Politika

İhraç talebiyle disipline sevk edilen MHP'li Usta, o sözleri yalanladı

"Kendimi savunacağım tek yer Milliyetçi Hareket Partisi Merkezi Disiplin Kurulu Başkanlığı'dır"

07 Ocak 2019 20:43

Cumhur İttifakı için "İttifak olmazsa olmaz değil" dediği iddiasının ardından MHP'den kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilen eski grup başkanvekili Erhan Usta, gündeme gelen iddialara ilişkin bir açıklama yaptı. "Hiçbir şekilde 7 ilçe istedik 2 ilçe verdiler gibi bir cümlem olmadığı gibi, aksine sağlıklı bir ittifak kurulması için her iki parti açısından da güçlü oldukları ilçelerdeki partinin desteklenmesi gerektiğini, bunun ittifakın toplam oyuna da pozitif yönde yansıyacağını belirttim" diyen Erhan Usta söz konusu mülakata ilişkin ses kayıtlarını da paylaştı. Usta "Kendimi savunacağım tek yer Milliyetçi Hareket Partisi Merkezi Disiplin Kurulu Başkanlığı'dır" ifadesini kullandı.

Erhan Usta'nın paylaştığı ses kayıtları ve basın açıklaması şöyle:

"Son günlerde yaşanan gelişmeler neticesinde gerek yazılı gerekse görsel basında çıkan haberler, yapılan doğru-yanlış yorumlar üzerine tarafımca bir açıklama yapmak elzem olmuştur.

Samsun’u, ”Cumhur İttifakında Çatlak” başlığıyla ülke gündemine taşıyan olaylar şu şekilde gelişmiştir:

Milliyetçi HaHareket Partisi Samsun İl Başkanı Taner Tekin 23 Aralık 2018 tarihinde; gazetecilerin Samsun’da ittifak olup olmayacağını sorması üzerine “Samsun'da ittifak yapılıp yapılmayacağı henüz netlik kazanmadı. Liderimiz Devlet Bahçeli'nin vereceği kararı emir telakki edeceğiz. Her hâlükârda halkımızın bize olan teveccühünü boşa çıkartmayacağız. Biz Samsun il ve ilçelerin tamamına talibiz. Zaten geçmişte bir kaç belediye dışındaki belediyeleri yönettik. Bundan sonraki süreçte, Genel Başkanımızın gösterdiği hedef doğrultusunda elimizden geleni yapacağız" diyerek cevap vermiştir.
Ardından 29 Aralık 2018 tarihinde Ak Parti il başkanının katıldığı bir televizyon programında basın mensubunun, “Samsun’da iddialı oldukları 10 ilçeden bahsediyorlar, bununla ilgili bir rapor vermişler. Konu hakkında ne düşünüyorsunuz?” sorusuna, “10 ilçede iddialı olmalarına ancak gülebilirim” diye alaycı ve partimizi aşağılayıcı bir cevap vermiştir. Ayrıca yine tarafına yöneltilen, Samsun’da Milliyetçi Hareket Partisi’ne ittifak çerçevesinde 3 ilçe bırakılacağı iddiası üzerine, Ak Parti il başkanı, öyle bir şey söz konusu olmadığını, Ak Parti’nin 17 ilçenin tamamında iddialı olduğunu ve Samsun’da ittifaka ihtiyacının olmadığını vurgulamıştır.
Yaşanan gelişmeler sonucunda 31 Aralık 2018 tarihinde Hedef Halk Gazetesi’nden Recep Mol beni telefon ile arayarak, Samsun’da ittifak görüşmelerinin seyri ile alakalı sorular sormuş ve tarafımdan beyanat almıştır.

Verdiğim beyanatlarda hiçbir şekilde 7 ilçe istedik 2 ilçe verdiler gibi bir cümlem olmadığı gibi, aksine sağlıklı bir ittifak kurulması için her iki parti açısından da güçlü oldukları ilçelerdeki partinin desteklenmesi gerektiğini, bunun ittifakın toplam oyuna da pozitif yönde yansıyacağını belirttim.

Ayrıca Ak Parti il başkanının 3 gün önce söylediği “Samsun’da ittifaka ihtiyacımız yok” sözü üzerine; ittifaka zarar vermemek adına, malum il başkanının adını da anmadan  “Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından ittifak olmaması yönünde bir tavır gelirse, biz ona da açık olduğumuzu ifade ediyoruz” dedim. Ayrıca genel başkanımızın “jest ile rest” arasında bir harf farkı var sözünü hatırlattım.

Konu hakkında verdiğim tek beyanat olan Hedef Halk Gazetesine verdiğim beyanatın ses kayıtlarına sosyal medya hesaplarımdan da ulaşılabilir. Ses kaydı dikkatle dinlendiğinde, bırakın Cumhur İttifakına zarar vermeyi, daha güçlü kılınması için yapılması gerekenleri söylediğim görülecektir.

Bu basın bildirisini yayınlamamın amacı, kendimi savunmak değildir. Burada amaç kamuoyunu doğru bilgilendirmek ve şahsımı yıpratmaya yönelik yapılan asılsız haberlerin önüne geçmektir. Kendimi savunacağım tek yer Milliyetçi Hareket Partisi Merkezi Disiplin Kurulu Başkanlığıdır. Tedbirli olarak ve parti üyeliğinden kesin çıkarma talebiyle merkezi disiplin kuruluna sevk edildiğim tarafıma tebligatla bildirildiğinde öncelikle tedbir kararının kaldırılması için itirazda bulunacağım. Ardından, nasıl ki bu güne kadar; ülkemi, milletimi ve partimi savunduysam, kesin çıkarma talebi üzerine kendimi de güçlü bir şekilde savunacağım. Ayrıca hakikati anlatmak için 4 Ocak 2019 Cuma günü Sayın Genel Başkandan randevu da talep ettim."