Yaşam

Kadrolu Kediler

Kimi kedi kadrolu oldu, mekânların vazgeçilmez unsuru haline geldi.

12 Nisan 2009 03:00

Kimi kedi kadrolu oldu, mekânların vazgeçilmez unsuru haline geldi. Milliyet Pazar ekinde Pelin Çini bu kedilere özel bir yer ayırmış. İşte kadrolu kedilerin hikâyesi...

ABD Başkanı Barack Obama’nın Türkiye ziyaretinden akılda kalan karelerden biri de Başbakan Tayyip Erdoğan ile birlikte Ayasofya Müzesi’nin kadrolu kedisi Gli’yi sevmeleriydi. Erdoğan bir süre önce “köpekleriyle yatanlar” açıklamasıyla birçok hayvanseverin tepkisini üzerine çekmiş olsa da bu hareketiyle belki de en azından “kedici”lerle arasını düzeltmiş oldu. Biz de Obama ziyaretinin ünlü yaptığı Gli’den yola çıkarak çeşitli mekan ve kurumların “kadrolu kedilerini” bulduk.

Ayşe beyazpeynir ve kavuna bayılıyor ama rakıyla arası yok

Asmalımescit’in ünlü meyhanelerinden Yakup’un 10 yaşındaki kadrolu kedisinin ismi Ayşe. Rakıyla arası olmasa da kavun-beyazpeynir ikilisine hayır demeyen Ayşe’nin en sevdiği mesai arkadaşıysa Yakup’un 24 yıllık aşçısı Cemal usta. Meyhanenin sahibi Yakup Arslan da kadrolu elemanı Ayşe’den çok memnun. “Ayşe yemeklerini mutlaka taze çıkmış yer, başında soğumasını bekler. Durmuş yemekten hiç hoşlanmaz. Aç kalsa da yemez. Karides, kalamar, hamsiye bayılır ve asla dışarıda yemez” diyor.

Portakal, kitabevindeki mesaisini uyuyarak geçiriyor

Feneryolu’ndaki Sarman Kitabevi’nin kedisi Portakal iki yaşında. Dükkanın içinde yaşıyor ama etrafı dağıtmaması için geceleri yan dükkanda uyuyor. Sabah kitabevinin açılmasıyla birlikte soluğu orada alan Portakal’ın en sevdiği şey uyku. Bu yüzden mesaisinin çoğunu kendine tahsis edilmiş koltukta şekerleme yaparak geçiriyor.

Biber Assos’ta doğum izninde

Tünel’deki K.V’nin kadrolu kedileri Aykut, Muro, İskender, Biber ve Çocuk. Aykut personelden birinin çocuğunun isminden ötürü bu adı almış. Muro’nun ismiyse baskın tavrından dolayı “Muro” filminden yola çıkarak konmuş. Biber hanım yeni doğum yapmış ve şu an K.V’nin sahibi Hacer Gündoğdu ile birlikte Assos’ta doğum iznini kullanıyor.

Sosyal demokrat Şero

Cumhuriyet Halk Partisi’nin Ankara’daki genel merkez binasında yaşayan kedisi Şerafettin yani Şero yaklaşık dört yaşında. Bina inşa edilirken annesi ve kardeşleriyle oraya yerleşen Şero’nun isim babaları ona bakan inşaat işçileri. Merkez tamamlandığında annesi ve kardeşleri ortadan kaybolmuş. O ise büyüdüğü yeri terk etmek istememiş. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da bu inatçı kedinin parti binasında yaşamasına karar vermiş. Tanıyanlar Şero’nun insan gibi bir kedi olduğunu söylüyor. Binaya gelen konukları kapıda ağırlarmış ve mutlaka arkalarından bahçeye kadar geçirirmiş.

CHP’nin Ankara’daki genel merkez binasında yaşayan Şero misafirleri bina girişinde karşılamayı alışkanlık haline getirmiş.

Kaktüs’ün Suphi’si iki-üç gün izin kullanıp komşuda yatar

Kaktüs’ün kedileriyle ünlü Cihangir’deki şubesinde iki kadrolu elemanı var: Suphi ve Cüce. Kaktüs çalışanları “Bu iki kedi tam kadrolu yani geceleri de kafede uyuyorlar. Yoksa biz mahalledeki hemen hemen her kediye bakıyoruz. Arka bahçede en az 15 kedimiz var. Bilal, Hamiyet, Suzan ve Bekir bunlardan bazıları” diyorlar. Kediler kuru mamayla besleniyor ve aylık veteriner kontrolleri kesinlikle ihmal edilmiyor. Cüce, yaşıtlarına oranla ufak kaldığı için bu ismi almış. Suphi ise onu bulan kişinin ismini taşıyor. Suphi’nin ilginç huylarından biri de komşulara yatıya gitmeyi çok sevmesi. Kaktüs’tekiler “Artık Suphi kaybolduğunda meraklanmıyoruz. Tüm mahalle onu tanıyor. Canı çekince bir-iki gün izin kullanıp geri döner” diyorlar.

Aşşk Cafe’nin Tarçın’ı Galatasaray Adası’na tatile gitti

Kuruçeşme’deki Aşşk Cafe’nin şu an iki kedisi var. Biri dokuz yıldır mekanın maskotu haline gelmiş Tarçın diğeri ise birkaç ay önce ortaya çıkan Efsun. Başlarına gelen en komik olayı sorduğumuzda çalışanlar bize Tarçın’ın “yıllık izninden” bahsediyorlar: “Bir gün Tarçın ortalıktan kayboldu, aradık taradık bulamadık. Bir-iki hafta sonra misafirlerimizden biri Galatasaray Adası’nda onu gördüğünü söyledi. Atladık gittik ve Tarçın’ı bulduk. Herhalde kafasını dağıtmak için Kuruçeşme’den kalkan teknelerden birine atlayıp tatile çıktı.”

Cazcı Toraman sahneden inmiyor

Beyoğlu’ndaki Jazz Cafe İstanbul’un kedisi Toraman 10 yaşında bir tekir. Kafenin demirbaşı Toraman iri yarı yapısıyla isminin hakkını veriyor. Rafine bir müzik zevkine sahip olan bu tombul kedi müzisyenlere eşlik etmeye bayılıyor. Özellikle smooth caz çalıyorsa onu sahneden indirmek neredeyse imkansız. Toraman’ın müzik kulağı kadar hassas bir damak zevki var. Sadece Pınar Süt içiyor, kuru mamayla besleniyor ve nadiren salam yiyor.

Barcı Kömür kasapla kanka oldu

Asmalımescit’te bulunan Montreal Bar’ın kadrolu kara kedisinin ismi Kömür. 3,5 yaşındaki Kömür 1,5 yıldır Montreal’de yaşıyor. Mekanın yanındaki otoparkta doğup büyümüş ve sonra buranın kadrolu kedisi haline gelmiş. Kömür’ün talibi çokmuş hatta yabancı bir turist onu Amerika’ya transfer etmeye bile niyetlenmiş. Kömür genelde kuru mamayla besleniyor. Mahalledeki kasap ile yakın arkadaşlığı nedeniyle de haftada bir-iki gece dışarıda yemek yiyor.

Cimcime’nin işi bilgisayarın üstünde şekerleme yapmak

Beyoğlu’ndaki Simurg Kitabevi’nin kadrosundaki kediler şu an Cimcime, Teyzo ve Pincik. Dükkan kadrosundan ayrılan
Fıstık ve Annesi isimli kedilerse uzun bir araştırma sonucunda bulunan güvenli bir evde “ev kedisi” olarak hayatlarını sürdürüyorlar. Cimcime yedi sene önce geçirdiği
bir kazada tek patisini kaybetmiş olmasına rağmen hâlâ çok korkusuz ve meraklı. Hemen yanınıza gelip mırıldanarak sizi kokluyor.
Teyzoş ve Pincik ise daha çekingenler. Cimcime mahallede attığı günlük tura çıktığında onlar kapıdan bakmakla yetiniyor.

Dövme gerginliğini mırıltılarıyla alıyorlar

Danny Garcia ve Ebru Gökçe’ye ait olan Kadıköy’deki Inkstanbul Artcore dövme stüdyosunda yedi kedi yaşıyor. En büyüğü beş yaşında en küçüğü ise sekiz aylık olan kedilerin isimleri Pasha, Kıtır, Mülayim, Maya, Küçük, Çiti ve Charlie. Maya kediler arasında en cilveli olanı. Dövme sırasını bekleyen ya da desen seçen müşterilerin kucaklarında oturmaya bayılıyor. Bu aynı zamanda canının yanmasından endişelenenleri de oldukça rahatlatan bir durum. Dövmenin yapıldığı odaya kedilerin girmeleri yasak. Zaten onlar da stüdyonun ön tarafında dolaşıp oyun oynamayı tercih ediyor. Geceleriyse bu kalabalık aile sokaktan geçenleri seyretmek için tam kadro vitrin önünde nöbet tutuyor.

Shakira üçüncü nesil

Kadıköy’deki Artemis Hediyelik Dükkanı’nın sekiz yaşındaki kedileri Shakira ve Şelale’nin anne ve anneanneleri de bu dükkanda kadroluymuş. Dükkan sahipleri Shakira ve Şelale’yi kısırlaştırdıkları için biraz pişman. “Neslin devam etmesini isterdik” diyorlar.
Shakira ismini girişkenliğinden ve güzelliğinden almış. Yemeğini yedikten sonra mutlaka dışarı
çıkıyor ve mahalledeki arkadaşlarıyla vakit geçiriyor. Şelale ise tam bir ev kızı. Patisini dışarı attığı görülmemiş. O daha çok müşterilerin karşısına geçip uzun uzun miyavlamasıyla tanınıyor.

ETİKETLER

haber