Kültür-Sanat

İntiharın arkasında FBI mı vardı?

Serseri Aşıkları filminde kısa saçlarıyla unutulmaz aktristler arasına giren Jean Seberg'in intiharının ardındaki sır ne?

25 Ağustos 2009 03:00

Jean Seberg, Fransız Yeni Dalga’nın femme fatale’ı... Amerikan vatandaşı olmasına rağmen şöhreti Fransız sinemasıyla birlikte yakaladı

Yeni Dalga’nın usta yönetmenleriyle çalışan Seberg’in ölümü beraberinde birçok tartışmayı da getirmişti. Oyuncunun Romain Gary’den olan oğlu Diego Gary, 30 yıl önce kaybettiği annesinin ölümünde FBI’ın baskısının da önemli rolü olduğunu söyledi. Verdiği röportajda “Annem kendini baskı altında hissediyordu, korku içindeydi. Tehditler alıyordu ve iki koruması vardı” diyerek annesinin ölmeden önce yaşadığı zorlu süreci anlattı.

Yeni Dalga’nın kült filmlerinden olan 1959 tarihli Breathless, Türkçe adıyla Serseri Aşıklar’da kısa saçlarıyla dikkat çeken Jean Seberg, etkileyici bir figürdü sinema için. Jean Paul Belmondo ile birlikte oynadığı bu film, ününün dünyaya yayılmasında önemli rol oynadı. Yaşadığı aşklarla da gündeme gelen Seberg, çok fazla filmde oynamamasına rağmen sinema tarihinde özel bir yer edindi.

Seberg’i bunalıma, ardından da ölüme götüren olay Kara Panterler adıyla bilinen siyahi örgütlenmeye destek vermesi oldu. Haksızlığa ve  ayrımcılığa uğrayan siyahileri koruyup kollayan Marksist tabanlı bu örgüt, FBI tarafından takip ediliyordu. Seberg, Kara Panterler’le ilişkisi olduğu için FBI’ın “kara listesine” girdi. Kocası Romain Gray’den ayrılıp Meksikalı Carlos Fuentes’ten hamile kalan Seberg’in sonunu ise, doğmamış çocuğunun siyah olacağıyla ilgili çıkan FBI kaynaklı söylentiler hazırladı. Dedikodulara üzülen  Seberg erken doğum yaptı ve bu yetmezmiş gibi çocuğunun siyah olmadığını kanıtlamak için ölü bebeğini insanlara göstermek zorunda kaldı.

1978 yılında Anna Karenina’yı kendine örnek alıp tren yerine Paris’te metronun altına atlayarak ölmeye çalıştı. Bu,  intihar girişimlerinden yalnızca biri olacaktı. 1979 yılının Eylül ayında ölümünden 11 gün sonra cesedi arabasında çürümüş bir halde bulundu. Yanında uyku hapları ile oğluna bıraktığı; acıya daha fazla dayanamayacağını söylediği intihar notu vardı. Ölümünden bir yıl sonra eski kocası Romain Gary de intihar etti.

Şimdi 47 yaşında olan ve bir kız babası olmaya hazırlanan Diego Gary, 30 yıl sonra annesinin daha önce de FBI’ın baskısı yüzünden birkaç kez intihara kalkıştığını söylüyor. Seberg’in ölümünün ardından 30 yıl geçti ama güzel olduğu kadar, muhalif de olan Seberg’in hatırası hâlâ canlı; ölümünün ardındaki gizem ise tarihin kara sularına çoktan gömülmüş gibi gözüküyor.


ETİKETLER

haber