Gündem

Erdoğan: Ermenistan'ı kınıyorum; Türkiye, Azerbaycan'ın yanında olmayı sürdürecektir

28 Eylül 2020 14:14

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi'nde gerçekleştirilen Uluslararası Deniz Hukuku ve Doğu Akdeniz Sempozyumu'nda konuştu.

Ermenistan-Azerbaycan arasındaki gerilime ilişkin açıklamalarda bulunan Erdoğan, "Ermenistan'ı bir kez daha kınıyorum. Türkiye, Azerbaycan'ın yanında olmayı sürdürecektir" dedi. Erdoğan devamında da, "MİNSK üçlüsü denilen bugüne kadar yaklaşık 30 yıldır bu sorunu çözmemişlerdir. Bu sorunu çözememek için de adeta ellerinden geleni yapmışlardır. Şimdi ise akıl veriyorlar zaman zaman da tehdit ediyorlar. Nedir bu tehdit? Türk askeri burada var mı? Bunu söyleyenler Suriye'nin kuzeyinde binlerce TIR silahı oraya taşıyanlardır" ifadelerini kullandı. 

Erdoğan, "Artık hesap vakti geldi diyen Azerbaycan ister istemez kendi göbeğini kendi kesmek zorunda kalmıştır" sözlerini kaydetti.

Erdoğan'dan Doğu Akdeniz açıklaması

Erdoğan Doğu Akdeniz'deki gerginliğe ilişkin olarak da şu değerlendirmelerde bulundu:

"Akdeniz'e dair konular dünyadaki pek çok ülkenin de ana gündem maddesini oluşturuyor. Kıyısı olsun olmasın pek çok ülke burada yaşananları yakından takip ediyor. Akdeniz'in en uzun kıyı şeridine sahip olan bir ülkesi olarak bizim e gündemimizde bu gelişmeler önemli bir yer tutuyor. Şüphesiz bunların başında Doğu Akdeniz'de var olduğu düşünülen zengin hidrokarbon kaynakları geliyor. Son günlerde bazı ülkelerin provokasyonların arka planında Doğu Akdeniz'deki ekonomik potansiyel vardır."

"Akdeniz bizi birbirimize yaklaştıran iş birliğimizi güçlendiren bir denizdir"

"Emperyalistlerin hükümdarlığı altında Akdeniz maalesef son yıllarda sahile vuran mülteci cesetleriyle anılmaya başlandı" diyen Erdoğan şöyle devam etti:

"Batılı insanı yücelten diğer tüm toplumları değersizleştiren bu zihniyet medeniyetimizin en büyük düşmanıdır. Son günlerde Akdeniz'deki gerilimi tırmandıranlar da aynı zihniyetin temsilcileridir. Bu coğrafyada huzur ikliminin yeniden tesis edilmesini istiyoruz. Tek taraflı emrivakilere karşıyız. Akdeniz bizi birbirimize yaklaştıran iş birliğimizi güçlendiren bir denizdir. Böyle olmalıdır. Böyle kalmalıdır. Akdeniz büyük ailemizin çatısıdır. Akdeniz'deki sorunları birbirimizi dışlayarak değil bölgedeki tüm aktörleri aynı masada buluşturarak çözebiliriz. Türkiye'nin ve KKTC'nin adil bir biçimde içinde yer almadığı hiçbir denklemden Akdeniz barışı çıkmaz."

"Meselenin temelinde haksız ve maksimalist deniz sınırı iddiaları vardır"

Sözlerine, "Bu konu her ne kadar Türkiye-Yunanistan bağlamında tartışılsa da çok açık net söylüyorum meselenin temelinde Yunanistan'ın ve Rum yönetiminin 2003'ten bu yana devam eden haksız ve maksimalist deniz sınırı iddiaları vardır" diyerek devam eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sonlandırdı:

"Yunanistan ve Rum kesiminin kışkırtmaları karşısında itidali tavrımızdan taviz vermedik. Ülkemizi denizden kuşatmaya dönük hamlelerin hepsi boşa çıkmıştır. Türkiye kendi haklarıyla beraber Kıbrıs Türklerinin haklarını sonun kadar savunacağını ortaya koymuştur.

"Gelin hep beraber Akdeniz'i tekrar bir barış havzasına çevirelim"

Diplomasi ve müzakere asla bir zayıflık emaresi değildir. Başta Yunanistan olmak üzere Akdeniz'den komşumuz olan tüm ülkeleri Doğu Akdeniz meselesini sıfır toplamlı bir oyun olarak görmekten vazgeçmeye davet ediyorum. Gelin hep beraber Akdeniz'i tekrar bir barış havzasına çevirelim, yeni husumetlerle Akdeniz'in aksularını kirletmeyelim. Gelin enerjiyi çatışmanın değil iş birliğinin vesilesi kılalım Türkiye olarak şimdiye kadar bize uzatılan barı meselesini asla havada bırakmadık. Bize bir adım atana biz koşarak gittik. Bugün de Merkel'in yürüttüğü diplomatik çalışmalara her türlü desteği verdik, veriyoruz."