Gündem

Erdoğan: FETÖ konusunda hata yaptım, halkımdan özür diliyorum; bunlar Amerika'yı da ele geçirecekler!

"Kılıçdaroğlu'nun da Bahçeli gibi Yenikapı'daki mitingimizde olmasını istiyorum"

04 Ağustos 2016 15:08

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin olarak, "Bunca tehdide aynı anda maruz kalıp dimdik durabilmeyi başaracak Türkiye'den başka ülke var mıdır, onu bilmiyorum" dedi. "Bu FETÖ'cüler sözümona kendilerini dünya vatandaşı sayıyorlar" diyen Erdoğan, "Örgütlendikleri 160 ülkeyi vatan sayıyorlar ve oraları da ele geçirecek kadar kendini beğenmişler. Amerika’ya da ele geçirecekler ha. Öyle söylüyorlar. Oraya yerleşmek suretiyle bunu yapıyor" ifadesini kullandı.

"Dün söyledim, Rabbimden af diliyorum, milletimden özür diliyorum dedim" diyen Erdoğan, "Çünkü burada hata yapmışız. Olaya biz tabii samimiyetle baktık. Hesap soramazsak milletimize hesap veremeyiz" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Ağustos Pazar günü Yenikapı’da düzenlenecek olan demokrasi ve şehitler mitingine katılacağını açıklayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye teşekkür ederek, daveti geri çeviren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na bir kez daha çağrıda bulundu. Erdoğan, "Tüm milletimiz davetli. Parti, şu bu ayrımı yapmaksızın. Kılıçdaroğlu da orada olsun istiyorum" dedi.

Erdoğan, Diyanet'e talimat verdiğini belirterek, Fethullah Gülen'in bütün eserlerinin toplatılıp inceletileceğini söyledi. "O sözde eserlerin içinde birçok bizim dinimizle bağdaşmayan ifadeler var" diyen Erdoğan, "Ondan sonra da ‘FETÖ’nün Günah Galerisi’ diye bir kitap hazırlanacak" ifadesini kullandı. 

Oda ve Borsa Başkanlarıyla İstişare Toplantısı'nda konuşan Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

Biz ihanetlerle ilk defa karşılaşmıyoruz. Pek çok darbe girişimine, ASALA'sından PKK'sına pek çok örgütün saldırılarına maruz kaldık. Sorulması gereken soru şu; Bu ülke ve bu millet ne için bu kadar çok saldırıya maruz kalıyor? Bizim dışımızdaki ülkelerin de süt liman olduğunu söylemiyorum. Her toplumun kendine göre sıkıntıları var. Ama biz neredeyse onların tamamı kadar yaşadığı sıkıntıyı tek başımıza göğüslemek zorunda kalıyoruz. Bu millet alnı öpülesi bir millettir. Hani şair diyor ya yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan. Millet arkamızdan yürüdü. Bir anda hepsi meydanlara, havalimanlarına geldi. Farkı vardı, bizim milletimiz tankların altına yattı. Uçaklardan kaçmadı. Helikopterlerin bütün mermilerine karşı göğsünü siper etti. Bunca tehdide aynı anda maruz kalıp dimdik durabilmeyi başaracak Türkiye'den başka ülke var mıdır, onu bilmiyorum.

Bütün terör örgütlerinin ortağı olan FETÖ’nün darbe girişimini püskürttük. Ama bunu sizlerle beraber, çağrımıza uyan milletimizle beraber yaptık. Bu millet alnı öpülesi bir millettir. Hani şair diyor ya, “Yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan.” Hamdolsun, millet arkamızdan yürüdü ve bizi yalnız bırakmadı. Bir anda, hepsi meydanlara doldu, doluştu. Farkı var, bizim milletimiz tankların altına yattı. F16’lardan, F4’lerden kaçmadı. Helikopter mermilerine göğsünü siper etti. Çünkü istiklalinin de, istikbalinin de sigortası imanıydı.

 

"Amerika’ya da ele geçirecekler ha!"

 

Bu coğrafyayı 1000 yıl önce vatanımız olarak belirlediğimizden beri kesintisiz bir mücadele halindeyiz. Bırakırsak hem vatansız, hem devletsiz kalırız. Her fırsatta rabiamız var diyorum. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bu yalın gerçeği anlatmaya çalışıyorum. 15 Temmuz bu milleti vatansız, devletsiz, bayraksız bırakma girişimidir.

Onlar sözümona kendilerini dünya vatandaşı sayıyorlar. Örgütlendikleri 160 ülkeyi vatan sayıyorlar ve oraları da ele geçirecek kadar kendini beğenmişler. Amerika’ya da ele geçirecekler ha. Öyle söylüyorlar. Oraya yerleşmek suretiyle bunu yapıyor. Hava bu. Sadece itikadi olarak değil, milli olarak da sapkın bir grup.

Bütün terör örgütlerinin ortağı olan FETÖ’nün darbe girişimini püskürttük. Ama bunu sizlerle beraber, çağrımıza uyan milletimizle beraber yaptık. Bu millet alnı öpülesi bir millettir. Hani şair diyor ya, “Yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan.” Hamdolsun, millet arkamızdan yürüdü ve bizi yalnız bırakmadı. Bir anda, hepsi meydanlara doldu, doluştu. Farkı var, bizim milletimiz tankların altına yattı. F16’lardan, F4’lerden kaçmadı. Helikopter mermilerine göğsünü siper etti. Çünkü istiklalinin de, istikbalinin de sigortası imanıydı.

Ne dedi milletimiz, “Bizim bu ülkeden başka vatanımız yoktur” dedi. Ve “Bu ülkemizi de bu sapıklara bırakmayacağız” demiştir. Milletimiz o gece köken, meşrep, parti farkı gözetmeksizin sokaklara dökülerek “Bizim kendi birliğimizden başka sığınacak bir yerimiz yoktur” demiştir. 19 gün sonra şehadet şerbetini içen Oğuzhan kardeşimin ailesini ziyaret ettim. Dünya güzeli bir fidan. Şehadetle ayrı bir güzelleşmiş. Morgda cemalini bir göreyim dedim. Şarapnelle beyni parçalanıyor, şehadet şerbetini içiyor. Bu gençleri bu yola sevk eden nedir? Allah’a olan kulluk, şehadete olan aşk, bu vatan, bu millet için yürüyüştür. Askerden yeni gelmiş. Dalyan gibi maşallah. Baba, dedeler hiçbirisinde de gözyaşı yok. Bende var. Onlarda yok. Bir evladı kalmış, Kadir’i. Bu külliyede 5 şehidimiz vardı, altıncısı Oğuzhan oldu. Zerre kadar insanlıktan nasibini almış birileri, şu külliyede elinde bayraktan başka silahı olmayan insanların üzerine bomba yağdırabilir mi?

Tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ihanet dediğim bu takıma birileri cemaat diyor. Bunların cemaatle memaatle alakası yok. Diğer cemaatlere hakaret olur. Bunlar tam bir terör örgütüdür. Ve bu terör örgütü, FETÖ bu ülkede aileleri birbirinden ayırdı.

 

"Kılıçdaroğlu da orada olsun istiyorum"

 

Şimdi her şey ortaya çıkıyor, daha çok şeyler ortaya çıkacak.  Nokta koymuş değiliz, bu bir virgül, daha devam ediyor. Kararlı bir şekilde bu süreci devam ettirmek zorundayız. Süreci noktaladıktan sonra, ilan edilir. Bu millet birliğini, beraberliğini muhafaza ettiği sürece, Allah’ın izniyle önünde kimse duramaz. 

Pazar biliyorsunuz, Yenikapı’da Cumhurbaşkanlığı olarak bir büyükçe demokrasi ve şehitler mitingi düzenledik. Tüm milletimiz davetli. Parti, şu bu ayrımı yapmaksızın. Kılıçdaroğlu da orada olsun istiyorum.

 

"Hata yaptım, halkımdan özür diliyorum"

 

Diğerleriyle ilgili çalışmalar sürüyor. Bir de iş dünyası ayağı var. En güçlü oldukları yer belki de orası. Kuraldır, finansı olmayan hiçbir proje başarıya ulaşamaz. Bu yapının tüm akarlarını tamamen kesmekte kararlıyız. Kimsenin gözünün yaşına bakacak halimiz yok. Dün söyledim, Rabbimden af diliyorum, milletimden özür diliyorum dedim. Çünkü burada hata yapmışız. Olaya biz tabii samimiyetle baktık. Hesap soramazsak milletimize hesap veremeyiz. 

Bu adamlar sinsidir, her sözlerinin gerisinde başka niyet vardır. Bu adamlar hırsızdır, sınav sorularını çalarak, usulsüz atamalar yaparak milyonlarca insanın geleceğini çalmıştır. Bu adamlar haindir, kendi ülkelerini karalamak için çalışmaktadır. Bu adamlar maşadır, çünkü yaptıkları işlerin kahir ekseriyeti üst akla hizmet etmeye yöneliktir. Yoksa o Pensilvanya’daki üst akıl değil ha, o kadar kafası çalışmaz. Üst akıl başka.

 

"Diyanet 'FETÖ’nün Günah Galerisi’
diye bir kitap hazırlayacak"

 

Şimdi de çıkmışlar “14 Ağustos’u bekleyin.” Biz namert değiliz, biz merdiz, mert. 

Be dangalak, be şarlatan,  Allah ayetinde ne buyuruyor, “Ben size şah damarından daha yakınım”  diyor. Daha yakın olan rabbimizdir, daha yakın yok. Bu bir şirktir, bu bir küfürdür. FETÖ ihanet şebekesinin mensupları Pensilvanya’daki şarlatana inanıyor, hayatlarını onun için yaşıyorlar. 

Dün söylemeyi unuttum. Sözde kitaplar yazıyormuş, eserleri varmış. Artık ne tür intihaller yapıldığını bilemem ama çok olduğu belli. Diyanet İşleri Başkanımıza da söyledim. Bunun sözde eserlerini Din İşleri Yüksek Kurulu’na bir verin de , A’dan, Z’ye incelesinler. İçinde birçok bizim dinimizle bağdaşmayan ifadeler var. Ondan sonra da ‘FETÖ’nün Günah Galerisi’ diye bir kitap siz hazırlayın.

İş adamlarına da sesleniyorum. İçinizde hala bu gaflette olanınız varsa, merhamet etmeyi bırakın ve onları adalete teslim edin. Bu kadar açık konuşuyorum. Batı başka konuşuyor. Zil takıp oynayacaklar da. Zilleri ellerinde kaldı. 

Biz OHAL ilan ettik. Fransa önce 3 ay OHAL ilan etti, yetmedi bir 3 ay daha, üçüncü defa 6 ay ilan ettiler. 3 aylık OHAL ilan ettik diye rahatsız olanlar oldu. Biz devleti yeniden yapılandırmaya mecburuz. A’dan Z’ye, tepeden tırnağa elden geçirmeye mecburuz. 14 yıllık başbakan ve cumhurbaşkanlığım döneminde edindiğim ciddi deneyimler, ciddi çalışmalar var. Biz dersimizi iyi çalıştık. Başta başbakan, birçoğu ciddi deneyimler elde ettik.

Bir insan çalıştığı kuruma ihanet içindeyse, faydalı değilse, çalışmıyorsa, biz bu insanı sırtımızda taşımaya mecbur muyuz? İhbar tazminatını verirsin, kıdem tazminatını verirsin, başının çaresine bak dersin. Bunlardan devleti arındırma zamanı. Bu yasal düzenleme anayasa değişikliği gerektiriyor.