Gündem

Erdoğan: Yerel seçimlerde telafi edilemeyecek bir yıkım olmadığını önce kendimize, sonra milletimize anlatacağız

"AK Parti'nin zayıflaması Türkiye'nin savunmasının zayıflamasıdır"

06 Ekim 2019 14:18

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, AKP'nin Kızılcahamam kampının kapanışında konuştu. Erdoğan, partisinin seçimlerde aldığı oy oranlarını tek tek sıraladı, yerel seçim sonuçları için ise "Telafi edilemeyecek bir yıkım olmadığını önce kendimize, sonra milletimize anlatacağız" dedi. 

"AK Parti'nin zayıflaması Türkiye'nin savunmasının zayıflamasıdır"

"Verdiğimiz mücadele kendimiz değil, milletimiz adınadır" diyen Erdoğan, "AK Parti ne kadar güçlü olursa milletimiz de o kadar güçlüdür. AK Parti'nin zayıflaması Türkiye'nin savunmasının zayıflamasıdır. Bizim ülkemiz ve milletimiz için daha yapacak çok işimiz var.  Biz sıradan bir parti değiliz,  bu hareket bir davasıdır. Türkiye'nin çok partili siyasi hayat döneminde bizim kadar uzun süre iktidarda kalan bir başka parti yoktur. Yıllar geçtikçe mücadele azmimiz daha da arttı. Son yıllardaki seçim sonuçlarına baktığımızda bu gerçeği görebiliriz" diye konuştu. 

Erdoğan, "Tespitlerimizde bir yanlışımız var. Kamuoyunu bilgilendirmede maalesef eksikliğimiz var. 3 Kasım 2002 milletvekili seçimlerinde yüzde 34 buçuk oy almıştık. 2002 mahalli idareler seçimini yüzde 39 oy oranıyla tamamladık. 2011 milletvekili yerel seçimlerinde rekor bir netice elde ettik. 2014 mahalli idareler seçimlerinde oldukça iyi bir oran yakaladık. 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminde doğrudan milletimizin teveccühü ile göreve gelen ilk kişi olduk.  2017 halk oylamasında yüzde 51, 5 ile millet yeni sistemi onaylamış. Birileri 'Değiştirelim' diyor.  Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu kabul etmiyorsun ki" ifadesini kullandı. 

"Belediye meclislerindeki oy oranımızı gündeme getirmemiz gerekiyor"

Partisinin seçimlerde aldığı oy oranlarını sıralamaya devam eden Erdoğan, "2018 seçimlerinde cumhurbaşkanlığı yüzde 52,6 oy oranı elde ettik. 2019 seçimlerinde Cumhur İttifakı olarak yüzde 51,6 oy oranına ulaştık. Bu seçimlerin en çok tartışılan yerleri hiç şüphesiz Ankara ve İstanbul seçimleriydi. 31 Mart'ta İstanbul'da yüzde 48,6 aldık. Tekrarlama seçiminde yüzde 45'te kaldık, CHP yüzde 52 ile seçimi kazanan parti oldu. Başkanlıkta aldıkları oy bu. Şimdi bir yere geleceğim. Büyükşehir belediye meclis seçiminde yüzde 45,6 il açık ara birinci parti çıktı. CHP yüzde 38,5 oy oranına ulaşabildi. Meclis'teki tablo açık ara önde, bunu bir daha konuşmamız lazım. Bunu gündeme getirmemiz gerekiyor" dedi. 

Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: 

"Ankara'da benzer bir fotoğraf ile karşı karşıyayız. CHP adayı yüzde 50, biz 43,8’de kaldık. Ortada asla başarısızlık, telafi edilemeyecek bir yıkım olmadığını önce kendimize, sonra milletimize anlatacağız. Mücadele bayrağını yükselttik. Artık yeniden yollara düşme vaktidir. Pozitif gündemli bir siyaset izlemeye çalışıyoruz. Birileri bu iklimi zehirlemeye çalışsa da mecbur kalmadıkça kendilerini muhatap almadık, almıyoruz, almayacağız. Bu duruşumuz hakkımıza, hukukumuza, haysiyetimize yönelik saldırıları cevapsız bırakacağımız anlamına gelmiyor.

Kendini dev aynasında görerek, milleti aşağılamaya, milleti hiçe saymaya çalışanların günleri sayılıdır. Önümüzdeki dönemi en iyi şekilde değerlendirirsek, bizi gelecekte daha büyük başarılar bekliyor. AK Parti milletimizin tek umudu olma vasfını koruyor, bunda hiçbir endişeniz olmasın. Bu ülkeye en büyük hizmetleri AK Parti getirmiştir, bundan sonra yapılacakları da AK Parti yapacaktır. Milletimiz yeni hizmetlerin sabırsızlığı içindedir. Bir televizyonda bir ukala çıkmış bir şeyler söylüyor. "Güvenli bölge olayının Erdoğan'la alakası yok" dedi. Ana muhalefetin atıkları böyle, bunlara da televizyonda bu imkânı veriyorlar.  Güvenli bölgenin olabileceği yerleri Obama'ya söyleyen şahsımdır.

Trump, Fırat’ın doğusundan çekilmeyi gündeme getirdi ama yanındakiler talimata uymuş değil.  Bütün hesabımızı yapmak zorundayız. Güvenli bölge olarak söylediğimiz, haritada çizip gösterdiğimiz yerler, 30-32 km. derinlik çalışmalar bizim bu bölgede durumumuz ne olduğunu göstermemiz bakımından önemli.  Bize düşen her alanda hazırlık yapıp, yeni projeleri ve eserleri hayata geçirmektir. Biz işimize bakacağız. Türkiye için ne yapabiliriz ona bakacağız"