Yaşam

Kızdım Bugatti almadım Aston Martin alabilirim

10 milyon TL değerinde 14 ‘AGA’ plakalı garajını açan Ali Ağaoğlu, çocukluğundan bu yana hep en iyi otomobilleri kullandığını belirtti.

09 Ağustos 2010 03:00

T24 - 10 milyon TL değerinde 14 ‘AGA’ plakalı garajını açan Ali Ağaoğlu, çocukluğundan bu yana hep en iyi otomobilleri kullandığını belirterek, “Öyle son 10 yılda zengin olmuş biri değilim. Beni sonradan görmüş sananlar, babamın zengin olduğunu, kolejde okuduğumu ve hep iyi otomobilleri kullandığımı bilmiyor” dedi.

2 milyar dolara yaklaşan kişisel servetiyle hem Türkiye’nin hem de dünyanın sayılı zenginleri arasında yer alan Ağaoğlu Şirketler Grubu’nun patronu Ali Ağaoğlu, kendisini sürekli magazin gündemine taşıyan süper lüks otomobillerinin tümünü Hürriyet gazetesi için biraraya getirdi. Garajında değeri tam 10 milyon 127 bin TL’yi bulan 14 ‘AGA’ plakalı lüks otomobili bulunan Ağaoğlu, “Çocukluğumdan bu yana hep en iyi otomobilleri kullandım. Öyle son 10 yılda zengin olmuş parayı bulmuş biri değilim. Beni sonradan görmüş gibi eleştirenler, babamın zengin olduğunu, kolejde okuduğumu ve hep iyi otomobilleri kullandığımı bilmiyor” dedi.

 

Para harcamayı pek bilmem

Son olarak 475 bin TL’ye Türkiye’de ilk elektrikli otomobili alarak gündeme gelen Ağaoğlu, şöyle konuştu: “Ben para kazanmayı iyi bilirim. Harcamayı ise pek iyi bilmem. Otomobil ve giyim kuşam dışında doğru düzgün para harcamam. Otomobil merakım ilkokul yıllarına dayanır. Babam varlıklıydı. İnşaatçı, sanayici ve çok iyi bir tüccardı. İstanbul’un Anadolu yakasının yüzde 80 inşaat malzemesini babam verirdi. Bugün Bağdat Caddesi’ni Bağdat Caddesi yapan insanlardan biridir. Onun da otomobil merakı vardı. Döneminin en iyi otomobillerini kullanırdı.”

 

Plymouth ve Impala

Her çocuk gibi kendisinin de 13-14 yaşlarında babasının otomobillerini gizlice kaçırdığını anımsayan Ağaoğlu, o dönemleri şöyle anlattı: “60’lı yılların sonunda Amerikan otomobilleri modaydı. Plymouth, Chevrolet Impala’larımız vardı. O dönem otomobiller daha erkeksiydi şimdi biraz yumuşadı. Benim 70’li yıllarda bile altımda son model Mercedes, BMW vardı. Yani başkaları gibi sonradan görme değilim. Her şeyin en iyisini almaya çalışırım. Ortaokulu Moran Koleji’nde okudum. Liseyi de Kabataş’ta. Lise sonda tekrar Moran Koleji’ne döndüm ama babam bir rahatsızlık geçirdi ve beni okuldan alıp işin başına koydu. Çok ataktım, aldığım işi büyütmek istiyordum. Sonra babam iyileşti, bu sefer de kuşak çatışması başladı. Ben risk almayı seviyordum. ‘Onu yapma, bunu yapma’ diyerek işe müdahaleye başlayınca ben de işi bırakıp ayrıldım. ”

 

Sarı BMW 316

Şu an babasıyla görüştüğünü aralarında sorun olmadığını kaydeden Ağaoğlu, kendi işini kurduktan sonra kazandığı ilk parayla ise hemen sarı bir BMW 316 aldığını belirtti. “Dikkat çeken iddialı renkleri seviyorum” diyen Ağaoğlu’nun bugün garajında kırmızıdan, sarıya, turuncudan yeşile kadar bir çok farklı renkte araç bulunuyor. 1970’li yılların sonunda BMW’den sonra Oldsmobil ve ardından Mercedes kullanmaya başladığını söyleyen Ağaoğlu, “Dönemin koşullarına göre çok iyi arabalar kullandım gerçekten. Yani ben 24-25 yaşımdayken bu otomobillere biniyordum. Zaten o dönemde İstanbul’da kaç tane otomobil vardı ki, Mercedes kaç tane olsun” diye konuştu.

 

Otomobillerimi satmam, zaten alanın aklından zoru vardır

Hiç bir otomobilini satmadığını ve son sahibi olduğunu vurgulayan Ali Ağaoğlu, “Benden sonra otomobili alacak kişinin aklıyla zoru vardır. Çünkü araçları haşin kullandığım için neredeyse perte çıkartıyorum” uyarısı yaptı.

 

Eski Türk filmlerindeki kötü zenginlerden değilim

Ali Ağaoğlu, bugün bir kısım yöneticiler ve patronlarda mahalle baskısının olduğunu belirterek, “Paraları var ama çevrelerinden çekindikleri için almıyorlar veya alsalar da gizli tutuyorlar. Benim farkım işte orada. Sıradan olursan sıradan yaşarsın. Türk kültüründe zenginlere karşı nedense bir düşmanlık vardır. Eski Türk filmlerinde bu konu işlenirdi ve zengin kızın veya oğlanın babası hep kötü gösterilirdi. Ben bu sınıfta değilim. Olduğum gibiyim. Bu yüzden de herkes bana sempati duyar, sever” dedi.

 

Kızdım Bugatti almadım Aston Martin alabilirim

Ali Ağaoğlu, Doğuş Otomotiv’in Türkiye’ye 5.1 milyon TL fiyatla sipariş üzerine getirdiği 1001 beygirlik Bugatti Veyron’u kızdığı için almadığını belirterek, “Aracı test edecektim. Gittim bakmaya ki ben bakmaya gidince muhakkak alırım, araç yok ortada. Başka biri almış teste ve randevu saatine getirmemiş. Ben de sinirlendim ve vazgeçtim” dedi. Ağaoğlu, sadece 77 adet üretilecek 5.3 milyon TL’lik Aston Martin One-77 modeline ise bakacağını, beğenirse alabileceğini kaydetti.

 

En gariban yerlere bile Rolls-Royce’yla giderim

Ali Ağaoğlu, hayat felsefesini, “Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol” cümlesiyle özetleyerek, “Benim hiç bir açığım yok. Yanımda çalışanlara önem veririm. Eğer Bebek’te bir kere kahvaltı yapıyorsam, şantiyede amelelerle 5 kez kahvaltı yaparım. Yaptığım projeler de hep prim yaptığı için müşterilerim de hep kazanır. Gocunacağım hiç bir şey yok” dedi. En gariban semtlere bile Rolls-Royce’yla gittiğini ve alkış aldığını kaydeden Ağaoğlu, “Beni kendilerinden biri olarak görüyorlar. Bugüne kadar hiç lüks yaşamım nedeniyle tehdit edilmedim. Hiç korumam yoktur ama arkamda 5 bin akrabam vardır” mesajı verdi.

 

Favori otomobilim Rolls-Royce’tu şimdi elektrikliye döndüm

“Hangi otomobili kullanacağım tamamen ruh halime bağlı” diyen Ağaoğlu tercihleri hakkında şunları söyledi: “Evden çıkıyorum, ilk hangisi dikkatimi çekerse ona biniyorum. Ama son dönemde en çok üstü açık Rolls-Royce’u tercih ediyordum. Şimdi ise daha çok elektrikli Tesla’yı kullanıyorum. Lamborghini’ye ise inmek binmek biraz zor geliyor. Ferrari California’yı Türkiye’de ilk alan benim. Rolls-Royce’u ise İngiltere Kraliçesi’nin izniyle getirebildik.”

 

Lastik patlarsa jant üstünde giderim

Otomobilde hızı sevdiğini, bu yüzden hep spor otomobiller tercih ettiğini kaydeden Ali Ağaoğlu, bugüne kadar ulaştığı maksimum hızın ise 335 kilometre olduğunu söyledi. Ağaoğlu, “Yavaş otomobil kullanmaktan hiç zevk almam. Bugüne kadar hiç büyük bir kazam olmadı” dedi. Ağaoğlu, şöyle konuştu: “Ben her yere bu lüks araçlarla gidiyorum. Şantiyeleri bile Rolls-Royce ile dolaşıyorum. Kullanmayacaksam, hakkını vermeyeceksem niye bu kadar para verdim ki. Ben otomobillerin markasını, frenini, direksiyonu bilirim. Teknik çok anlamam. Mesela yolda lastik patladı mı değiştirmek için hiç uğraşmam. Araç beni götürene kadar gerekirse jantın üstünde giderim. Kaldığı yerde aracı bırakırım. Anlamadığımdan değil, uğraşmam. Bazıları araçlarını sevgilisi gibi sever ben ise en ücra yerde bırakırım gerekirse. Ben kullanmayı severim. Mesela çukurlarda herkes frene basar ben gaza basarım, düşünmeden geçerim. O parayı veriyorum o araçların hakkını vermem lazım. Yok çukurda yavaşla, yok tümseğe dikkat et. Hiç uğraşamam.”

 

Elektrikli otomobil üretimi için para yatırmaya hazırım

Türkiye’de ilk elektrikli otomobili alan Ali Ağaoğlu, “ Eğer yarın bir gün elektrikli otomobil üretimi konusunda benden destek istenirse işbirliğine hazırım. Benim bu konuda bilgi birikimim yok ama bu işe para yatırmaya hazırım. Yeter ki Türk malı bir elektrikli otomobil markamız olsun” diye konuştu.

 

İşte AGA garajı

Rolls Royce Phantom Cabrio: 3 milyon TL

Bentley Continental GTC: 792 bin TL

Bentley Continental GT: 772 bin TL

Bentley Continental: 594 bin TL

Ferrari California: 712 bin TL

Maserati Quattroporte GTS: 515 bin TL

Tesla Roadster: 475 bin TL

Lamborghini Gallardo Superleggera: 752 bin TL

Mercedes S500: 535 bin TL

2 Mercedes CL 600: 792 bin TL

2 Range Rover: 792 bin TL

Porsche Cayenne: 396 bin TL

TOPLAM: 10 milyon 127 bin TL