Politika

“Gözaltına alınmak bizim için onur olur”

Kılıçdaroğlu: ""Bu süreç içinde dikta heveslileri bizi gözaltına almaya yönelik bir çaba harcarsa, bu çaba bizim için onur olur."

10 Ocak 2009 02:00

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, AKP Grup Başkanvekili Nihat Ergün'ün söylediği, "Ergenekon virüsünün size bulaşmış olmasından mı endişe ediyorsunuz" sözlerine Manisa’dan yanıt verdi: "Bu süreç içinde baskıcı rejim, dikta hevesleri bizi gözaltına almaya yönelik bir çaba harcarsa, bu çaba bizim için onur olur. Biz hiç birşeyden çekinmeyiz."

 

Kılıçdaroğlu, AKP'nin Türkiye'de korku imparatorluğu yaratmaya çalıştığını ileri sürerek, Ergenekon iddianamesinin tam bir dedikodu malzemesi olduğunu, kişilerin özel hayatlarının tümünün bu iddianamede yer aldığını söyleyip, "2 bin 500 sayfalık iddianame olmaz" diye konuştu. Ergenokon'un nereye uzanacağının artık önemini kaybettiğini, Ergenekon davasının cumhuriyetten intikam alma davasına dönüştüğünü ileri sürdü.

Bugün Ankara'dan karayoluyla saat 15.30'da Amasya'ya gelen CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, İl Başkanlığı'nı ziyaret etti. CHP İl Başkanı Mehmet Sayar ile görüşen Kılıçdaroğlu, partide basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. AKP Grup Başkanvekili Nihat Ergün'ün dün TBMM'de yaptığı basın toplantısında, "Sizi paniğe sevk eden şey nedir? Yoksa Ergenekon virüsünün size bulaşmış olmasından mı endişe ediyorsunuz?" sözlerine yanıt vererek, "Bu süreç içinde baskıcı rejim, dikta hevesleri bizi gözaltına almaya yönelik bir çaba harcarsa, bu çaba bizim için onur olur. Biz hiçbir şeyden çekinmeyiz" dedi.

Hukuk, hukuku zorlamamalı

Özel Harekat Dairesi Eski Başkan Vekili İbrahim Şahin'in evinde bulunan krokilerden ortaya çıkan patlayıcı madde ve silahlarla ilişkin soruya da yanıt veren Kılıçdaroğlu, "Bir yerde yasa dışı işlemler varsa bunlarla hukuk normları kullanılarak mücadele edilmesi, suçlu kişilerin yargı önüne çıkarılmasına saygı gösteririz. Ama hukuk hukuksuzluğa yol açmamalı. Masum insanlar bir şekliyle bazı suçlarla beraber gözaltına alınmamalı. Onlar yargılanmamalı, onların hakları hukukları korunmalı. Yani biz Avrupa'nın AB'nin öngördüğü hukuk normları neyse o normlar içinde kalarak mücadelimizi sürdürmeliyiz. Hukuk hukuku zorlamamalı. İnsan haklarına saygılı olmalı. Bir yerde yasa dışı silahlar varsa, faili meçhullar varsa bunlara en başta şiddetle karşı çıkan CHP'dir" dedi.

Zincirbozan'da kim yattı?

Türkiye'ye demokrasiyi, çok partili rejimi getiren, Cumhuriyeti kuran kadronun CHP olduğunu selirten Kılıçdaroğlu, "Geçmişte bu konuda en mağdur olan CHP'dir. Zincirbozan'a gidip yatan CHP Genel Başkanıdır. Zincirbozan'da kendisine bir belge imzalatılmak istendiğinde bunu rededen tek lider CHP Genel Başkanıdır" dedi.

Demokrasiyi çoğulculuk olarak gördüklerini, çoğunluğun azınlığı ezdiği bir rejim olarak algılamıklarını belirten Kılıçdaroğlu sözlerine şöyle devam etti:

CHP medya oluşturmaz


"Bağımsız yargı sadece CHP'nin, diğer siyasi partilerin değil, her kurumun, bireyin gerçek teminatır. O nedenle büyük önem veriyoruz. CHP hiçbir zaman yandaş medya oluşturma çabası içinde olmamıştır. Bu çabayı gösteren AKP'dir. Devletin bankalarını kullanarak kendi yandaş medyasını oluşturan parti demokrasiden bahsedemez. Bahsederse o demokrasi bizim açımızdan sağlıklı bir demokrasi anlayışı değildir."

AKP korku imparatorluğu yaratmaya çalışıyor

Bir gazetecinin telefon dinlemeleri konusunda ki sorusunu da yanıtlayan CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, AKP'nin Türkiye'de korku imparatorluğu yaratmaya çalıştığını ileri sürdü. Dinlemenin yargı kararı ile olması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "70 milyonu izleme diye bir hukuk normu olamaz. Türkiye'de herkes izleniyor. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı da, Başbakanı da, ana muhalefet lideri de, savcısı da, yargıcı da, basın mensubu da izleniyor. Hangi yüzyılda yaşıyoruz. Despot bir iktidarda mı yaşıyoruz, faşist bir yönetim mi Türkiye'de var yoksa. 70 milyonun izlendiği mahkeme kararı olamaz. Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu kendi üzerine düşeni yapmıştır. Türkiye'de hukukun egemen kılınmasını istemiştir. Umuyoruz hukukun açtığı yanlışlık yine hukuk normları içerisinde giderilir. Hiçbir kuruma 70 milyonu izleme yetkisi verilmemelidir. Böyle bir uygulama olmamalıdır. Bunun da sağlıklı bir açıklaması olamaz" dedi.

2500 sayfalık iddianame olmaz


Bu arada Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınanlarla ilgili de açıklama yapan Kılıçdaroğlu, "80 yaşındaki bir insanı gece yarısı alıp sorgusuz sualsiz içeri tıkarsanız bunlar doğru değildir. Bir gazeteci yazar uzun süredir hapiste. Neden hapiste olduğunu kimse bilmiyor. İddianame var. İddianame tam bir dedikodu malzemesi. 2 bin 500 sayfalık iddianame olmaz. Eski bir Yargıtay Başkanı Sayın Sami Selçuk bile `20 yıllık meslek yaşantımda böyle bir iddianeme görmedim' diyorsa bu çok önemlidir. Siz bu ülkede yargıtay cumhuriyet başsavcılığı yapmış bir kişinin evini basıyorsunuz. Bu kişi görev yaptığı süre içerisinde cumhuriyetin temel değerlerini korumakla yükümlü bir kişi. Siz bu kişiden intikam almak istiyorsanız bu yola başvurmanız yanlıştır" diyerek sözlerini şöyle tamamladı:

Cumhuriyetten intikam alma operasyonu

"Ergenokon'un, nereye uzanacağı artık önemini kaybetmiştir. Ergenekon davası cumhuriyetten ihtikam alma davasına dönüşmüştür. AKP'yi eleştirenlerin gözaltına alınma sürecidir. Bu süreci F tipi örgütlemenin getirdiği süreçtir. Bunlar gidip sonunda hukuka çarpacaktır. Gerekli dersi alacaklardır. Bu süreç biraz sancılı olacaktır ama doğrular her zaman ortaya çıkacaktır. Bu süreç Van'da da yaşandı. Van 100'ncü Yıl Üniversitesi rektörü gözaltına alındı, hapse atıldı. Onurlu bir kişi intihar etmek zorunda kaldı. Hepsi beraat etti. Sayın Baykal o zamanda itiraz etti. Doğru olmadığını söyledi. Kim haklı çıktı. Sayın Baykal. Peki Başbakan, rektörden özür diledi mi? O savcıyı merak ediyorum. Kimlerin koruması altında. Bu olaya baktığınızda ergenekon sorgulaması ile Van 100'ncü Yıl Üniversitesi sorgulaması arasında ciddi bir fark yok. Bir suçlu varsa çıkarırsınız bağımsız yargıya yargılanır. Hiç ona itirazımız yok. Ama suçlular var, bazı suçsuzları da AKP'ye karşı çıkanları, eleştirenleri de gözaltına alalım, bir taşla iki kuş vuralım. Hukuk bir taşla iki kuş vurulacak bir alan değildir. Hukukta insan onuru korunmak zorundadır. 21. yüzyıl hukukundan bahsediyorum. Orta çağ hukukundan değil. Ama yapılanlar ortacağ ülkesinin hukukunu andırıyor."

Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasının sonunda bir partilinin "Belge açıklayacak mısınız" sorusuna gülerek, "Belki teğet geçerim" diye yanıt verdi.

ETİKETLER

haber