Gündem

İmamoğlu’nun “terör” suçundan “tutuklanmama” gerekçesi: Kuvvetli şüphe var ama zaten diğer dosyadan tutuklu

İmamoğlu'nun mahkemedeki ifadesinden: Tam bir kumpas ve pusu düzeni, ben dün ne istedilerse vermedik, dün dünde kaldı diyenlerden değilim

23 Mart 2025 13:23

Güncelleme: 23 Mart 2025 14:21

T24 ANKARA

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında “silahlı terör örgütüne yardım etme” suçundan tutuklama tedbirine gerek bulunmadığına dair karar ortaya çıktı. Kararda, İmamoğlu’nun yolsuzluk iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmasına karar verildiğinden, kuvvetli suç şüphesi bulunsa da bu aşamada tutuklama tedbirinin gerek bulunmadığı belirtildi. İmamoğlu, mahkemedeki ifadesinde, "Tam bir kumpas ve pusu düzenini kuran 2 savcının suç isnadı görmekteyim. Vatana ihanet etmektedirler, dolayısıyla suç isnadının bende zerre kadar kıymeti yoktur, yazdıkları her sayfa çöp niteliğindedir. Ben dün ne istedilerse vermedik diyenlerden ve dün dünde kaldı cancağızım diyenlerden değilim. Atatürk'ün kurduğu bu· Cumhuriyetin 2. Yüzyılında gençleri ile tarih yazacağı bir döneme imza atmaya kararlı bir siyasetçiyim, bu hedefimi bu milletin 86 milyon insanımızın evlatları ile birlikte başaracağımızı milletimiz görecek ve yaşayacaktır" dedi.

İmamoğlu hakkında, “terör” suçundan tutuklanması istemiyle sevkedildiği mahkemeden, tutuklama tedbirine gerek bulunmadığı kararı çıktı. İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği’nce verilen kararda, şu ifadeler yer aldı:

“Şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun her ne kadar silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan tutuklanma istemiyle hakimliğimize sevk edilmiş ve dosyada bulunan MASAK raporları, tanık beyanları, HTS raporları, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamı uyarınca kuvvetli suç şüphesi bulunsa da, hakimliğimizin 23.03.2025 tarihli 2025/347 sorgu sayılı kararı uyarınca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2024/228233 sayılı soruşturma kapsamında hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek, rüşvet almak, kamu kurum ve kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından tutuklanmasına karar verildiğinden bu aşamada tutuklama tedbirinin gerek bulunmadığı anlaşılmakla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının tutuklama yönündeki talebinin reddine,”

İmamoğlu'nun ifadesi

İmamoğlu, mahkemedeki ifadesinde, emniyet ve savcılıkta verdiği ifadelerini tekrar ettiğini belirtirken, şunları söyledi:

"Tam bir kumpas ve pusu düzeni"

“Elime geçen sevk yazısında benden ifade alan savcının isminin olmadığı, iki farklı savcının isminin olduğunu gördüm. Sayfalarca  PKK terör örgütü, hiç ilgilenmediğim KCK, HDK vesaire kısaltmalarla geçen farklı dergilerde farklı terör örgütlerinin söylemlerinin dizildiği, tam bir kumpas ve pusu düzenini kuran 2 savcının suç isnadı görmekteyim.

"Hepsi benim için çöp niteliğindedir"

Tam bir kumpas ve pusu düzenini kuran 2 savcının suç isnadı görmekteyim. Vatana ihanet etmektedirler, dolayısıyla suç isnadının bende zerre kadar kıymeti yoktur, Hepsi benim için çöp niteliğindedir. Bütün bunları benim için yazan ve terör örgütü üyeliğini ortaya koyan kişiler meslek şereflerini, meslek namussuzluklarını kaybetmiş kişilerdir. Bu tür kişiler sadece bunları yazma marifetine sahip değil muhtemeldir ki ülkemizin başına bela olmuş veya olacak terör örgütü deneyimlerine de sahip olduklarını düşünüyorum, çünkü bu tür pusu ve kumpas işi terör örgütü üyesi olmakla başarılabilir diye düşünüyorum, yaptıkları bu iş ve işlemler ülkemizin adalet sistemine atılmış bir bombadır, tahribatı büyük olacaktır, yüce Türk yargısına ve onbinlerce namuslu yargıç, savcılara sesleniyorum ki, bu tür meslek namusunu, meslek ahlakını yitirmiş insanlara meydan vermeyin, şeref yoksunu bu insanlar Ramazan ayında kul hakkının ötesine geçip milletimize ve vatana ihanet etmektedirler, dolayısıyla suç isnadının bende zerre kadar kıymeti yoktur, yazdıkları her sayfa çöp niteliğindedir.

“Ben dün ne istediler de vermedik diyenlerden değilim”

Benim vatan ve millet sevgimi, bayrak sevgimi ve bu ülkede yaşayan 86 milyon insanı barış ve huzur içerisinde yaşayacakları bir ülke sevdamı bu tür çöp niteliğindeki insanlar beni ne sorgulayabilir ne ifademi alabilir, ne de benimle ilgili fikir beyan edebilir, benim milletime, vatanıma, bayrağıma olan sevgimi, bağlılığımı ölçecek, aşağılayacak ya da terörle iltisaklı olacak diyecek kişi anasının karnından doğmadı, ben dün ne istedilerse vermedik diyenlerden ve dün dünde kaldı cancağızım diyenlerden değilim, dün de ne istediler de vermedik dediklerinde ülkenin zararlarını gördüğüm yerdeydim, bugün de ülkemize zarar verenleri çok iyi bir noktadan gören yerdeyim.

"Milletimiz görecek ve yaşayacaktır"

Beni doğuran anne ve baba vatana ve millete faydalı olma noktasında yetiştirmiş, ben Cumhuriyet değerlerine bağlı, Atatürk'ün kurduğu bu· Cumhuriyetin 2. Yüzyılında gençleri ile tarih yazacağı bir döneme imza atmaya kararlı bir siyasetçiyim, bu hedefimi bu milletin 86 milyon insanımızın evlatları ile birlikte başaracağımızı milletimiz görecek ve yaşayacaktır, bu terör örgütü kimliği ile hareket eden bu iddianameleri yazan, uyduran, kumpasla beni alt etmeye çalışan yargıyı perişan eden ve siyasetin aparatı haline getirme gayreti içinde olan kişi ve şürekası ile milletimiz ve devletimiz adına bayrağımız ilelebet dalgalansın diye sonsuz mücadele edeceğimi dünden daha güçlü olduğumu ve 86 milyon insanın varlığını arkamda hissettiğimi ve 86 milyon insanı birbirinden ayırt etmeden, kimliğine inancına  bakmadan bu ülkenin asli bir vatandaşı olduklarını hissedecekleri bir geleceği hep birlikte başaracağız. Allah yolumuzu açık etsin. Bu mahkemeye gelen bütün karalayıcı, kumpas içerikli iddiaları reddediyorum, tabiki serbest bırakılmamı talep ediyorum.''

Polat, Çalışkan ve Şahan tutuklandı

Mahkeme, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, Reform Enstitüsü Direktörü Mehmet Ali Çalışkan ve Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın ise PKK/KCK terör örgütüne yardım etme suçunu işledikleri iddiasıyla tutuklanmalarına karar verdi. 

Polat: Kalp sorunum var, doktor takibindeyim

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, mahkemede verdiği ifadesinde, Azat Barış ile 4-5 sene kadar önce karşılaştığını, ancak kendisi ile samimiyet ve bağlantısı olmadığını söyledi. Din tarihi çalıştığını, Barış'ın da Ezidiler üzerine uzman olduğunu söylediğini anlatan Polat, "Bu maksatla görüşmüş olabilirim" dedi. 3 yılda 3 anjiyo olduğunu, 6 stenti bulunduğunu, 2 damarının tıkalı olduğunu belirten Polat, "Bu nedenle doktor takibindeyim" dedi. 21 yıldır Osmanlı ve Türk eserlerini korumak ve yaşatmak için çalıştığını belirten Polat, "İstanbul'da yaklaşık 127 tane eser, türbe restorasyonu ve tanıtılmasını yaptım, kamuoyunda bu özelliğim ile bilinirim, benim terör ya da terör örgütleriyle herhangi bir bağlantım yoktur, bu kimlik ve kariyer üzerine böyle bir suçlamayla muhatap olma rencide edicidir, suçlamaları destekleyecek herhangi bir siyasi çevrem, dünyam ve gücüm de yoktur, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, serbest bırakılmayı talep ederim" dedi.

Çalışkan: "Ben profesyonel bir araştırmacıyım"

Reform Enstitüsü Direktörü Mehmet Ali Çalışkan da, ifadesinde araştırmacı olduğunu söyledi. Azat Barış ile birebir görüşmediğini, davet edildiği bir etkinlikte karşılaştığını belirten Çalışkan, yatırım yapmak amacıyla LOWED IA SL isimli şirkete  385.000 Sterlin gönderdiğini, bunun hesabındaki birikim, ayrıca ailesinden aldığı destekler olduğunu söyledi. Çalışkan, "Benim herhangi bir terör ya da terör örgütü ile irtibatım ilgi alakam yoktur, ben profesyonel bir araştırmacıyım, müşterim ile yapmış olduğum sözleşme sınırlarında uzmanlığımdan faydalanılarak çalışırım, başka herhangi bir siyasi çalışmam yoktur" dedi.

Şahan: "Benden teröre destek çıkmaz"

Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ise, ifadesinde şunları söyledi:

"Benden teröre destek çıkmaz, ben Belediye Başkanı olarak sorumluluklarım çerçevesinde görevimi ifa ettim, ediyorum ve devam etmek istiyorum, bizim partimizin gündeminde Kent Uzlaşısı yoktur, bizim partinin gündeminde İstanbul ve Türkiye ittifakı vardır, dolayısıyla bu Kent Uzlaşısı hakkında herhangi bir bilgiye sahip değilim. Azat Barış'ı tanıyorum, 2019 yılında Azat Barış DEM'in Genel Başkan Yardımcısı olduğu zamanlarda İBB ile yapmış olduğu kurumsal görüşmeler sırasında bu şahısla tanıştım, tanıştığımda öğrenmiş olduğum Azat Barış'm eşinin teyzesi benim teyzem gibi bildiğim öğretmenim olduğunu öğrendim, sonrasında diyaloğum başladı, kendisi sosyolog ve araştırmacıdır, bu nedenle kendisi ile görüşmüşümdür."

 

 

, . ·