Kültür-Sanat

Ercan Kesal: Sinemadaki ustam Nuri Bilge

Nuri Bilge Ceylan'ın yönettiği ve 64. Cannes Film Festivali´nde Jüri Büyük Ödülü´nü kazanan...

23 Ağustos 2011 03:00

Çağnur Öztürk / T24

Nuri Bilge Ceylan'ın yönettiği ve 64. Cannes Film Festivali´nde Jüri Büyük Ödülü´nü kazanan
"Bir Zamanlar Anadolu'da" filminin senaristi ve oyuncusu Ercan Kesal, Cannes deneyimi ve sinema üzerine önemli açıklamalar yaptı. "Sinemadaki ustam Nuri Bilge'dir" diyen Kesal, yeni filminin şimdiye kadar kadar seyrettiği en iyi filmlerinden biri olduğunu söyledi.

Ercan Kesal Ercan Kesal attends the "Bir Zamanlar Anadolu'Da" Premiere at Palais des Festivals during the 64th Annual Cannes Film Festival on May 21, 2011 in Cannes, France.

Ercan Kesal, T24'ün sorularını şöyle yanıtladı:

Ebru Ceylan ve Nuri Bilge Ceylan’la beraber senaryosunu yazdığınız Bir Zamanlar Anadolu’da filmi Cannes’da Jüri Büyük Ödülü’nü kazandı, aynı zamanda filmde rol alıyorsunuz… Cannes’da olmak nasıl? Filme tepkiler nasıldı?

Cannes Film Festivali uluslar arası platformda ilk sırada kabul edilen, çok prestijli bir festival.Aynı zamanda büyük bir film pazarı.Yönetmen ve oyuncular kadar yapımcılar için de çok önemli bir festival. Daha önce iki kez eşim Nazan Kesal’ın oynadığı “Uzak” ve “İklimler” filmi nedeniyle burada olmuştum. 2008  yılında “Üç Maymun”la ve bu yıl da “Bir Zamanlar Anadolu’da” filmlerinde oyuncu ve senarist kimliğimle Cannes Film Festivali’ne katıldım. Her seferinde müthiş görkemli ve sinemayla dolu günler yaşadım. Film son gün ve son seans gösterilmesine rağmen herkes tarafından(jüri, gazeteciler ve sinemaseverler) merakla beklendi ve çok beğenildi.

Ercan Kesal and Thierry Fremaux - "Bir Zamanlar Anadolu'Da" Premiere - 64th Annual Cannes Film Festival
64. Cannes Film Festivali´nde Jüri Büyük Ödülü´nü kazanan Nuri Bilge Ceylan’ın ´Bir Zamanlar Anadolu´da filminin gösterim tarihi 23 Eylül. Galası ise 21 Eylül’de Adana Altın Koza Film Festivali’nde yapılacak...

Bir Zamanlar Anadolu’da nasıl bir film oldu? Rolünüzden bahseder misiniz?

Senaristlerinden biri olarak, “yazdıklarımı fazlasıyla perdede gördüm” diyebilirim. Seyirci olarak “şimdiye kadar seyrettiğim en iyi filmlerden biri, belki de en iyisi…”
Filmde, cesedi arayan ekibin gece yarısı konakladığı bir köyün muhtarını oynadım.


Ercan Kesal attends the "Bir Zamanlar Anadolu'Da" Premiere at Palais des Festivals during the 64th Annual Cannes Film Festival on May 21, 2011 in Cannes, France.'Papyon sevmiyorum, yemeni taktım'

Kırmızı Halı’da papyon yerine yemeni takmanız dikkatleri çekti, bunun için ne demek istersiniz?

Cannes Film Festivali’nin gösterimlerinde papyon zorunluluğu vardır. Sadece “kendi filminizin galasında” böyle bir zorunluluk yoktur. Öteden beri papyonu sevmemişimdir. Film baştan sona bir “Anadolu hikayesi” olunca, şık bir kostümün üzerine “çok renkli bir Anadolu yemenisi” yakışır diye düşündüm..O kadar…

Tıp eğitimi aldınız ama sinema sanırım hep içinizdeydi, içinizdeki sinema tutkusunu gerçekleştirmenizi sağlayan süreci paylaşır mısınız? Çok sevmek mi, çok inanmak mı?

Sinemayı hep çok sevdim ve her zaman hayatımda önemli bir yerde oldu ama “yaşam gailesi” ve belki aklıma gelmedik başka şeyler pratik olarak sinema sektörünün içinde yer almama müsaade etmedi. Her şeyin bir zamanı vardır. Belki benim için de ancak şimdi mümkün olabildi. Bunun için hayıflanmak yerine hızla yol almaktan ve “başıma gelenlere şükretmekten” yanayım…


'Gerçek sanat insanın çocukluğudur'


Çocukluğunuz Avanos’ta geçmiş, nasıldı, şu an senaryo yazmanıza çocukluğunuzun, o doğanın, yaşadıklarınızın ve aldığınız eğitimin katkıları neler?

Sadece Avanos değil, “Anadolu” büyüleyici bir coğrafyadır. Esasında insanın çocukluğu yaşanılan her şeyi efsunlu bir haleyle sarar…Geriye dönüp baktığımda “Çocukluğumu ne kadar iyi hatırlarsam o kadar iyi senaryo yazabildiğimi” görüyorum. Doğrusu, “En gerçek sanat, insanın çocukluğudur”…

Sinema sizin için ne ifade ediyor?

İnsanın hiçbir zaman bitiremeyeceği “varoluşsal sıkıntısına” çare olabilecek en nadide alandır.

Bir filmi izlemenin bir insanın hayatını değiştirebileceğini düşünüyor musunuz?

En azından “daha katlanılır” hale dönüştürür…


'Metin Erksan içim sızlayarak andığım ağabeyimdir'

Metin Erksan ve sineması sizin için ne ifade ediyor?  Metin Erksan ile ilgili yazınızı sitenizde okudum, bahseder misiniz?

Bazı filmler vaktinden önce çekilir. Bazı müzikler vaktinden önce bestelenmiştir. Bundan kastım bazı sanatsal yaratıların insanlığın ortalamasının üzerinde olması sebebiyle zamanında çok da iyi anlaşılamamaları şanssızlığı yaşamış olmalarındandır. Metin Erksan vaktinden önce dünyaya gelmiş bir sinemacıdır. Zekası ve öfkesi yüzünden de dünyaya küskündür. Benim, içim sızlayarak andığım bir ağabeyimdir…

Nuri Bilge Ceylan ile yolunuz nasıl kesişti?

Eşim Nazan Kesal’ın “Uzak” filminin çekimleri sırasında, “bara giren adam” rolü için (1-1,5 dakikalık bir rol) beni önermesi ve Bilge’nin de “olur” demesidir. O sette başlayan ve bugüne kadar devam eden bir iş arkadaşlığı ve dostluk…Daha önce dediğim gibi, “Her şeyin bir zamanı vardır…”

Oyunculuk yeteneğinizin farkında mıydınız hep, nasıl keşfedildi? Sanırım senaryo yazmayı, oyunculuktan daha çok seviyorsunuz?

Beni oyuncu olarak da, senarist olarak da keşfeden Nuri Bilge Ceylan’dır. Tabiİ öteden beri ailem de, arkadaşlarım da “bir şeyi çok iyi anlattığımı” ve “muhabbetimin çok iyi olduğunu” hep söylerlerdi. Evet, senaryo yazmak biraz daha tercih ettiğim, beni daha çok doyuran bir uğraş.


'Senaryoyu yazarken sorun yaşamadık'

Nuri Bilge Ceylan ve Ebru Ceylan ile ortak Üç Maymun ve Bir Zamanlar Anadolu’da’nın senaryolarını yazdınız, tek başınıza değil de ortak bir şeyler ortaya çıkartmak  nasıl bir deneyim, çatışmalar oluyor mu bu süreçte? Olumlu, olumsuz yönleri neler?

Tek başına olmaktan çok daha iyi ve çok daha verimli oluyor. Çatışmalar ise “sadece daha iyi ve daha gerçek bir senaryo” için ortaya çıkar. Şimdiye kadar hiçbir olumsuz yanını yaşamadım.

Nuri Bilge Ceylan nasıl bir yönetmen sizce, onunla çalışmak nasıl, bir gün yönetmenlik yapmayı düşünüyor musunuz?

Benim sinemadaki ustam Nuri Bilge’dir. Ondan çok şey öğrendim. Onunla çalışmak tabiİ ki şans. Bir gün kendi filmimi çekmeyi kesinlikle düşünüyorum.

Bundan sonrası için yapmak istedikleriniz neler, yeni projeleriniz var mı?

Yeni bir senaryo yazıyorum. Senaryo geliştirme bağlamında Kültür Bakanlığı desteği de çıktı. Çok umutluyum.


'Siyaseti denedim ama yanıldım'

2004'teki yerel seçimlerde CHP'nin Beyoğlu belediye başkanı adayı olmuşsunuz, siyasetle ilgili gelecekte bir planınız var mı? Sizce sanatçı siyasi görüşü konusunda nasıl bir duruş sergilemeli?

Evet, 2001 yılında kısa da olsa böyle bir süreç yaşadım.Sanki yaptığım, ettiğim bir çok şeyi “başkanlık” gibi bir potaya aktarabileceğimi düşünmüştüm..Yanılmışım..

Sanatçı ya da herhangi biri, hiç fark etmez, insanın yeri “yoksulun, mazlumun, ezilenin, çaresizin” yanıdır.


ETİKETLER

haber