Gündem

Kobani davası |  HDP'li Ayna: İddianamede somut hiçbir delil yer almıyor

24 Haziran 2021 11:14

T24 Haber Merkezi

Eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında olduğu 108 kişi hakkında açılan davada üçüncü duruşmasının 9. oturumu başladı.

Emine Ayna’nın  savunmasında, "İdeoloji insanların nasıl bir yaşam, yönetim, ülke istediğine dair düşüncelerinin toplamıdır. Siyasetçinin düşünceyi örgütleme sorumluluğu var.  İddianamede somut hiçbir delil yer almıyor. Özerkliği anlatarak 37 kişiyi nasıl öldürdüm? Özerklik istemek, ‘devletin birliğini bütünlüğünü bozmak’ anlamına gelmez. Özerklikle yönetilen ülkeler ortada. Paris’te katledilen 3 kadın siyasetçinin ölüm yıl dönümünde yaptığım konuşmada ‘Öcalan çıktığında, barış geldiğinde bunu kutlayacağız.’ Demişim şiddet bunun neresinde? Aksine ben orada barış sürecine güvenmek gerektiğini söylemişim." dedi.

Ayna şunları kaydetti:

"Hepimiz bir sonucuz. Kobani olayları, PKK bunların hepsi bir sonuç. Nedeni ise Kürtlerin inkârı. Kürtler durduk yere isyan etmiyor. Hakları nedeniyle isyan ediyorlar. 80 öncesi Kütahya’da defterime ‘pis Kürtler’ yazıyorlar, babamın inşaatını basıp yıkıyorlardı. Evimize bomba atıldı, kardeşim duyma yetisini kaybetti. Polis bize ‘Güvenliğinizi sağlayamayız Kütahya’yı terk edin’ dedi. Bana Kürtlük bilincini veren devletin kendisidir. Tuğluk’un annesi Hatun Tuğluk’un cenazesi defnedildiği mezardan çıkarılmak zorunda kaldı. Tarih boyunca yaşanan travmaları bir düşünün. Nasıl bir gelecek yarattığınızı düşünebiliyor musunuz? Bunları size söylemek zorunda kalıyoruz. Sizinle mi tartışacağız bunları?"

Sebahat Tuncel: Reddi hakim taleplerimiz bir üst mahkemece reddedildi ama sizi reddetme gerekçemiz hala bakidir. Bu ısmarlama bir yargılamadır. Özellikle Cumhur İttifakının istek ve talepleri doğrultusunda yapıldığı bu iki hafta içinde çok net ortaya çıktı. Demokratik siyaset yargılanıyor, hakikatler gizleniyor. Siz burada şeklen bir yargılama yapmaya, bizi de buna alet etmeye çalışıyorsunuz. Siz burada insanlık adına da suç işliyorsunuz.

Tuncel şunları kaydetti:

"Şeklen yerine getirdiğiniz ritüelin bir parçası olmayacağız! Biz her yerde partinin tüzüğünü, programını anlattık. Partiyi kurarken de Türkiye’nin siyasi anlamda bir kriz yaşadığını, yaşamı yeniden kurmak için yola çıktığımızı söyledik, söylüyoruz.  Sizin heyetinizden birisi ‘Neden HDP binalarına saldırılmıyor’ dedi, bir gün sonra İzmir il binamıza saldırıldı ve Deniz Poyraz arkadaşımız katledildi. Siz bizi bir tweet paylaşımından yargılıyorsunuz. Bu bir tesadüf müdür? Tarih sürekli tekerrür ediyor. ‘Bu sorun savaşla, şiddetle, çatışmayla çözülmez’ diyoruz. ‘Çözüm diyalogdur, müzakeredir’ diyoruz. Ama bu ülkeyi yönetenler her gün şiddetle buna karşılık veriyor. Şiddetin sorumluları Dolmabahçe'de masayı devirenlerdir.

Eşit, özgür yurttaş olmak istiyorum! Hakkım değil mi? Haklarımı istediğim için neden terörist ilan ediliyorum? Asıl terörist benim bu haklarımı gasp edenlerdir. Ben neden “Bir kadın olarak yaşam hakkım var, öldürülmek istemiyorum” demek zorunda kalıyorum HDP’yi baskı altına alma yaklaşımıyla karşı karşıya kalıyoruz. Her gün Bahçeli baskı yapıyor “AYM’yi de kapatın” diyor. Niye, iktidarı yürüsün diye. Çünkü her gün oyları düşüyor.  Bu baskılara direnmemiz geriyor. Ben kendimi savunurum ama Türkiye demokrasisi açısında direnmemiz gerekiyor. Kapatılması gereken bir şey varsa o da Bahçeli’nin ağzıdır. Bahçeli konuşmasa belki de bu ülkede demokrasi olacak.

Reddi hâkim taleplerimizin geçerliliği sürüyor. Bu mahkemenin adil yargılama yapacağı konusunda ikna olmadım. Ama benim dışımdaki tüm arkadaşlarımın tahliye olmasını talep ediyorum!"