07 Kasım 2024 22:32
T24 Haber Merkezi
Kocaeli’nin Gebze ilçesinde, Gebze Belediyesi’ne ait Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi'nde 45 hayvanın öldürüldüğü iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında 4 köpek ve 3 kediye Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Veteriner Kontrol Merkez Araştırma Enstitüsü’nde otopsi yapıldı. Hazırlanan raporda; hayvanlarda vurma, çarpma, kesici alet ve ateşli silah yarasının tespit edilmediği belirtildi. Raporda, hayvanların akciğerlerinde şiddetli sıvı birikmesi, ödem ve kanama olduğu, diğer organların ise normal yapıda olduğu belirtildi.
Pelitli Mahallesi'nde bulunan Gebze Belediyesi'ne ait Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi'ni 11 Ekim Cuma günü ziyaret eden bir kişi, daha önce ziyaret ettiği hayvanların merkezde olmadığını fark etti. Hayvanseverler, hayvanların merkezde olmadığı iddiası üzerine rehabilitasyon merkezine gitti. Burada çöp konteynerlerindeki poşetlerde ölmüş hayvanları gören hayvanseverler, durumu yetkililere bildirdi. 30 köpek, 14 kedi ve 1 karganın iğneyle zehirlenip öldürüldüğü iddiası üzerine olay ile ilgili Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.
Gebze’de 43 hayvanın katledilmesinde “ketacontrol” adlı ilacın kullanıldığı iddiaları gündeme geldi. T24’e konuşan Veteriner Hekim İlknaz Yalçın, bu ilacın anestezi amacıyla dahi tek başına kullanımının uygun olmadığını belirterek; “Çok yüksek dozlarda hayati fonksiyonları (solunum ve kalp) etkileyerek ölüme yol açabilir. Uygulama miktarını sadece veteriner hekimler belirleyebilir, uygulama ise veteriner hekimler haricinde, veteriner hekim gözetiminde veteriner teknikerleri tarafından yapılabilir. Yetkisi olmayan kişiler tarafından kullanılması suç teşkil eder” ifadelerini kullandı. |
Olay günü Gebze Belediyesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Balçık Barınma alanımız ve sokaklarımızdan ekiplerimizin cansız olarak topladığı 16 sokak köpeği, Gebze'de meydana gelen trafik kazaları sonucu yaşamını kaybeden 3 köpek ve kendi sağlık sorunları nedeniyle kurtarılamayan 10 köpeğe aittir. Aynı zamanda görüntülere yansıyan kedilerden 9 tanesi sokaklarımızdan çeşitli sebeplerle ölmüş olarak toplanan, 4 tanesi trafik kazası ile ölen ve 2 adet tedaviye cevap vermeyerek ölen kedilere aittir" ifadelerine yer verildi. Ayrıca belediye, ilgililerin soruşturma tamamlayıncaya kadar açığa alındığını duyurdu.
Gebze Belediye Başkanı'ndan "hayvan katliamı" açıklaması: Görüntüleri seyrettim, ben de çok üzüldüm
Ölen 45 hayvandan 4 köpek ve 3 kedi otopsi yapılmak üzere aynı gün Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Veteriner Kontrol Merkez Araştırma Enstitüsü’ne gönderildi. 4 köpekte yapılan muayene ile ilgili değerlendirmede, akciğerlerinde şiddetli sıvı birikmesi, ödem ve kanama olduğu, diğer organların ise normal yapıda olduğu belirtildi. 3 kedi ile ilgili değerlendirmede de aynı ifadeler yer alırken kedilerde, hafif şekilde karaciğer iltihaplanmasının yer aldığı da belirtildi. Öte yandan raporda, hayvanlarda vurma, çarpma, kesici alet yarası ve ateşli silah yarasının tespit edilemediği, ağızdan ve burundan kan geldiği gözlendiği belirtildi. Karın boşluğu açıldığında hayvanın ölümünün yeni gerçekleştiği, yoğun kanama şekillendiği ve midenin boş olduğu ifadeleri de raporda yer aldı.
Köpek ve kedilerde hastalık yönünden yapılan incelemelere de raporda yer aldı. Raporda; köpekler yönünden gençlik hastalığı ve 'kanlı ishal' olarak bilinen hastalıkların negatif olduğu, kedilerde ise yoğun olarak görülen ve 'kedi koronavirüsü' olarak bilinen FIP testinin negatif olduğu belirtildi. Hayvanların karaciğer, mide- bağırsakları üzerinde Elektronik Belge Yönetim Sistemi (EBYS) üzerinden gönderilen tarımda kullanılan kimyasal madde olarak da bilinen pestisitler yönünden yapılan incelemede zehir içeren madde tespit edilmediği ifadeleri raporda yer aldı.
Raporda, "Laboratuvarımızda şüpheli hayvan ölümlerinin araştırılmasına yönelik toksikolojik muayene analizleri sadece organik klorlu, organik fosforlu, pretroid ve karbamat grubu insektisitler yönünden yapılmaktadır" ifadelerine de yer verildi. (DHA
Ne olmuştu?Gebze Belediyesi Sokak Hayvanları Tedavi, Rehabilitasyon ve Eğitim Merkezi’nin önünde gönüllüler tarafından kaydedilen görüntülerde, çöp torbaları içinde konteynıra atılmış çok sayıda köpek ve kedi ölü halde bulundu. Çöp poşetlerini açan hayvanseverler, öldürülen hayvanların bedenlerinin hala sıcak olduğunu, içlerinden henüz can çekişen hayvanların olduğunu belirtti. Yerelde gönüllü olarak da çalışan hak savunucusu, toplamda 30 köpek ve 13 kedinin "Keta-Control" isimli ilaçla öldürüldüğünü iddia etti. Olayla ilgili, adli ve idari soruşturma başlatıldı, yetkililerin açığa alındığı duyuruldu. Gebze Belediyesi, hayvanların sokaklardan "cansız olarak toplandığını" öne sürdü. |
Sokak hayvanlarına ilişkin yeni yasada hangi düzenlemeler yer alıyor?Kamuoyunda 'ötanazi' tartışmalarıyla tepkilere neden olan 17 maddelik ‘160 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi', TBMM Genel Kurulu'da iki gün boyunca 28 saat süren görüşmelerin ardından AKP ve MHP oylarıyla yasalaştı. Teklif, 224 'Hayır' oyuna karşılık 273 'Evet' oyuyla 30 Temmuz'da sabaha karşı kabul edildi. "7527 Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 1 Ağustos gece yarısı yayımlanan 2 Ağustos tarihli Resmi Gazete ile yürürlüğe girmiş oldu. Teklifle; Hayvanları Koruma Kanunu'nda değişikliğe gidilecek. Buna göre, Kanun'un amaçlarına "insan, hayvan ve çevre sağlığı gözetilmek kaydıyla" ifadesi eklenecek. Sahipsiz hayvanlara ilişkin yürütülecek çalışmalarda, kedi ve köpeklerin sahipli hayvan statüsüne alınabilmesi için Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı veri tabanına kaydedilmesi zorunluluğu bulunduğundan "sahipli hayvan" ve "sahipsiz hayvan" kavramları açık şekilde tanımlanacak. GÖKÇER TAHİNCİOĞLU YAZDI - 10 soruda 'ötanazi' düzenlemesi: Tartışmalı yasa ne getiriyor, sokak köpekleri öldürülecek mi, uygulamayan belediyelere ne yapılacak? TBMM açık oylama sonuçları için tıklayın Kanun'daki "yakala-kısırlaştır-sal" metodunun kaldırılması nedeniyle "hayvan bakımevi"; yani barınak tanımında değişiklik yapılacak. Barınakların tanımı, "Bakanlıktan izin alınmak suretiyle kurulan ve hayvanların sahiplendirilinceye kadar barındırıldığı ve rehabilite edildiği bir tesis" şeklinde değiştirilecek. "Sahipsiz ve güçten düşmüş" hayvanların barınaklara toplanması ve buralarda "rehabilite" edilerek sahiplendirilinceye kadar bakılacak olması sebebiyle bakımevleri dışında bir hayvana bakmanın onun yasal sorumluluğunu alarak sahiplenilmesi suretiyle mümkün olabileceği ilkesi kabul edilecek. Kanun'un ilkeleri arasında yer alan "Evcil hayvanlar, türüne özgü hayat şartları içinde yaşama özgürlüğüne sahiptir. Sahipsiz hayvanların da sahipli hayvanlar gibi yaşamları desteklenmelidir." ifadesi yürürlükten kaldırılacak. Yerel yönetimler, yani belediyeler, gönüllü kuruluşlarla iş birliği içerisinde, sahipsiz hayvanların sahiplendirilinceye kadar bakılmaları için hayvan barınakları kurarak bakımlarını ve tedavilerini yapacak. Barınaklara alınan hayvanlardan "rehabilite edilen köpekler" sahiplendirilinceye kadar bu yerlerde barındırılacak. Doğru ve güncel veri için barınaklara alınan hayvanlar Tarım ve Orman Bakanlığı veri sistemine kaydedilecek. Veteriner Hizmetleri Kanunu'ndaki 'ötanazi' koşuluBarınaklara alınan köpeklerden "insan ve hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden ve olumsuz davranışları kontrol edilemeyen, bulaşıcı veya tedavi edilemeyen hastalığı bulunan ya da sahiplenilmesi yasak olanlarına", Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun 9. maddesindeki "Hayvanlara ötenazi yapmak yasaktır. Ancak, hayvanlara acı ve ıstırap çektiren veya iyileşme durumu bulunmayan hastalık durumlarında, akut bulaşıcı bir hayvan hastalığının önlenmesi ya da eradikasyonu amacıyla veya insan sağlığı için risk oluşturan durumlarda, davranışları insan ve hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden ve olumsuz davranışları kontrol edilemeyen durumlarda veteriner hekim tarafından ötenazi yapılmasına karar verilebilir. Ötenazi işlemi veteriner hekim tarafından veya veteriner hekim gözetiminde yapılır." hükümleri uygulanacak. Belediyeler, sahipsiz köpeklere ilişkin yürüttüğü iş ve işlemlerde Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi kapsamında gerekli idari tedbirleri almaya yetkili olacak. "Yerel yönetimler adına toplanan sahipsiz hayvanların bakımevi dışında bir yere terk edilmesi veya bakımevinde barındırılan köpeği bakımevi dışında bir yere bırakmak" fiilleri yasak kapsamına alınacak. Böylece sahipsiz hayvanların toplanması, barınaklara götürülmesi ve bu hayvanların sahiplendirilinceye kadar barınaklarda bakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasın ve yerel yönetimlerin görevlerini yerine getirmesi amaçlanacak. Hayvanlara yapılacak müdahalenin sadece tıbbi gerekçelerle değil Kanunda yer alan diğer istisnai durumlarda da yapılabilecek. "Yerel yönetimler adına toplanan sahipsiz hayvanların bakımevi dışında bir yere terk edilmesi veya bakımevinde barındırılan köpeği 'bakımevi' dışında bir yere bırakmak" fiilleri yasak kapsamına alınacak. Böylece sahipsiz hayvanların toplanması, hayvan barınakşarın götürülmesi ve bu hayvanların sahiplendirilinceye kadar barınak bünyesinde bakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasının ve yerel yönetimlerin görev ve sorumluluklarını eksiksiz olarak yerine getirmelerinin sağlanması amaçlanacak. İl Hayvanları Koruma Kurulunun görevleri arasına, hayvan ve çevre sağlığını korumaya yönelik olarak sahipsiz hayvanlardan kaynaklı sorunları belirlemek ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerileri üretmek eklenecek. Düzenlemeyle başta yerel yönetimler olmak üzere diğer ilgili kurum ve kuruluşlara yapılacak desteğin kapsamı genişletilecek. Buna göre de insan, hayvan ve çevre sağlığının korunması amacıyla barınaklar, hastaneler ve ameliyathaneler kurmak; bunlara ilişkin ilaç, alet ve ekipmanları temin etmek ile bakımevlerinde bakım, rehabilitasyon ve sahiplendirme gibi faaliyetleri yürütmek için başta yerel yönetimler olmak üzere diğer ilgili kurum ve kuruluşlara teşvik veya Bakanlıkça uygun görülen miktarlarda mali destek sağlanacak. Ödenekler başka bir amaç için kullanılamayacakHayvanları korumaya yönelik hükümlere aykırı hareket eden veya sahiplendiği hayvanların bakımını ciddi şekilde ihmal eden ya da onlara ağrı, acı veya zarar veren kişilerin denetimle yetkili merci tarafından hayvan bulundurması yasak olacak ve hayvanlarına el konulacak. Söz konusu hayvanlardan sahiplendirilme niteliği olanlar sahiplendirilinceye kadar hayvan bakımevinde barındırılacak. Caydırıcılığın sağlanması için sahipli hayvanın sahibi tarafından terk edilmesi kabahatine ilişkin idari para cezası hayvan başına 2 bin liradan 60 bin liraya çıkarılacak. Yerel yönetimler adına toplanan sahipsiz hayvanları barınak dışında bir yere terk eden veya barınakta barındırılan hayvanı barınak dışında bir yere bırakanlara ise hayvan başına 50 bin lira idari para cezası verilecek. Teklifle, Hayvanları Koruma Kanunu'ndaki "yerel hayvan koruma görevlileri"ne ilişkin hüküm yürürlükten kaldırılacak. Büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu 25 bini aşan belediyeler, "sahipsiz veya güçten düşmüş ya da tehlike arz eden hayvanların korunması ve sahiplendirilinceye kadar bakımının yapılması ile rehabilitasyonunun sağlanması" amacıyla hayvan barınakları kuracak. Belirtilen hayvanlar, ilgili belediyeler tarafından hayvan barınaklarına götürülecek. Hayvan barınağı kurma zorunluluğu olmayan belediyeler ile il özel idareleri, sorumluluk alanındaki bu hayvanları en yakın hayvan bakımevine götürecek. Belirtilen kaynağı ayırmayan belediye başkanı ve meclis üyeleri ile ayrılan kaynağı hayvan barınakları kurmak, sahipsiz hayvanları toplamak, "rehabilite etmek" veya sahiplendirilinceye kadar bakmak için harcamayan veya bu kaynağı başka amaçlar için sarf eden belediye başkanı ve belediye yetkililerine 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilecek. Söz konusu belediyeler 31 Aralık 2028'e kadar belirtilen hayvan barınakları kurmakla ve mevcut bakımevlerinin koşullarını iyileştirmekle yükümlü olacak. Belediyeler, 31 Aralık 2028'e kadar hayvan barınakları kurmak, rehabilitasyon işlemlerini gerçekleştirmek ve sahipsiz hayvanlara sahiplendirilinceye kadar bakmak için kesinleşmiş en son bütçe gelirlerinin binde 5'i oranında kaynak ayıracak. Bu oran, büyükşehir belediyelerinde binde 3 olarak uygulanacak. Verilen önergenin kabul edilmesiyle, belediyelerce bu oranların üzerinde yapılan harcamaların yüzde 40'ı, Hazine ve Maliye Bakanlığınca belediyeye aktarılacak. Aktarılacak tutar hiçbir şekilde maddedeki oranların yüzde 40'ını geçemeyecek. Ayrılan ödenekler başka bir amaç için kullanılamayacak. Kedi ve köpek sahipleri, hayvanlarını en geç 31 Aralık 2025'e kadar dijital kimliklendirme yöntemleriyle kayıt altına aldırmak zorunda olacak. Sahipsiz hayvanlara ilişkin yürütülecek çalışmalarda, kedi ve köpeklerin sahipli hayvan statüsüne alınabilmesi için Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı veri tabanına kaydedilmesi zorunluluğu bulunduğundan "sahipli hayvan" ve "sahipsiz hayvan" kavramları açık bir şekilde tanımlanacak. Teklifin detaylarıTeklifle; Hayvanları Koruma Kanunu'nda değişikliğe gidilecek. Buna göre, Kanun'un amaçlarına "insan, hayvan ve çevre sağlığı gözetilmek kaydıyla" ifadesi eklenecek. Sahipsiz hayvanlara ilişkin yürütülecek çalışmalarda, kedi ve köpeklerin sahipli hayvan statüsüne alınabilmesi için Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı veri tabanına kaydedilmesi zorunluluğu bulunduğundan "sahipli hayvan" ve "sahipsiz hayvan" kavramları açık şekilde tanımlanacak. Kanun'daki "yakala-kısırlaştır-sal" metodunun kaldırılması nedeniyle "hayvan bakımevi"; yani barınak tanımında değişiklik yapılacak. Barınakların tanımı, "Bakanlıktan izin alınmak suretiyle kurulan ve hayvanların sahiplendirilinceye kadar barındırıldığı ve rehabilite edildiği bir tesis" şeklinde değiştirilecek. "Sahipsiz ve güçten düşmüş" hayvanların barınaklara toplanması ve buralarda "rehabilite" edilerek sahiplendirilinceye kadar bakılacak olması sebebiyle bakımevleri dışında bir hayvana bakmanın onun yasal sorumluluğunu alarak sahiplenilmesi suretiyle mümkün olabileceği ilkesi kabul edilecek. Kanun'un ilkeleri arasında yer alan "Evcil hayvanlar, türüne özgü hayat şartları içinde yaşama özgürlüğüne sahiptir. Sahipsiz hayvanların da sahipli hayvanlar gibi yaşamları desteklenmelidir." ifadesi yürürlükten kaldırılacak. Yerel yönetimler, yani belediyeler, gönüllü kuruluşlarla iş birliği içerisinde, sahipsiz hayvanların sahiplendirilinceye kadar bakılmaları için hayvan barınakları kurarak bakımlarını ve tedavilerini yapacak. Barınaklara alınan hayvanlardan "rehabilite edilen köpekler" sahiplendirilinceye kadar bu yerlerde barındırılacak. Doğru ve güncel veri için barınaklara alınan hayvanlar Tarım ve Orman Bakanlığı veri sistemine kaydedilecek. Veteriner Hizmetleri Kanunu'ndaki 'ötanazi' koşuluBarınaklara alınan köpeklerden "insan ve hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden ve olumsuz davranışları kontrol edilemeyen, bulaşıcı veya tedavi edilemeyen hastalığı bulunan ya da sahiplenilmesi yasak olanlarına", Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun 9. maddesindeki "Hayvanlara ötenazi yapmak yasaktır. Ancak, hayvanlara acı ve ıstırap çektiren veya iyileşme durumu bulunmayan hastalık durumlarında, akut bulaşıcı bir hayvan hastalığının önlenmesi ya da eradikasyonu amacıyla veya insan sağlığı için risk oluşturan durumlarda, davranışları insan ve hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden ve olumsuz davranışları kontrol edilemeyen durumlarda veteriner hekim tarafından ötenazi yapılmasına karar verilebilir. Ötenazi işlemi veteriner hekim tarafından veya veteriner hekim gözetiminde yapılır." hükümleri uygulanacak. Belediyeler, sahipsiz köpeklere ilişkin yürüttüğü iş ve işlemlerde Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi kapsamında gerekli idari tedbirleri almaya yetkili olacak. "Yerel yönetimler adına toplanan sahipsiz hayvanların bakımevi dışında bir yere terk edilmesi veya bakımevinde barındırılan köpeği bakımevi dışında bir yere bırakmak" fiilleri yasak kapsamına alınacak. Böylece sahipsiz hayvanların toplanması, barınaklara götürülmesi ve bu hayvanların sahiplendirilinceye kadar barınaklarda bakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasın ve yerel yönetimlerin görevlerini yerine getirmesi amaçlanacak. Hayvanlara yapılacak müdahalenin sadece tıbbi gerekçelerle değil Kanunda yer alan diğer istisnai durumlarda da yapılabilecek. "Yerel yönetimler adına toplanan sahipsiz hayvanların bakımevi dışında bir yere terk edilmesi veya bakımevinde barındırılan köpeği 'bakımevi' dışında bir yere bırakmak" fiilleri yasak kapsamına alınacak. Böylece sahipsiz hayvanların toplanması, hayvan barınakşarın götürülmesi ve bu hayvanların sahiplendirilinceye kadar barınak bünyesinde bakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasının ve yerel yönetimlerin görev ve sorumluluklarını eksiksiz olarak yerine getirmelerinin sağlanması amaçlanacak. İl Hayvanları Koruma Kurulunun görevleri arasına, hayvan ve çevre sağlığını korumaya yönelik olarak sahipsiz hayvanlardan kaynaklı sorunları belirlemek ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerileri üretmek eklenecek. Düzenlemeyle başta yerel yönetimler olmak üzere diğer ilgili kurum ve kuruluşlara yapılacak desteğin kapsamı genişletilecek. Buna göre de insan, hayvan ve çevre sağlığının korunması amacıyla barınaklar, hastaneler ve ameliyathaneler kurmak; bunlara ilişkin ilaç, alet ve ekipmanları temin etmek ile bakımevlerinde bakım, rehabilitasyon ve sahiplendirme gibi faaliyetleri yürütmek için başta yerel yönetimler olmak üzere diğer ilgili kurum ve kuruluşlara teşvik veya Bakanlıkça uygun görülen miktarlarda mali destek sağlanacak. Ödenekler başka bir amaç için kullanılamayacakHayvanları korumaya yönelik hükümlere aykırı hareket eden veya sahiplendiği hayvanların bakımını ciddi şekilde ihmal eden ya da onlara ağrı, acı veya zarar veren kişilerin denetimle yetkili merci tarafından hayvan bulundurması yasak olacak ve hayvanlarına el konulacak. Söz konusu hayvanlardan sahiplendirilme niteliği olanlar sahiplendirilinceye kadar hayvan bakımevinde barındırılacak. Caydırıcılığın sağlanması için sahipli hayvanın sahibi tarafından terk edilmesi kabahatine ilişkin idari para cezası hayvan başına 2 bin liradan 60 bin liraya çıkarılacak. Yerel yönetimler adına toplanan sahipsiz hayvanları barınak dışında bir yere terk eden veya barınakta barındırılan hayvanı barınak dışında bir yere bırakanlara ise hayvan başına 50 bin lira idari para cezası verilecek. Teklifle, Hayvanları Koruma Kanunu'ndaki "yerel hayvan koruma görevlileri"ne ilişkin hüküm yürürlükten kaldırılacak. Büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu 25 bini aşan belediyeler, "sahipsiz veya güçten düşmüş ya da tehlike arz eden hayvanların korunması ve sahiplendirilinceye kadar bakımının yapılması ile rehabilitasyonunun sağlanması" amacıyla hayvan barınakları kuracak. Belirtilen hayvanlar, ilgili belediyeler tarafından hayvan barınaklarına götürülecek. Hayvan barınağı kurma zorunluluğu olmayan belediyeler ile il özel idareleri, sorumluluk alanındaki bu hayvanları en yakın hayvan bakımevine götürecek. Belirtilen kaynağı ayırmayan belediye başkanı ve meclis üyeleri ile ayrılan kaynağı hayvan barınakları kurmak, sahipsiz hayvanları toplamak, "rehabilite etmek" veya sahiplendirilinceye kadar bakmak için harcamayan veya bu kaynağı başka amaçlar için sarf eden belediye başkanı ve belediye yetkililerine 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilecek. Söz konusu belediyeler 31 Aralık 2028'e kadar belirtilen hayvan barınakları kurmakla ve mevcut bakımevlerinin koşullarını iyileştirmekle yükümlü olacak. Belediyeler, 31 Aralık 2028'e kadar hayvan barınakları kurmak, rehabilitasyon işlemlerini gerçekleştirmek ve sahipsiz hayvanlara sahiplendirilinceye kadar bakmak için kesinleşmiş en son bütçe gelirlerinin binde 5'i oranında kaynak ayıracak. Bu oran, büyükşehir belediyelerinde binde 3 olarak uygulanacak. Verilen önergenin kabul edilmesiyle, belediyelerce bu oranların üzerinde yapılan harcamaların yüzde 40'ı, Hazine ve Maliye Bakanlığınca belediyeye aktarılacak. Aktarılacak tutar hiçbir şekilde maddedeki oranların yüzde 40'ını geçemeyecek. Ayrılan ödenekler başka bir amaç için kullanılamayacak. Kedi ve köpek sahipleri, hayvanlarını en geç 31 Aralık 2025'e kadar dijital kimliklendirme yöntemleriyle kayıt altına aldırmak zorunda olacak. Sahipsiz hayvanlara ilişkin yürütülecek çalışmalarda, kedi ve köpeklerin sahipli hayvan statüsüne alınabilmesi için Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı veri tabanına kaydedilmesi zorunluluğu bulunduğundan "sahipli hayvan" ve "sahipsiz hayvan" kavramları açık bir şekilde tanımlanacak.
|
© Tüm hakları saklıdır.