Gündem

(Görüntülü Haber) İntihar ettiği söylenen kızının öldürüldüğünü iddia ederek savcılığa suç duyurusunda bulundu

İhsan YILMAZ/SİLVAN (Diyarbakır), (DHA)- DİYARBAKIR'ın Silvan ilçesinde yaşayan Kudret Kırtay, Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinde yaşarken geçtiğimiz hafta intihar eden 2 çocuk annesi kızı Eylem Tiller'in intihar etmediğini, öldürüldüğünü ileri sürerek

19 Ekim 2017 13:58

İhsan YILMAZ/SİLVAN (Diyarbakır), (DHA)- DİYARBAKIR\'ın Silvan ilçesinde yaşayan Kudret Kırtay, Şanlıurfa\'nın Viranşehir ilçesinde yaşarken geçtiğimiz hafta intihar eden 2 çocuk annesi kızı Eylem Tiller\'in intihar etmediğini, öldürüldüğünü ileri sürerek Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu. Anne Kırtay suç duyurusu dilekçesinde, \"Damadım Hüseyin, yaklaşık 1 ay kadar önce Amine Kocaağa isimli akrabamızı arayarak, Eylem\'i öldüreceğini söylemiş. Kızımın geleceğe yönelik planları vardı. Kendisi o kadar zulum görmesine rağmen hayat dolu birisiydi. Ben kızımın intihar etmediğini aksine Hüseyin Tiller veya ailesinden biri tarafından öldürüldüğünü düşünüyorum\"dedi. Şanlıurfa\'nın Viranşehir İlçesi\'ne bağlı Kurumgazal Mahallesinde yaşarken 12 Ekim tarihinde tüfek ile intihar eden 2 çocuk annesi Eylem Tiller\'in annesi Kudret Kırtay, kızının intihar etmediğini, kocası yada kocasının ailesinden biri tarafından öldürüldüğünü iddia ederek, Diyarbakır\'ın Silvan Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Kızlarını Silvan\'da toprağa verdiklerini söyleyen anne Kudret Kırtay, kızının severek damadı Hüseyin Kırtay\'a kaçtığını ve daha sonra evlenerek 2 çocuk sahibi olduklarını belirterek, kızının intihar ettiğine inanmadığını söyledi. SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU Silvan Cumhuriyet Başsavcılığına kızının ölümünün araştırılması için suç duyurusunda bulunan Kudret Kırtay, suç duyurusu dilekçesinde, kızı Eylem ile sık sık telefon ile görüştüklerini, kızının yaklaşık 9 sene önce şuan damadı olan Hüseyin Tiller ile kaçtığını belirtirek, \"O tarihten itibaren aralarında sorunlar bulunmaktaydı. Eşi tarafından farklı zamanlarda darp edildiğini, hakarete maaruz kaldığını bize söylüyordu. Kızım şiddet gördüğü için sürekli Diyarbakır Silvan\'da bulunan evimize gelirdi. Kızım eşinden ayrılmak istediğini bize söylerdi ancak, çocuklarını vermek istemediği için her defasında Viranşehir\'e geri dönerdi. Kızımın intihar ettiğini düşünmüyorum. Kızımın psikolojik durumunun iyi olduğunu düşünüyorum. Kızım eşi tarafından aldatıldığını düşünüyordu ve bunu ispatlamak istediği için her seferinde eşi tarafından tehdit ediliyordu. Kızımın eşi tarafından öldürüldüğünü düşünüyorum. Öldürülme sebebi de budur. Damadım Hüseyin, kızımdan kurtulmak istiyordu. Damadımın abisi Salih Tiller, kızımın ldürüldüğü gün akrabamız olan Amine Kocaağa isimli şahsı arayarak Eylem\'in kendini öldürdüğünü söylemiş. Hüseyin yaklaşık 1 ay kadar önce Amine Kocaağa isimli akrabamızı arayarak Eylem\'i öldüreceğini söylemiş. Kızım Eylem\'in geleceğe yönelik planları vardı. Kendisi o kadar zulum görmesine rağmen hayat dolu birisiydi. Ben kızımın intihar etmediğine aksine Hüseyin Tiller veya ailesinden biri tarafından öldürüldüğünü düşünüyorum. Bu cinayetin araştırılmasını istiyorum\" dedi. \"KAYINBABASI DA ABLAMI DÖVÜYORDU\" Eylem Tiller\'in kız kardeşi Emine Aslan da, ablasının intihar etmiş olabileceğine inanmadığını belirterek, \"Ablam Eylem Tiller\'in eşi ve ailesi, bize intihar ettiğini söylediler. Biz de bunu çok iyi biliyoruz ki onu eşi, ailesi ve bütün köy ablamı öldürdüler. Ablamın cenazesini Urfa Adlı Tıp Kurumu\'ndan aldık. Ablamın eşinin tüm erkek akrabaları oraya gelmişti. Hiç biri konuşmuyordu, hiç biri ağlamıyordu, hiç biri üzülmemişti. Onların yaptığı belliydi, biz sorduğumuzda inkar ediyorlardı, \'kardeşimiz yapmadı\' diyorlardı. Biz ablamın cenazesini aldığımız doktorla görüşmek istedik. Doktor korkmuş bir şekilde bizimle görüşmek istemedi. Biz oraya gittiğimizde savcı arabasına binip gitti. Oradaki erkek akrabaları bize göz dağı vermek için orada beklediklerini düşünüyoruz. Biz oradan sadece ablamın cenazesini alıp geldik. Silvan\'da defnettik. Ablamın bir sürü sorunları vardı. Ablam kaçarak gitmişti, kandırılmıştı, vaatler verilmişti. Gittikten sonra o da kandırıldığını anlamıştı fakat utandığı için geri dönmedi, orada yaşamaya başladı, çocukları oldu. Ondan sonra eşi onu sürekli dövmeye başladı. Sopayla, kabloyla dövdüğünü, her gün işkence yaptığını söylüyordu. \'Çocuklarım için katlanıyorum\' diyordu. Buraya gelip gittiğinde, hep sorunlarından söz ederdi. Biz de gitme dememize rağmen, \'çocuklarım için gideceğim\' diyordu. Kayın babasıyla birlikte oturduğu için kayın babası bile onu dövüyordu. Bir keresinde, kayın babası çocuğunu dövünce engellemeye çalıştığı sırada, kayın babası da onu dövdüğünü söylemişti. Daha öncede ablamın kocası bizim bir akrabayı telefonla arayarak onu öldüreceğini söylemişti. Bunları telefonda söylemişti, zaten biz bu telefon kayıtlarının da çıkarılmasını istiyoruz. Ne kadar inkar etse de ağzıyla itiraf etmiş, saklayamaz. Oradaki doktorlar, savcılar da gerçeği neyse ortaya çıkacaktır. Gerekirse mezarı açıp, yine otopsi yaptıracağız\" diye konuştu.

Haber, değiştirilmeden kaynağından otomatik olarak eklenmiştir