Gündem

Hüseyin Çelik: Başbakan'ın yumruk attığına ilişkin görüntü yok

Hüseyin Çelik: Soma'da vatandaşa tekme atan Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel, kendisine şiddet uygulandığı için 7 günlük rapor aldı

16 Mayıs 2014 15:25

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, Soma'da yaşanan facianın dördüncü gününde yaptığı açıklamada, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın bir vatandaşa yumruk attığı iddiasına ilişkin, "Bir iddiadan yola çıkarak, “Başbakan marketin içinde yumruk attı” diye servis edildi, sosyal medyada dolaştırıldı. Bu bir iddiadır. aner Kurucan veya başka biri iddiada bulunuyor. Bu olayla ilgili görüntü yok. Böyle bir görüntü yok" dedi.

İşte Hüseyin Çelik'in açıklamaları:

15 yaşında çocuk dendi, olmadığı anlaşıldı. Sigortasız insan var dendi, olmadığı anlaşıldı. Ben firmanın açıkladığı bilgileri paylaşacak değilim.

Firma ne kadar haklıdır ne kadar haksızdır inceleme sonucu ortaya çıkacak. Devlet buranın denetimini yapmakla mükelleftir. Onun ötesinde araştırmalar bittikten sonra kime ulaşırsa ulaşsın, kim kasıt içerisindeyse, yasaların hukuk devletinin gördüğü şekilde cezalandırılması elbette 284 şehidimizin ailelerimizin  de milletimizin de gönüllerinin soğumasına yol açacaktır.

Böyle bir milli faciaların üzerine insanların siyasi hesap yapmasıdır. Başkalarının acıları üzerinde ideolojik ve siyasi hesap yapanlar insan olamazlar. Yas evinde kimsenin horon tepmeye hakkı yoktur.

 

'Yaralayacak şeyler yaparsınız...'

 

Sitem edeceklerse kendi hükümetlerine sitem edecek. Başbakanlarına da sitem etme hakları vardır. Ama Türkiye’de protesto mangası olarak oluşturulan bazı kimseler, böyle bir milli acıdan kendileri açısından bir rant elde etmeye çalışıyorlarsa, onların yaralarını kanatmaktan öte bir iş yapmadıklarını bilmeleri gerekiyor. Orada yara sarmak üzere bulunanlar, yaralayacak şeyler yaparsanız, yapmaları gereken işlerden alı koyarsınız.

Efendim bunu sormayalım mı, sorgulamayalım mı? Olup bitene kadar. Böyle bir şey söz konusu değil. yangından sağ kurtarabildiğimiz insanları kurtaracağız, acımızı yaşayacağız. Bu yangın nereden çıktı bunları konuşacağız.

 

'Hâlâ o seviyede değiliz'

 

Başbakan Soma’ya gittiğinde iş riskine değinmiştir. Madencilik inşaat ve kimya sektörü riski en büyük olan sektörlerdir. En çok iş kazası olan mesleklerdir. Başbakan’ın söylediği şudur, eğer siz gemiciyseniz, sizin fırtınaya tutulmanız çok daha yüksektir. Siz askerseniz kurşuna hedef olma ihtimaliniz yüksektir. Kazalar minimize edilir. Ülkemizde demek ki hala o seviyede değiliz. Başbakanın iş riskine temas etmesinden dolayı, bunu abartıp başbakanın bu işi hafif gördüğü, insanların acılarını görmezlikten geldiği yönünden anlamak doğruyla yanlışla bağdaşamaz.

Eğer birileri insanların acıları üzerinden bir hesap yapıyorsa o da farklı bir mecraya çekiyorsa, tepinmeye çalışıyorsa, burada ahlak sükut etmiştir. Böyle bir hadisede elem içerisinde olmamak mümkün müdür?

 

'Sendikaları sorgulayın'

 

Bakın orada taşkınlık yapanlara bakın görün, hayatını kaybedenlerin yakınları değildir. Ekip ekip sağdan soldan toplanarak bunu yapıyorlar. Burada sendikaları sorgulayın. İş sağlığı konusudna medya kendisini sorgulayabilir mi? Kamu spotlarını bile yarasalar bile uyuduktan sorna yayınlayan bir çok TV kanalımızın olduğunu biliyor muyuz? Hayır ölümlü bir kaza meydana geldiği zaman, mal görmüş mağribi gibi buradan istismar malzemesi üretmekten üstümüze yoktur. 

STK’lar sandıklar oluşturdular yardım faaliyeti başladı. Biz acılardan dayanışma çıkartan kültürün evlatlarıyız. Anadolu’da normal yatağında eceliyle vefat eden insanlar bile vefat edince günlerce taziyesi sürer. Haftalarca bir ay boyunca yemek pişmez o insanların yakınları bir hafta sonra alıp tıraşa götürülür. Biz birbirimizin acısını paylaşarak bu acıyı hafifletmeye çalışan bir medeniyetin çocuklarıyız. Her hadisede bir kavga çıkartmak niçin arkadaşlar?

TOMA’lara yaptığınız yatırımı Soma’ya yapsaydınız. Burada kafiye yapma zamanı mıdır? Eğer kalabalık bir kitle kontrolden çıkmışsa, toplumsal olaylarda, Hamburg’da da Londra’da da benzeri yapıldı. Çok daha vahim olaylar meydana gelecekse, polis gerekli tedbirleri alır toplumsal olaylara müdahale edilir.

 

'Bu meseleyi Vandalizme...'

 

Soma’ya gitmiş başbakana ve ekibine saldırmak, araçları, milletvekili araçları pert edildi. Bundan haberiniz var mı sizin? Acılı olan, babasını kaybeden insanlar böyle bir vandallık içine girmez. Bu meseleyi Vandalizme getirmek hangi hukuk sisteminde var. Oraya gidenlere saldıracaksınız sonra “Başbakan şunu tokatladı” diyeceksiniz, senaryolar yazacaksınız. Yazıktır günahtır.

 

Yaşam odaları zorunluluk mu?

 

Değerli arkadaşlar işsağlığı ve güvenliği yasasının özellikle işverene getirdiği mükellefiyetler var. Detaylarıyla kanunlarda yönetmeliklerde yönergelerde vardır. Mevzuat açısından bir sıkıntımız yok. Defaatle sordum bunu. Bunun tartışması içine girecek değilim. Yapılan incelemelerde işveren açısından yapılması gerekip de yapılmayan bir şey varsa bu fatura ödetilir. Onun ötesi arkadaşar, iki iki buçuk saat basın toplantısı yapıldı. Bir soru 20 kere soruldu. Curcuna oluşturuldu. Onlar da aslında çok şey bilmiyorlar. Herkes trafo patlaması diyordu. Ortaya çıktı ki trafo patlamasından kaynaklanan bir yangın değildi. Esas yangın nerde oldu? İki galeriye ulaşılamadı. 18 kardeşimiz o galerilerde. Nihai rakamlar o zaman ortaya çıkacak. 

 

Erdoğan'ın tokat iddiası

 

Taner Kurucan veya başka biri iddiada bulunuyor. Bu olayla ilgili görüntü yok. Böyle bir görüntü yok. Şimdi siz onun beyanlarını söylüyorsunuz. Ama orada bulunan yüzlerce insanın iddialarına itibar etmiyorsunuz. Ona itibar ediyorsunuz. 

 

'O müşavir 7 günlük rapor aldı'

 

Yusuf Yerkel'in yaptığı bir açıklama var. Bir tek fotoğraf karesinden yola çıkarak bütün gerçeği tespit etmek mümkün değil. Hüküm tesis edilmez. İki tarafı birden dinleyeceksiniz. Yusuf yerkel o tekmelediği kişinin kendisine şiddet uyguladığını doktora gittiğini 7 gün rapor aldığını söyledi. Buna rağmen söylediği şey, sükunetimi muhafaza etmediğim için üzgünüm dedi. Ben de Hüseyin Çelik olarak diyorum ki keşke Yusuf Yerkel böyle bir şeyin içinde olmasaydı. Böyle durumlarda Polise diyelim gösterici saldırır polisi döver yaralar, polis buna karşılık verdiği zaman polisi defe koyarız. Yarın aynı şey sizin başınıza geldiği zaman kameraman arkadaşa tepki gösteriyorlar, kameraman kendini müdafaa ediyor. İşin şekli bu arkadaşlar. 

 

'Bütün madenlerin sahibi devlettir'

 

Türkiye'deki bütün madenlerin sahibi devlettir. Maden sahaları satılmaz işletme hakkı verilir. Bu kömür mermer başka maden olabilir. Onların işletme hakkı özel sektöre verilir. Bazıları çıkıp kapatalım üretmeyelim diyor. şimdi uçakların düşme ihtimali var araçların kaza yapma ihtimali var. Her meseleğin riski var. Nükleere karşıyız enerji üreteceğiz nükleer yapmayalım buna karşıyız. termik santrallere karşıyız heslere karşıyız, rüzgar güllerine karşıyız... Kuşlara mani oluyormuş. Sonuçta hayatın gerçeği bu arkadaşlar. Birbiriyle bağdaşmıyor. Yeraltı zenginliğimiz bu. Dolayısıyla devletin bunu tahsis etme sıkıntısı yok. Türkiye'de ciddi bir taşeron işçi gerçeği var. Taşeronluğu belli alanlarla sınırlayacağız. Sosyal haklarını güvence altına alacağız. Bir kanun çalışması bitirildi bakanlar kurulunda sunumu yapıldı rötuş yapılacak. TBMM tatile girmeden çıkar diye ümit ediyorum. 

19 yaşında girdi tecrübesi var mıydı deniliyor. Bu teknisyen. Eğitimini almış. Bunların hepsini sorgulayalım. Ama kimse bu acıları kendi habis emellerinin aracı haline getirmesin.

 

AKP tarafından reddediler Meclis önergesi

 

 

Tutanakları inceledim başbakanın söylediği doğrudur. CHP'nin TBMM gündeminin oluşturulması için bir grup önerisi sözkonusu. Dört siyasi parti grup başkanvekilleri danışma kurulunda bir anlaşmaya varırlarsa danışma kurulu önerisi gelir meclis çalışır. Ama anlaşma sağlanamazsa her grup kendi önerisini getirir. CHP öneriyi getirirken özellikle sözünü ettiğiniz araştırma önergesinin gündeme alınmasını teklif ediyor. Fakat önergenin sahibi arkadaş 1 mayıstan bahsediyor. Soma meselesinden bahsetmiyor. Ama araştırma önergesinin muhtevası bununla ilgili. Sayın başbakanını söylediği önerge sahibinin başka konulardan bahsetmesidir. Ama önergenin kendisi Soma ile ilgilidir. Bu hadiseden sonra devletin bütün kurumları seferber vaziyettedir. TBMM'deki araştırma komisyonlarının dışardan zannedildiği gibi yaptırım gücü yoktur. Dört dönemdir vekilim bir çok konuda önerge verilmiştir bir kısmı rapor halinde kalmıştır genel kurulun gündemine bile gelmemiştir. TBMM şu şu şu problemi tespit ettik denilir hükümete bildirir. İcra organı gerekeni yapar.

 

'Faciadan dolayı istifa etmesi gereken kimse var mı?'

 

Araştırma ve inceleme yapılacak, soruşturmalarda denetçilerin denetimi de var bunun içinde. İşçilerin dediği gibi komutan gelecen bir ay önceden herkes seferber olur, önceden haber verilir, bütün masalara peçeteler konur, normal zamanda yoktur onlar. Herkes birbirini kandırır rol yapar. Öyle miydi gerçekten? Önceden haber veriliyorsa eğer, bu tespit ediliyorsa, göstermelik denetim yapan, bunu yapan kim varsa bunların da sorumluları tespit edilirse gereken yapılmalıdır. Kim bunun sorumlusu? Adli ve idari soruşturmalar sonunda kimin sorumluluğu tespit edilirse istifa etmesi gerekenler istifa eder.

 

'İş güvenliği yasamız AB mevzuatına uygun'

 

Bizim işsağlığı ve güvenliği yasamız AB mevzuatına uygundur. Uygulamada bir problem var mı o tespit edilmeli. Yeryüzünde bu kazaları sıfırlamış bir ülke yoktur. Japonya en büyük teknolojiye sahip. Son nükleer sızıntıda neler yaşandığını gördük. Sizin arabanız en son model olabilir 25 yıllık sürücü olabilirsiniz ama kaza olmayacak anlamına gelmez.

Başbakan korumalarına çekilin önümden konuşayım ben diyor. Ama onun ötesinde tokatlama bir iddiadır. Başbakan markete sığındı denildi. Medya etiği diye bir olay var. Sayın Başbakan'ın 2009'da Başakşehir'de telefon görüşmesi yaparken şoförü tarafından çekilen ve ödül alan fotoğraf sosyal medyada Başbakan'ın sosyal medyadaki görüntüleri olarak yayınlandı. Buna ne diyorsunuz siz Allah aşkına. Önce ahlak. İş ahlakı. Medya ahlakı... Bu işten vazgeçelim. Bizim inancımız kültürümüz linç kültürüne müsade etmez. Vur ama dinle.. Kİmi itham edecekseniz önce onu bir dinleyin. Başbakan'ın 2009'daki görüntüsü Soma'daki görüntüsü diye servis edildi. Bir Alman firma Başbakan markete sığındı diye dünyaya yaydı. Doğru mu bu? Hayır yalandır. Yalan ayıptır günahtır.

 

Başbakanlık korumalarının vatandaşı tekme tokat dövmesi

 

Arkadaşlar biraz önce söyledim. Toplumsal olaylara müdahale etmezseniz daha vahim şeyler olabilir. Önleyici tedibir elbette korumaların görevidir. Ama güvenlik güçleri eğer haddi aşarsa, eğer orantısız güç kullanırsa, yasaların kendilerine vermediği bir yol ve yöntemle insanlara yaklaşırsa yargıya havale edilir.