Gündem

(Görüntülü Haber) Diyarbakır'da 4 milyon liralık 'Serebral Palsi' davası

Felat BOZASLAN-Burak EMEK DİYARBAKIR'da 5'inci çocuğuna hamile olan 34 yaşındaki Rojda Teyhun, 1 Mart 2013 günü doğum yapmak için gebelik sürecinde de gittiği özel hastaneye yattı

05 Mayıs 2018 13:22

Felat BOZASLAN-Burak EMEK DİYARBAKIR\'da 5\'inci çocuğuna hamile olan 34 yaşındaki Rojda Teyhun, 1 Mart 2013 günü doğum yapmak için gebelik sürecinde de gittiği özel hastaneye yattı. Hamileliği boyunca aynı doktora giden ve bebeğin sağlıklı olduğu bildirilen Teyhun, iddiaya göre; doğum uzayınca sezaryen yapılmasını istedi, ancak olumsuz yanıt aldı. Hastanede uzun süre bekletilen Teyhun, akşam saatlerinde bebeğin kalbinin durduğu belirlenince, acilen ameliyathaneye alınıp, normal doğum ile erkek çocuğu doğurdu. 27 gün yoğun bakımda kalan bebeğin doğum sırasında beynine oksijen gitmediği için beyin felci geçirdiği tespit edildi. Hayata beyin felci geçirip, yüzde 88 engelli olarak başlayan Teyhun\'un ailesi, Avukat Ömer Şeran aracılığıyla özel hastane ve doktor Z.S.C. hakkında 4 milyon liralık tazminat davası açtı. Diyarbakır\'da yaşayan 4 çocuk annesi, 34 yaşındaki Rojda Teyhun, 2012 yılında 5\'inci çocuğuna hamile kaldı. Hamilelik döneminde özel bir hastaneye giden Teyhun, gebelik sürecini Doktor Z.S.C.\'nin kontrolünde geçirdi. Doktor tavsiyelerine göre sağlıklı bir hamilelik süreci geçiren Teyhun, gebeliğin 39\'uncu haftası olan 1 Mart 2013 sabahı, sancıları artınca hastaneye gitti. Hastaneye yatan Teyhun, doğum süreci uzadığı için iddiaya göre sezaryen talebinde bulundu.Talebi reddedilen Teyhun, iddiaya göre saat 17.00\'a kadar bekletildikten sonra, bebeğin kalp atışlarının durduğu tespit edilince, acilen doğuma alındı. Normal doğum yaptırılan Teyhun, bir erkek çocuk doğururken, hayata gözlerini açan Muhammed Mustafa Teyhun\'un solunum sıkıntısı çektiği tespit edildi. SEREBRAL PALSİ HASTASI OLARAK DOĞDU İddiaya göre; sezaryen yapılmaması nedeniyle doğum sırasında uzun süre beynine oksijen gitmeyen ve beyin felci olarak bilinen \'Serebral Palsi\' hastası olarak dünyaya gelen bebek, canlandırma ünitesine alındı. Durumunun kötü olduğu için başka hastaneye sevk edilen bebek,27 gün yoğun bakımda kaldı. Sevk edildiği hastane bebeğe, oksijensizliğe bağlı beyin hasarı ön tanısı koydu. YÜZDE 88 AĞIR ENGELLİ BEBEĞE \'MÜKEMMEL\' RAPORU Doğumdan sonra hazırlanan ve bebeğin hayattaki ilk testi olan Apgar skorlamasında, durumu \'mükemmel\' anlamına gelen \'1010\' olarak raporlanan ve raporda taburcu edildiği belirtilen Teyhun\'un, apgar skorunun aslında yazılanın aksine düşük olduğu tespit edildi. Teyhun\'un sevk edildiği hastanede hazırlanan raporda, apgar skoru düşük, genel durumu kötü halde hastaneye getirildiği ve solunum depresyonu geçirdiği belirtildi. Malatya İnönü Üniversitesi\'nden alınan roparda ise Teyhun\'un yardım, mekanik destek ve yardımcı cihaz olmadan ayağa bile kalkamadığı ve yüzde 88 ağır engelli olduğu kaydedildi. Raporlarda, Teyhun\'un ortez, protez, işitme cihazı ve tekerlekli sandalye kullanması gerektiği, geçirdiği rahatsızlık nedeniyle tuvalet ihtiyacını bile kontrol edemediği ifade edildi. 4 MİLYON LİRALIK TAZMİNAT DAVASI Çocuklarının beyin felci geçirmiş şekilde doğmasından özel hastane ve doktoru sorumlu tutan Teyhun ailesi, haklarını aramak için Avukat Ömer Şeran\'a başvurdu. İddiaya göre; hastaneye başvurup, müvekkili ile ilgili belgeleri isteyen Avukat Şeran\'a, raporların bir kısmı verilmedi. Şeran, aldığı kısıtlı belgelerle doğumun yapıldığı özel hastane ve gebelik sürecini takip edip, doğumu gerçekleştiren doktor Z.S.C. hakkında 4 milyon lira tazminat davası açtı. AİLESİNDEN HABERSİZ BAŞKA HASTANEYE GÖNDERDİLER Tüketici Mahkemesine verdiği dilekçede, hastane ve doktorun gebe anneyi 5 saat bekletip, sezaryene almamalarının tıp kuralları ile uyuşmadığına dikkat çeken Avukat Ömer. Şeran, İhmali davranış bebeğin beyninde ağır hasar oluşturmuştur. Bebek, uzayan doğum esnasında beynine oksijen gitmemesi ve plasenta içinde yaşadığı stres nedeniyle yüzde 88 ağır engelli olarak doğmuştur. Hazırlanan raporda, gerçekte olmayan bir durumun senaryosu çizilmiş, bebeğin gayet sağlıklı doğduğu yazılmıştır. Doğum esnasında büyük hata yapan davalılar, bu durumun üstesinden gelemeyeceklerini anlayınca bebeği habersiz olarak, tespit edemediğimiz bir araçla başka bir özel hastaneye sevk etmiştir. Doğumdan sonra hazırlanan rapor tam bir skandaldır. Bebek, apgar skoru düşük,acil müdahale ve canlandırma gereksinimi duyulması nedeniyle başka hastaneye sevkedilmiş olmasına rağmen, raporda, sağlığının mükemmel olduğu yazılmıştır. Bu rapor doğum sırasında gerçekleşen ihmalin nasıl örtbas edilmeye çalışıldığının açık göstergesidir. Doğum sırasında oksijensiz kalması sebebiyle Serebral Palsi tanısı konduğu açıktır. Alacak miktarının yüksek olması ve davalıların ödeme yapmamak için mal kaçırma ihtimali olması sebebiyle ihtiyadi tedbir kararı verilmesinİ talep ederiz. dedi AYAKTA BİLE DURAMIYOR Sezaryan isteği kabul edilmeyen ve normal doğum yaptırılan Rojda Teyhun ise, 9 ay boyunca sağlıklı olduğu söylenen bebeğinin Serebral Palsi hastası olarak doğması üzerine büyük üzüntü yaşadı. 5 yaşına giren ve annesinin yardımı olmadan ayakta bile duramayan Muhammed Mustafa hayata tutunmaya çalışırken, ailenin 4 çocuğu da psikolojik sorunlar yaşamaya başladı. Hasta kardeşlerine daha çok ilgi gösterilmesi nedeniyle hırçınlaşan diğer kardeşler yaşadıkları travmayı atlatmaya çalışırken, hasta çocuğu nedeniyle içine kapanan Rojda Teyhun sosyal çevresiyle bağlarını koparıp, tüm zamanının çocuğuna ayırmaya başladı. Tek amacının çocuğunu yaşatmak olduğunu söyleyen Teyhun, kendisine birşey olması durumunda oğluna kimin bakacağının endişesini yaşadığını belirtti. Kamu kuruluşunda memur olarak çalışan baba İsmail Teyhun ise, çocuğunu doktora götürmek için işyerinden sık sık izin almak zorunda kalınca, sıkıntılar yaşamaya başladı. GÜNDE 8 SAAT FİZİK TEDAVİ ALMASI GEREKİYOR Hamileliğinin son anına kadar herşeyin normal olduğunun kendilerine bildirildiğini söyleyen Anne Rojda Teyhun, Doktor hatası nedeniyle doğum sırasında çocuğun kalbi durdu. Bu sürecin nasıl yaşandığını bile bilmiyoruz. Çocuğun oksijensiz kaldığını biliyorduk ama böyle kalıcı hasar olacağından ve hayatımızın bu denli değişeceğinden bilgimiz olmadı. Muhammed küçükken anlamıyorduk. Bir süre sonra hareketlerinin normal olmadığını fark ettik. Gelişiminin yavaş olduğunu sandık. Hastaneye götürdüğümüzde hasar olduğunu öğrendik, fizik tedaviye başladık ve farklı bir dünyaya girdik. Muhammed\'den öncesi ve sonrası olarak sanki iki farklı dünya gördük. Günde 8 saat fizik tedavi alması gerekiyor ama devletin verdiği tedavi süresi 2 saat. Sadece bunu yapabiliyoruz. Psikolojik olarak çok etkilendik. Farklı bir dünya ve hayata girdik. Bu şekilde bir insan hayatıyla oynandı. Bizim başımıza geldi, başkasının başına gelmesin. İnsan hayatı bu kadar basit olmasın. Bir ihmal yüzünden bir çok insanın hayatı mahvolabiliyor.dedi. ŞERANADALETİN YERİNE GELMESİNİ BEKLİYORUZ Müvekkilinin hastaneye yattıktan sonra doğum için 9 saat bekletildiğini söyleyen Avukat Ömer Şeran, Müvekkilim sezaryenle doğum yapma talebi reddediliyor. Akşam saatleri bebeğin kalbinin durduğu ve beynine oksijen gitmediği anlaşılıyor ve apar topar doğuma alınıyor. Hastanenin raporlarında bebeğin çok sağlıklı olduğu taburcu edildiği söyleniyor. Ama bilmediğimiz bir yöntemle ve sağlık kurallarına aykırı olarak başka hastanenin acil servisine sevk ediliyor ve 27 gün yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyor. Bu durum ailesine bildirilmiyor ve bebeğin sağlıklı olduğu söyleniyor. Zaman geçtikçe çocuğun normal yaşamda yapması gereken hareketleri yapmadığı gözlemleniyor ve hekime gidiyor. Doğum esnasında bebeğin kalbinin durmasından kaynaklı beynine oksijen gitmediği, Muhammedin beyin ve kas koordinasyonunu etkileyen engelli bir hastalığının olduğu ortaya çıkıyor. Ülkemizde hekim hatalarının uzmanlık dalına göre ayrılmasında yüzde 27\'lik oranla kadın hastalıkları ve doğum uzmanları en önde yer almaktadır. Bir çok aile yasal hakkını bilmediğinden veya maddi gücü olmadığından bu tür davaları açamamaktadır. Biz sabırla, çok uzun bir süreçte adaletin yerine gelmesini beklemekteyiz. Muhammed ömrünün bundan sonrasını annesi, babası ve kardeşlerine bağımlı olarak geçirecek. Büyük olasılıkla yürüyemeyecek, koşamayacak, okul yaşantısı olmayacak. Özel sınıflarda eğitim görmek zorunda olacak. Belki de hiç bir zaman eğitim göremeyecek, özel bakıma muhtaç olacak ve ağır ameliyatlar geçirecek. Bu tazminat ailenin ve Muhammed\'in mağduriyetini hiçbir zaman karşılamayacak. Fakat bir nebze de olsa aileye yardımcı olmak adına bu tazminatı talep ettik dedi.

Haber, değiştirilmeden kaynağından otomatik olarak eklenmiştir