Sağlık

Kolikle başa çıkmanın 7 yolu

Her beş anneden biri, bebeğinin 2. haftasından itibaren onun nedensiz ağlamalarına tanık olur. Kolikle başa çıkamayan bebeğinizin çektiklerini, ağlamaktan başka anlatacağı bir

22 Ekim 2008 03:00

Kolik ağlatır! Her beş anneden biri, bebeğinin 2. haftasından itibaren onun nedensiz ağlamalarına tanık olur. Kolikle başa çıkamayan bebeğinizin çektiklerini, ağlamaktan başka anlatacağı bir yöntem yok; ama sizin bebeğinize yardım edebileceğiniz yöntemler var.

Bebek büyüdükçe daha az uyuyor

Bebeklerde göz sulanması hastalık olabilir

Ağlıyor ama siz nedeni bilmiyorsunuz. Hani ‘karnı tok, sırtı pek’ bir bebeği ağlatan ne olabilir diye düşünüyorsunuz. Üzülmeyin, yalnız değilsiniz. Yenidoğan bebeği olan her 5 anneden biri sizinle aynı duyguları hatta aynı çaresizliği yaşıyor. Açlıktan hastalığa kadar bebeğini ağlatabilecek bütün nedenleri araştırıyor ama boşuna! Bebek, ağlıyor. Aslında bebeğinizin geçerli bir nedeni var: Kolik.

Kolik anne babanın kötü bakımıyla ilgili değil. Kendinizi boş yere suçlamayın. Ayrıca bu ağlama bebeğinizin sağlığını da olumsuz etkilemiyor.

Peki bebeğinizi ağlama krizine sokan kolik, bir hastalık mıdır? Uzmanlara göre, kolik bir hastalık değil. Henüz nedeni tam olarak anlaşılmasa da geçici bir durum. Gelin bu durumun özelliklerini ve bebeğinize nasıl yardım edebileceğinizi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı Doktor Özlem Ekiz Yörükalp, Formsante dergisinde yayımlanan haberde kolik ve kolik hakkında bilinmeyenleri anlatıyor.

Kolik nedir?

Uzmanlar, bebeğin herhangi bir sağlık sorunu olmamasına rağmen kontrol edilmeyen ağrıları kolik olarak tanımlıyorlar.

Bebekler, genellikle yaşamlarının 2. ya da 3. haftasında kolikle tanışıyorlar. 4. haftalarında şiddetleniyor, 3. aylarında kaybolur. Ancak bazı bebeklerde kolik 9. aya kadar sürebiliyor.
Bu süre içinde bebekler şiddetli bir şekilde ağlıyorlar. Yaklaşık günün 2-3 saatini ağlamayla geçiriyorlar; ama ağlama şekli diğer ihtiyaçlarındaki ağlamasından değişik. Nasıl mı?

Bebek sakin ve normal bir durumdayken, birden feryat koparır. Ağlarken kısa süreli nefesini bile tutabilir. Bacaklarını karnına doğru çeker, yüzü kızarır, gözlerini ya tamamen kapatır ya da tamamen açar. Ellerini sıkar, kaşlarını çatar, alnı buruşur. Karnına dikkat ettiğinizde şiş ve gergin olduğunu fark edersiniz. Ağlama krizi, şanslıysanız bir iki saat sürebilir; ama bazı zamanlar ara ara da olsa tüm güne yayılır. Genellikle öğleden sonra başlayan bu ağlama nöbetleri, bebeği yorgun düşürür. Bebeğinizin dinlenmesi ancak yorgunluktan sızmasına ya da gaz çıkmasına bağlıdır.

Bebeğinizin sık sık ağlamasına neden olan koliğin nedenleri konusunda uzmanlar net bir yanıt vermiyor. Sindirim sisteminden kaynaklandığını düşünüyorlar. Bazı görüşlere göre; bebeğin sindirim sistemi yeterince gelişmiş olmadığı için besinleri sindirecek enzimler yeterince salgılanamıyor. Bu da bebeğin sindirim sırasında ağrı çekmesine neden oluyor.

Ancak kesin olarak bilinen şu ki koliğe, huzursuzluk yol açmıyor aksine sağlıklı ve huzurlu bebeklerde de görülebiliyor.

Ayrıca beslenme şekliyle de ilgisi yok. Anne sütü ya da mama ile beslenen bebekleri de aynı sorun bekleyebiliyor. Üstelik kız-erkek ayrımı da yapmıyor.

Rahatlatma yöntemleri

Kolikli bebeğinizi rahatlatmanın çeşitli yolları var; ancak bu yollardan hangisinin daha etkili olduğunu denemek ve bulmak size düşüyor. Çünkü her bebek farklı yöntemden hoşlanıyor.
İşte size rahatlatmanın 7 yolu:

1. Doğru emzirin

Bebeğinizin karın kasılmalarını emdiği için daha fazla gazı oluyor şeklinde yorumlayıp, emzirmeyi kesmeyin. Aksine, karnının aç olduğunu hissediyorsanız daha sık emzirin. Dikkat etmeniz gereken tek şey, emerken göğüs ucunuzu ağzına doğru almasıdır. Ağzına tam olarak almazsa, emerken hava yutacağından gaz sancısı çekebilir.

2. Gazını çıkarın

Kolik tek başına gaz sancısı olmasa da her beslenmeden sonra gazını çıkarmanızda yarar var. En sık uygulanan gaz çıkartma yöntemlerinden biri bebeğin karnına basınç uygulamak. Bunun için üç ayrı yöntem kullanabilirsiniz.

■ Omuzda: Bebeği kucağınıza alıp, omzunuza dayayın. Bir elinizle bebeğinizi tutarken, diğer elinizi sırtında dairesel ve yumuşak şekilde hareket ettirin. Bebeğinizin muhtemelen ağrıdan kucağınızda top biçimini aldığını fark edeceksiniz. Gazı çıkana kadar bacaklarını karnına doğru toplamaya çalışır. Gazı çıkınca kendini salar.

■ Futbol topu tutuşu: Bebeğin yüzü yere bakacak şekilde kolunuzun üstüne koyup, kafasını ve boynunu elinizle destekleyin. Bu durumda bebeğinizin karnına gelen kolunuz basınç uygulayacaktır. Diğer elinizle de sırtına ritmik hareketlerle masaj ya da minik vuruşlar yapın. Gazı çıkana kadar devam edin.

■ Dizlerde: Bir koltuğa oturun ve bebeğinizi dizlerinizin üstüne yatırın. Yine elinizin biriyle sırtını yumuşak ve dairesel hareketlerle sıvazlayın.

3. Banyo yaptırın

Ilık bir banyo bebeğinize iyi gelebilir. Malum kolik ağrıları öğleden sonra başlıyor ve bebeğinizi rahat bırakmıyor. Üstelik onun minicik bedenini bitkin düşürebiliyor. İşte kolik ağrısı başlamadan önce ya da kolik nöbetleri arasında yaptıracağınız ılık bir banyo, kaslarının gevşemesine neden olur. Eğer bir de ılık suyun içindeyken yumuşak dokunuşlarla özellikle karın bölgesine masaj yaparsanız bebeğiniz kolik nöbetini daha kolay atlatabilir. Ama dikkat; başarılı bir banyo seansı için bebeğin beslenmesinden sonra yarım saat geçmesini bekleyin.
Aksi durumda kusabilir. Suyun sıcaklığının ayarlanması, banyo yapılacak mekânın uygun ısıda ve sessiz olması dikkat etmeniz gereken diğer faktörler...

4. Masaj yapın

Masajın yararları bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. Özellikle kolik ağrılarına iyi geldiği biliniyor. Masajın pek çok yararı yanında kolik ağrılarını hafiflettiği de ispatlanmış durumda. Ağrıyı azaltmasının yanı sıra aranızdaki iletişimin tensel bağı da kurulmuş oluyor. Siz onu sever gibi okşuyorsunuz o da rahatlıyor! Kolik ağrısından önce yaptıracağınız ılık bir duş sonrasında, bebekler için hazırlanmış özel bebek yağı kullanarak masaja başlayabilirsiniz.

5. Sakin ortam hazırlayın

Ortamın sükuneti bebeğinizi de etkiler. Öncelikle odanın ışığını kontrol edin. Çok güneş alan yerler ve keskin ışıklar bebeğinizi rahatsız edebilir. Bu durumda perdeleri çekin ya da odayı loş hale getirecek şekilde ışığı ayarlayın. Ayrıca bebeğinizin hoşlandığı bir müzik CD’si çalmanızda yarar var.

6. Gezdirin

Temiz havanın sakinleştirici bir etkisi vardır. Eğer hava sıcaklığı uygunsa, koyun pusetine gezmeye çıkarın ya da kangurusunda sıcaklığınızı hissederek dolaşmasını sağlayın. Temiz hava almasının yanı sıra dolaşırken aracınızdaki ya da kangurusundaki hafif sallantı bebeğinizin rahatlamasını sağlar.

7. Sıcak kompres uygulayın

Bebeğiniz ağlarken aynı zamanda kasılır. Öncelikle karın kaslarını sert görürsünüz. Bazı bebekler kollarını ve bacaklarını da kasar. Siz de bebeğinizin kaslarını gevşetmek için sıcak kompres uygulaması yapın. Bir havluyu ütüyle ısıtın ve karnına koyun.

Burada dikkat edeceğiniz tek nokta, ısıtılan havlunun rahatsız edecek sıcaklıkta olmamasıdır. Bunu da anlamak için bilek içinizdeki cildinize havluyu değdirin sıcak geliyorsa, bebeğiniz için de sıcaktır. Ilımasını bekleyin.

ETİKETLER

anneçocuk