siyasetten düşer.

AK Parti’nin önünde de böyle bir durum var. Ne karşıtlarının kötü niyeti, ne yurt içi ve dışı tehditler, ne de çözülmemiş kadim meseleler bu hareketin kaderi açısından belirleyici olmayacak. AK Parti’nin kaderini belirleyecek unsur, bizzat kendi ürettiği ve giderek daha yüksek normlar eşliğinde bireyselleşen, İslami duyarlılığa sahip yeni nesiller olacak. Bu genişleyen dinamik grup kendisini herhangi bir karşıtlık üzerinden tanımlamadığı gibi, zihniyet olarak ‘eskiye ait’ siyasetçilerin beklentilerine de cevap olmayacak. Çünkü onların kendilerine ait bir fıtratı var…

***

AK Parti şunu görmeli: Dünün başarısı yarını başarılı kılmakta yeterli olmuyor… Eskinin ideallerinden bugünün hikayesi çıkmıyor... Bugünün gerçekliğinden, bugünün fıtratına hitap eden bir hikaye çıkarmak gerekiyor…