Politika

ERDOĞAN: "ÇANTACILARIN ÜMÜĞÜNÜ SIKMAYA MECBURUZ" İKİZDERE (A.A)

11 Ağustos 2010 19:54

-ERDOĞAN: "ÇANTACILARIN ÜMÜĞÜNÜ SIKMAYA MECBURUZ" İKİZDERE (A.A) - 11.08.2010 - Bilal Yakınbaş bildiriyor - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Çantacılar türedi bu ülkede. Bu çantacılar maalesef her türlü fırıldağı çevirerek boşluklardan istifade ettiler. Gittiler işte EPDK'dan, şuradan, buradan aldılar imtiyazlarını ve bu imtiyazlarını şu anda bu ülkenin aleyhine kullanıyorlar. Bunların peşine düştük'' dedi. Başbakan Erdoğan, Rize'nin İkizdere ilçesinde yapımı tamamlanan Konukoğlu Cevizlik Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali'nin açılış törenine katıldı.  Törende yaptığı konuşmada, Cevizlik Hidroelektrik Santrali'nin Rize'ye ve tüm Türkiye'ye hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, şunları söyledi: ''Bugün bu açılış vesilesiyle tam 120 milyon dolar değerindeki bir yatırımı Rize'ye kazandırmanın heyecanını yaşıyoruz. Bu büyük yatırımın, Rize'ye yeni bir enerji, yeni bir dinamizm, yeni bir motivasyon sağlayacağına inanıyorum. Ben, İkizdere Vadisi'nde yaptığı yatırımla böylesine önemli bir tesisi Rize'ye kazandırdığı için Sanko Enerji yönetimine ve tesisin yapımında emeği geçenlere şükranlarımı iletiyorum. Eskiden, 'su akar, Türk bakar' ifadesi hep kullanılırdı. Sonra biz buna ilave yaptık. Şimdi bunu değiştiriyoruz. Artık 'su akar, Türk bakar' değil. 'Su akar, Türk yapar' noktasına geldik. Türkiye'deki gerek barajlar gerek HES'ler noktasında yapılan bu yatırımlarla biz artık enerjimizi kendi kaynaklarımızdan üretebilmenin gayreti içinde olmaya mecburuz.  Şu anda halen doğalgaz çevrim santralleri ile bu işi halletmeye çalışıyoruz. Bunun maliyetinin ne denli yüksek olduğunu benim vatandaşlarımın bilmesini özellikle hatırlatıyorum. Gerek konutlarda gerek sanayide bu bizim rekabet gücümüzü azaltıyor ve tehdit ediyor.  Öyle ise bizim daha ucuz enerji elde etmemiz lazım ki bu bizim rekabetteki gücümüzü artırsın. Çünkü artık Türkiye sanayileşmede, teknolojide sıçrayan, kükreyen bir ülke. Öyle ise ülkemizin bu noktada attığı adımları bizim altyapı dediğimiz bu çalışmalarla kolaylaştırmamız lazım ve dünya ile rekabette daha güçlü bir konuma gelmemiz lazım.'' -''AKLI VE BİLİMİ KULLANMADIĞIMIZ SÜRECE BU NİMETLERDEN İSTİFADE EDEMEYİZ''- Türkiye'nin her geçen gün büyüdüğünü, ilerlediğini ve kalkındığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, büyümede dünya rekorları kırıldığını ve Türkiye'nin dünyanın en hızlı büyüyen ülkeleri arasında ön sırada yer aldığını söyledi. Ancak bu büyümeye paralel olarak, enerji talebinde de ciddi bir artış olduğunu belirten Erdoğan, mevcut tesislerin ve elektrik üretiminin artık ihtiyacı karşılamakta zorlandığını ifade etti. Başbakan Erdoğan, bunun nedeni olarak da bugün Türkiye'nin 10-15 yıl öncesine göre hem çok daha fazla üreten hem de daha fazla tüketebilen ülke olmasını gösterdi. Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: ''Bakınız, bir yaz mevsiminde bir anda normal süredeki elektrik tüketiminin yüzde 30 fazlasını tüketir hale geliyoruz. Niye? Air conditionlar hepsi yoğun bir şekilde çalışınca ister istemez tüketim artıyor. Şimdi Karadenizimizin halini düşünün, şu Rizemizdeki nem oranını düşünün, sıcağı düşünün. İsterseniz burada air condition kullanmayın. Bunların da çevre tehdidi oluşturmada neler meydana getirdiğinin tartışıldığı bir dönemin içindeyiz. Bunu da biliyoruz. Fakat ister istemez insan tabii kendi sıkıntıları için bunu da kullanıyor.  Bir ülkenin elektrik tüketimi, aynı zamanda o ülkenin kalkınmışlık düzeyini, üretim gücünü yansıtıyor. Bunu da göz ardı edemeyiz. Bir ülke ne kadar fazla elektrik tüketiyorsa o ülke o kadar güçlüdür, kalkınmada o denli süratle ilerliyor demektir. Demek ki fabrikalarımızdaki çarklar işliyor, demek ki işletmelerimizdeki üretim artıyor, demek ki konutlardaki tüketimi artıyor, demek ki ülkenin tamamında teknoloji daha da yaygınlaşıyor. Fakat birileri çıkıyor, 'efendim bu eser olamaz.' Kardeşim, dünyada olamaz diye bir şey yok. Oluru için ne yapmak lazım bunu konuşmak gerekir. Olamaz demek kolay. Oluru için ne yapmak lazım?  Biz insan olarak Allah'ın bize verdiği aklı, Allah'ın ara bul dediği ilmi bu yolda kullanmalıyız. Eğer biz bu aklı ve bilimi kullanmadığımız sürece bu nimetlerden istifade edemeyiz.'' -''OLUR MU BE KARDEŞİM?''- Ateş, su ve toprağı üretime dönüştürmek gerektiğini belirten Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin petrolü olmadığını, petrol ve doğalgaz ihtiyacını yurt dışından karşıladığını dile getirdi.  Enerji açığını kapatmak için bu alanda bir şeyler yapılması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, maliyeti ağır olan hidroelektrik ve termik santrallerin sayısını artıracaklarını söyledi. Başbakan Erdoğan, şöyle dedi: ''Nerede bu yatırımı yaparsanız karşınıza birileri çıkıyor. Hidroelektrik santrallerde çıkar, barajlarda çıkar, termik santrallerde çıkar, HES'lerde çıkar... Yahu Allah'ın bize lütfettiği rüzgarı enerjiye çevireceğiz, 'doğaya karşısın.' Yahu olur mu be kardeşim? Esiyor bu rüzgar yahu, esiyor. 50 tane pervane koyuyorsun, bir motor... Oradan enerji üretiyorsun yahu. Bunları yapacağız, bunlardan istifade edeceğiz. Aynı şekilde güneş enerjisinden istifade edeceğiz.  Kömür ve doğalgaz ihtiyacımızı karşılamak için her yıl 25 milyar dolar döviz yurt dışına gidiyor. Bu noktada çok ciddi bir kaybımız oluyor. Oysa, Türkiye vaktiyle bu hidroelektrik santrallerini devreye alabilmiş olsaydı, bugünkü oranda bir maddi kaybımız olmayacaktı. Dolayısıyla bütün bunları göz önüne aldığımızda, hidroelektrik santrallerin çok hızlı bir şekilde yapılması ülkemiz için büyük önem taşıyor.'' Türkiye'de bu alanda çok ciddi bir potansiyel bulunduğunu belirten Başbakan Erdoğan, şu an itibarıyla yılda 51 milyar kilovat saat hidroelektrik enerji üretim potansiyelinin işletmeye alındığını ifade etti. Ancak hala arzu edilen seviyeye gelinmediğini anlatan Erdoğan, mevcut kapasitenin, toplam hidroelektrik potansiyelinin sadece yüzde 36'sına tekabül ettiğini bildirdi.  Başbakan Erdoğan, şunları söyledi. ''Girişimcilerimizin bu noktada attığı büyük adımlar var. Bu arada şunu da söyleyeyim, bir de çantacılar türedi bu ülkede. Bu çantacılar maalesef her türlü fırıldağı çevirerek boşluklardan istifade ettiler. Gittiler işte EPDK'dan, şuradan, buradan aldılar imtiyazlarını ve bu imtiyazlarını şu anda bu ülkenin aleyhine kullanıyorlar. Bunların peşine düştük.  Ben Enerji Bakanıma da söyledim, işte şu anda EPDK Başkanı da burada. Bunların ümüğünü sıkmaya mecburuz. Girişimcilerimizi de uyarmamız lazım. Sakın gidip de bu adamlara bol bol paralar vermek suretiyle devletin hakkını bunlara adeta bir hak haline veyahut da bir rüşvet, bir komisyon haline dönüştürmeyin. Bakın bunu da açıkça söylüyorum. Dertli olduğum konulardan bir tanesi bu.  Dünyanın ileri, gelişmiş devletlerinde atılan kontrollü ve akıllı adımlarla gerçekten çok büyük açıkları onlar kapadılar ve sıkıntılarını giderdiler. İnşallah biz de bu sıkıntıyı gidereceğiz. Bakınız; Japonya, Portekiz ve İtalya'da hidroelektrik üretim potansiyelinin yüzde 90'ı kullanılıyor. Aynı şekilde Avrupa'da yüzde 75, Kuzey Amerika'da ise yüzde 70. Onun için, biz şimdi yeni bir adım atıyoruz; 'Su akar, Türk bakar' anlayışını, 'Su akar Türk yapar' anlayışıyla değiştiriyoruz ve bu açığı da inşallah kapatıyoruz.''

ETİKETLER

haber