Politika

Kongra-Gel Eş Başkanı Remzi Kartal: Diyarbakır’da parlamento kurulması gündemde

"Yaşananlar 2 Mart 1994 darbesini çok çok aştı"

07 Mayıs 2016 13:09

Kongra-Gel Eş Başkanı Remzi Kartal, dokunulmazlıkların kaldırılmasının kabul edilmesi sonrası "Milletvekilleri tutuklanırsa her seçenek tartışılır, halk isterse birden fazla parlamento kurar" açıklaması yapan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın sözlerine ilişkin olarak, “Diyarbakır’da parlamento kurulması gündemde yer alıyor” dedi

ANF'ye konuşan Kartal, "Yaşananlar 2 Mart 1994 darbesini çok çok aştı" görüşünü dile getirdi. “Türkiye Cumhuriyeti devleti topyekun bir savaş ile gelişen Kürdistan Özgürlük Mücadelesini önünü kesmek ve bu temel de uluslararası camiadan aldığı destekle Kürt halkına, gerillaya karşı kanunsuzluk yaptı" diyen Kartal, "Parlamentoda da Kürt milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırarak, muhalefetin önünü kesmek istedi. Onları parlamentoda atma temelinde bir politika yürüttü. Bugün yaşanan tablo, 22 yıl sonra devletin zihniyeti aynı olduğunu gösteriyor. Bugün yaşananlar 1990 yılları çok çok aşan bir savaş. Gazze’de olanlara itiraz eden Erdoğan'ın temsil ettiği AKP şehirleri yıkıyor, halkı katledip göçe zorluyor” ifadelerini kullandı.

Kartal konuşmasını şöyle sürdürdü:

“1994 yılında partimiz ve milletvekillerimiz hedef halene geldi. Dokunulmazlıklarımız kaldırıldı. Bugün ise anayasaya aykırı bir konsept ile geliyorlar. Çetelerin Cizre, Gever, Sur ve Nusaybin’de Kürt halkına saldırısı gibi AKP’liler de mecliste HDP’lilere saldırıyorlar.”

 

"Diyarbakır’da parlamento
kurulması gündemde"

 

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın “Bu halk isterse birçok parlamento kurar” konuşmasını da değerlendiren Kartal, şunları söyledi:

“Demirtaş’ın konuşması bu halkın çaresiz olmadığını gösteriyor. Hatip Dicle de bu yönlü konuşmuştu. Kuşkusuz benin burada bir şey söylemem isabetli olmaz… Ama gerek Demirtaş ve gerek ise Dicle’nin söylediklerinden bu güçlü alternatif olarak ortaya çıkıyor. Şüphesiz biz Kürt Özgürlük Mücadelesi olarak açıkça şunu ifade ediyoruz: Çözümün Türkiye'nin bütünlüğü içerisinde özgürlük ve demokrasi çerçevesinde halkların birlikte mücadelesiyle sağlanacağına inanıyoruz. Bunun koşullarının olduğuna da inanıyoruz. Bölgesel ve ülke koşullarının buna el verdiğine de inanıyoruz. Ama Kürdistan halkı bunun yanıtı halkı Türkiye halkından görmez bu konuda yalnız demokrasi mücadelesini verme tablosuyla karşı karşıya kalırsa şüphesiz Kürdistan halkı, Diyarbakır’da kendi alternatifini yaratma durumundadır. Bütün bunlar olasılık olarak gündemde yer alıyor.”