Gündem

Kaçma şüphesi; "iktidarın muhalefet üzerindeki yeni baskı aracı!"

26 Şubat 2025 08:52

Güncelleme: 26 Şubat 2025 09:01

Son dönemde Türkiye'de, özellikle belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, gazeteciler, sendikacılar ve yazarlar üzerinde "kaçma şüphesi" ve "delil karartma" gerekçeleriyle tutuklama kararlarının artış göstermesi, hukuk çevrelerinde endişeyle karşılandı. Hukukçular, bu durumun iktidarın muhalefeti susturma çabası olarak değerlendirirken, adeta bir ön ceza mekanizması olarak da kullanıldığını söyledi. Örneğin, gazeteci Suat Toktaş, kendi isteğiyle ifadeye gitmesine rağmen 27 gündür cezaevinde tutuluyor.

Cumhuriyet'in haberine göre, eski İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocasakal, soruşturma yetkisinin savcılara verilmiş olmasının onlara sınırsız bir yetki sağlamadığını belirterek, hukuka uygun davranılması gerektiğini vurguladı. Kocasakal, "kaçma şüphesi" için somut deliller gerektiğini, ancak bu şartların yerine getirilmesi halinde bile tutuklamanın ölçülü olması gerektiğini ifade etti.

Bir diğer eski İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu ise, Türkiye'de yargının bağımsızlığını tamamen yitirdiğini ve bu durumun özellikle siyasi içerikli davalarda daha belirgin hale geldiğini belirtti. Durakoğlu, otoriter yönetimlerin zamanla totaliterizme doğru evrildiğini ve Türkiye'nin de bu yönde ilerlediğini, yargının bu süreçte önemli bir araç haline geldiğini dile getirdi.