Politika

Hilal Kaplan: Oyum Erdoğan'a, çünkü...

'Bu oy, halkın iradesi için pazarlıklara girişmeden dimdik durmuş bir lidere anasının ak sütü gibi helaldir'

08 Ağustos 2014 17:02

Yeni Şafak yazarı Hilal Kaplan, 10 Ağustos'ta gereçekleşecek olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Başbakan Tayyip Erdoğan'a oy vereceğini açıklayarak, "Askerî vesayeti, sonra Kemalist yargı vesayetini, ardından laikçi küçük-büyük burjuva vesayetini ve en sonunda da Gülenci vesayeti kırarak ülkeyi bugüne taşıdığı, halk iradesi üzerinde başka güç, sandıktan başka meşruiyet kaynağı tanımadığı için Erdoğan diyeceğim" ifadelerinin kullandı.

Kaplan'ın Yeni Şafak'ta "Oyum Erdoğan'a!" başlığıyla yayımlanan (8 Ağustos 2014) yazısı şöyle:

Pazar günü oyumu Erdoğan'a vereceğim.

Sadece onun başbakanlığı sürecinde yapılan 7.000 kilometre yol, 205.000 yeni derslik, modern devlet hastaneleri, adalet sarayları, barajlar, spor salonları, dev uluslararası organizasyonlar, kongre sarayları, alt sınıfa nefes aldıran 600.000 yeni konut, hastaneye gidemeyene evde tedavi seçeneği sağlanması veya evde yatalak hasta bakanlara aylık maaş bağlanması gibi sosyal yardım projeleri, yüksek hızlı tren, Marmaray veya üçüncü havaalanı gibi devasa ulaşım projeleri, modern yurtlar için değil.

Ya da IMF'ye olan 23,5 milyar dolar borcun kapatılıp ülke olarak borç verecek duruma gelinmesi, Merkez Bankası kasasındaki dolar hacminin 27,5 milyardan 136 milyar dolara çıkması, artık devlet bütçesinin açık değil fazla veriyor olması, kişi başına düşen millî gelirin üç katına çıkması, üniversite harçlarının kaldırılması, Avrupa'nın 6. ve dünyanın 17. en büyük ekonomisi haline gelinmesi, işsizliğin %10'un altına düşmesi, vb. buraya sığmayacak uzunluktaki icraatlardan dolayı da değil.

Ak Parti iktidarında Kürtlere, gayrimüslimlere, başörtülü kadınlar başta olmak üzere dindarlara, Romanlara ve kenara itilmiş pek çok toplumsal gruba yönelik önemli reformların yapılmış olmasından ötürü de değil.

Darbeye darbe, katile katil diyebilen dış politika anlayışı veya 1915 taziyesiyle, asırlık bir yaraya merhametle dokunmuş, barış elini uzatmış tek lider olmasından dolayı da değil.

Bunların hepsi o tek oyuma dahil elbette.

Ancak hepsinden önemlisi önce askerî vesayeti, sonra Kemalist yargı vesayetini, ardından laikçi küçük-büyük burjuva vesayetini ve en sonunda da Gülenci vesayeti kırarak ülkeyi bugüne taşıdığı, halk iradesi üzerinde başka güç, sandıktan başka meşruiyet kaynağı tanımadığı için...

Ve kendisine hırsızdan katile atılmadık iftira kalmamış olmasına,

Şantajın montajın en âlâsına maruz kalıp, eşine ve kızlarına en ağır hakaretlerle saldırılmış olmasına rağmen vakarını bozmadığı için,

'Helikoptere binip kaçmış-Tunus'tan geri dönmeyecekmiş-Malezya'ya sığınmış' dedikodularına karşı bildiği doğrudan geri atmadığı için,

Üstelik partisinin içinde ses verebilmiş iki elin parmak sayısını geçmeyecek kadar cesur insan varken bu mücadeleyi yürütmüş olduğu için oyumu Erdoğan'a vereceğim.

Anlayacağınız, oyumu emanet edebileceğim tek lider olduğu için de oyumu Erdoğan'a vereceğim.

Çünkü biliyorum ki bu oy, halkın iradesi için pazarlıklara girişmeden dimdik durmuş bir lidere anasının ak sütü gibi helaldir.

Çünkü ben Türkiye'nin Kemalist askerî-sivil bürokratik oligarşi, İstanbul sermayesi veya Pensilvanya tarafından değil, Ankara'daki yerli siyasî irade tarafından yönetilmesini istiyorum.

Vesselam!