Politika

Fehmi Koru: Gül AKP dışı siyasette olmaz

Fehmi Koru, Gül'ün Çankaya'dan ayrıldıktan sonra AKP dışında siyaset yapmayacağını düşündüğünü açıkladı

28 Ağustos 2014 16:40

Gazeteci-yazar Fehmi Koru, Abdullah Gül'ün Çankaya'dan ayrıldıktan sonra Ahmet Davutoğlu'nun genel başkanlığındaki AKP'de aktif görev almayacağını ancak AKP dışında da siyaset yapmayacağını düşündüğünü açıkladı.

AKP, Türkiye siyasi tarihinde “Milli Görüş” olarak adlandırılan İslami kimliği ön plandaki bir hareket zincirinde son halkalardan birisi olarak kabul görülüyor. Milli Görüş'ü dolayısıyla da Recep Tayyip Erdoğan'ı da Abdullah Gül'ü de yakından tanıyan gazeteci-yazar Fehmi Koru, Amerika'nın Sesi'ne, Gül'ün Çankaya'dan ayrıldıktan sonra Ahmet Davutoğlu'nun genel başkanlığındaki AKP'de aktif görev almayacağını ancak AKP dışında da siyaset yapmayacağını düşündüğünü açıkladı.

Yıldız Yazıcıoğlu’nun Amerika’nın Sesi’ndeki haberine göre, AKP, 1.Olağanüstü Kongresi ile Erdoğan'ın yerine Davutoğlu'nu yeni genel başkan olarak seçti. Şimdi bu seçimle birlikte Türkiye'deki önümüzdeki dönemde neler yaşanabileceği tartışılıyor. ''Gelecekte nasıl bir Türkiye olacak?'' sorusu açısından kilit mesajlar günlerdir yeni dönemde 12.Cumhurbaşkanı olarak Çankaya'da görev yapacak Erdoğan ile 62.Hükümet'i kuracak Davutoğlu'nun konuşmalarında yer alıyordu.

Erdoğan ve Davutoğlu'nun konuşmalarındaki mesajları, Türkiye'de ''Milli Görüş'' olarak adlandırılan çizgiyi yakından izleyen ve hatta zaman zaman açıkça desteklediğini de kaleme alan Gazeteci-yazar Fehmi Koru, Amerika'nın Sesi'ne değerlendirdi.

Erdoğan'ın konuşmasında adeta ''AKP'nin ebedi lideri'' mesajı verdiği yönündeki izlenimlere katıldığını kaydeden Koru, şunları dile getirdi:

“Baktığınız zaman sadece siyasi partinin başından ayrılan, Cumhurbaşkanlığı'na geçen ama siyasi davadan ayrılmayan, kopmayan ve onun liderliğine halen sahip çıkan bir profil çizdi, Sayın Erdoğan.. Öyle zannediyorum ki kendisini dava dediği Türkiye'nin içerisinde yer aldığı daha geniş bir coğrafyanın unsuru olarak görüyor. Türkiye'de de kendisinin Cumhurbaşkanı olmasıyla birlikte siyasette ağırlığının hissettirilmeyeceği bir ortama gidilmeyeceğini çok açık bir şekilde ifade ediyor.”

Erdoğan ve Davutoğlu'nun konuşmalarında 'paralel yapı' olarak belirtilen Fethullah Gülen Cemaati'ne yönelik verilen ''savaş, mücadele'' mesajlarını da yorumlayan Koru, bu noktada cemaatin konumunu yeniden gözden geçirmesi gerektiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Aslına bakarsanız paralel yapı konusunun ele alınması Aralık 2013'ten itibaren gündemimizin en önemli maddesi. Çünkü iktidar partisi, 17 Aralık ve 25 Aralık'ta meydana gelen gelişmeleri kendisinin varlığına bir tehdit, bir tür darbe olarak yorumladı. Dolayısıyla onunla mücadeleyi hayati önemde kabul ediyor. Bu sizin de söylediğiniz gibi bir silahlı mücadele değil. Ama varlığını her alanda hissettiren, siyasette de etkilerini hemen herkesin görebildiği başka türlü bir savaş. Ben burada paralel yapı olarak adlandırılan cemaatin durumunu yeniden değerlendirerek, alanını eskiden olduğu hizmet alanı olarak belirleyen ve devletle irtibat noktalarını ortadan kaldırabilen yeni bir yapılanmayla bu savaşın ortadan kalkabileceğini ve kalkması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü böyle bir savaşın varlığı sadece ortamı karıştırmıyor, insanların zihnini bulandırmıyor. Aynı zamanda Hizmet Hareketi'nde olmak isteyen grubun da çalışmalarını zedeliyor ve onların global anlamda bugüne kadar yürüttükleri faaliyetleri de tehdit ediyor. Dolayısıyla eğer o faaliyetleri devam etsin istiyorlarsa kendilerini bu yeni duruma göre yeniden uyarlamaları gerekiyor.”

 

‘Gül AKP dışında kendisine yer aramayacaktır’

 

Gazeteci Koru, Abdullah Gül'ün Çankaya Köşkü'nden ayrıldıktan sonra siyasette nasıl yer alacağı konusunu ise şöyle yorumladı:

“Cumhurbaşkanı Gül, cumhurbaşkanlığından ayrıldıktan sonra siyasi kimliğinin devam edeceğini söyledi ve o siyasi kimliğinin de kendisinin kurucularından olduğu AKP'de olacağını söyledi. Ama bu hiçbir zaman parti içerisinde görev almak anlamına gelmiyor. Bu cümleleri sarf ettiği dönemde henüz daha genel başkanlık konusu ortadaydı. Dolayısıyla genel başkanlık gibi bir önemli görev kendisine düşerse onu üstlenebileceğini ifade etmişti. Şimdi o koltuk dolduğuna göre AKP içerisinde kendisinin siyasi bir göreve gelmesinin söz konusu olabileceğini düşünmüyorum. Ama AKP dışında da kendisine bir yer arayacağı düşüncesinde değilim.”