Gündem

Kılıçdaroğlu'ndan Bakan Nebati'nin Türk Lirası açıklamasına: Matematiği galiba iyi değil, o seviyenin de altına inecek!

23 Mart 2022 11:15

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin "TL en düşük durumda, daha ineceği yer yok" ifadesine tepki gösterdi. "Matematiği galiba iyi değil. ‘En düşük seviyede’ diyor TL. TL o seviyenin de altına inecek. Görmüyor mu bu kişi Allah aşkına?" diyen CHP lideri, "Bunlar gerçekten devleti yönetemiyorlar. Savrulmuş vaziyetteler. Sorunlar yumağı içinde ne yapacaklarını bilmiyorlar. Sorulunca da nasıl cevap vereceklerini bilmiyorlar. Böyle bir gariplik yaşıyoruz" dedi.

Öte yandan CHP lideri Kılıçdaroğlu, et fiyatlarına yapılan zam ile ilgili olarak da konuştu. Kılıçdaroğlu, Et ve Süt Kurumu Genel Müdürü Osman Uzun'un kırmızı ete yüzde 48 zam yapılmasıyla ilgili olarak , "uzun kuyruklar oluştuğu ve bu zammın kaçınılmaz hale geldiği" yönündeki açıklamasını, "Vahim bir açıklama. Sayın Genel Müdür, bunu nasıl söyledi, doğrusunu isterseniz ben de anlamış değilim" diyerek değerlendirdi. "Bir an önce seçim sandığını getirsinler" diyen CHP lideri, "Türkiye bunları aşmak zorundadır. Aksi halde gidiş, bugünleri aratacak bir gidiş olacak. Yani önümüzdeki süreçte çok daha büyük zamlar gelecek. Hep beraber bunu göreceğiz" diyerek uyardı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’da şehit aileleri ve gazilerle buluşmasının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Kılıçdaroğlu’nun verdiği yanıtlar şöyle:

“Vahim bir açıklama”

(Et ve Süt Kurumu Genel Müdürü’nün "Kuyruklar oluşuyordu, bu yüzden zam yaptık" açıklaması) Açıklama doğru bir açıklama değil, vahim bir açıklama. Sayın Genel Müdür, bunu nasıl söyledi, doğrusunu isterseniz ben de anlamış değilim. Ama mutfaklarda yangın olduğu belli, et fiyatlarına zam geleceği belli, defalarca söylendi, defalarca yazıldı, tarım uzmanları bunu defalarca söylediler. Her alanda pahalılık var, her alanda zam var. Gıda fiyatlarından tutun, yem fiyatlarına kadar her şeyde zam var. İktidarın yapacağı fazla bir şey yok. Aksi halde Et ve Süt Kurumu batacak. Batıran kim? İktidarın kendisi. Zammı yapan kim? İktidarın kendisi. Fatura kime çıkıyor? Vatandaşa çıkıyor.

“Bir an önce seçim sandığını getirsinler”

Vatandaşa asgari ücreti kısmen artırdılar. Üç ay sürdü. Üç ay sonra o asgari ücret pul oldu. Bu çerçevede bakıldığı zaman; politik bir görüş olarak da değil, samimi düşüncemi söyleyeyim. Artık bunlar; ülkeyi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yönetemiyorlar. Yönetme güçleri, kapasiteleri, bilgileri yok. Dolayısıyla savrulup giden bir Türkiye var. Eğer bu ülkeye bir fayda getirmek istiyorlarsa, ‘bu ülkenin faydası için bir çabamız olsun’ diyorlarsa, bir an önce seçim sandığını getirsinler. Türkiye bunları aşmak zorundadır.

“Çok daha büyük zamlar gelecek”

Aksi halde gidiş, bugünleri aratacak bir gidiş olacak. Yani önümüzdeki süreçte çok daha büyük zamlar gelecek. Hep beraber bunu göreceğiz. Bunu aylardır söylüyorum, ‘Yapmayın, etmeyin. Ekonomi böyle yönetilmez’ diye. Bir avuç kişiye çalışıyorlar, Londra’daki tefeciler ve Kur Korumalı Mevduat’a dünyanın parasını veriyorlar. Vergiden muaf tutuyorlar. Öbür taraftan vatandaş gidip et kuyruğunda bekliyor.

“Açlık sınırı ücreti desinler”

(Asgari ücretin altıncı aydan sonra yeniden güncellenmesi tartışması) Orada da çok karışık şeyler söyleniyor. Güncellenmesi lazım asgari ücretin. Asgari ücret, asgari ücret olmaktan çıktı zaten. Hangi asgari ücret? Açlık sınırının altında asgari ücret mi olur? ‘Açlık sınırı ücreti’, desinler. Onun bile altına düştü. Asgari ücretin hemen güncellenmesi lazım. Formalite budur zaten.

“Matematiği galiba iyi değil”

(Hazine ve Maliye Bakanı’nın "TL en düşük durumda, daha ineceği yer yok" açıklaması) Matematiği galiba iyi değil. ‘En düşük seviyede’ diyor TL. TL o seviyenin de altına inecek. Görmüyor mu bu kişi Allah aşkına? Ekonomiden, hayattan, gerçeklerden bu kadar kopuk bir kişiyi düşünemiyorum. Bunlar söylendiği zaman gülüp geçiyorum. Bunlar gerçekten devleti yönetemiyorlar. Savrulmuş vaziyetteler. Sorunlar yumağı içinde ne yapacaklarını bilmiyorlar. Sorulunca da nasıl cevap vereceklerini bilmiyorlar. Böyle bir gariplik yaşıyoruz."