Kültür-Sanat

Dünyanın ilk ve tek çini müzesi

Kütahya'da dünyanın ilk ve tek çini müzesi ziyaretçilerini bekliyor

19 Haziran 2008 03:00

Kütahya Müze Müdürü Metin Türktüzün, son Germiyan Beyi 2. Yakup'un yaptırdığı külliyenin Ulu Cami yanındaki imaret bölümünün, günümüzde Çini Müzesi olarak faaliyet gösterdiğini söyledi.

Bu yapının, uzun yıllar Vahid Paşa Halk Kütüphanesi olarak kullanıldığını, kütüphanenin buradan ayrılmasından sonra yıllarca boş kaldığını belirten Türktüzün, "Kültür ve Turizm Bakanlığınca iki yılda restore edilen binanın 5 Mart 1999'da dünyanın ilk ve tek çini müzesi niteliğiyle ziyarete açıldığını" ifade etti.

Türktüzün, yapının halk arasında, içindeki yekpare mermer şadırvandan dolayı "Gökşadırvan" olarak adlandırıldığına işaret ederek, şöyle konuştu:

"Kubbeli ve şadırvanlı orta mekana, üç yönde kubbeli eyvan ile iki oda açılmaktadır. Türbe bölümü kesme taş işçilikli olup, burada topraklarını Osmanlı'ya vasiyet eden 2. Yakup Bey'in çinili sandukası yer almaktadır.

Türbe bölümünün önüne ise 20. yüzyıl başlarında Ulu Cami'nin tamirat nedeniyle kapatılması sırasında, ibadetlerin burada yapılması için mihrap eklenmiştir.

İmaretin bitişiğinde yer alan ve 1960'lı yıllarda yıkılan medresenin taş vakfiye kitabesi giriş kapısının güneyindeki niş içine alınmıştır. 39 satırdan oluşan kitabe, Osmanlı Türkçesiyle yazdırılmıştır. Üzerinde Germiyanoğlu 2'nci Yakup'un vakfettiği yerler, burada çalışanlara verilecek ücretler ve medreseye gelen misafirlere nasıl davranılacağı belirtilmiştir."

Ateşte açan çiçekler

Müzenin vitrinlerinde, 14. yüzyıldan başlayarak günümüzde yapılan örneklerden oluşan ve Kütahyalılar tarafından "ateşte açan çiçekler" olarak tanımlanan çini örnekleri yer alıyor. El emeği, göz nuru dökülerek tek tek fırça ile yapılan bu çiniler birer sanat eseri.

İş adamı Rıfat Çini'nin müzeye bağışladığı değerli eski çinilerin de sergilendiği bölüme, Rıfat Çini'nin babası Mehmet Çini'nin adı verilmiş.

Çinicilerin üstadı Hafız Mehmet Emin'in gümüş mührü, torunlara tarafından müzeye bağışlanmış ve bu kişinin kendi eseri olan çini sehpa da müzede sergileniyor.

Müzenin iç kısmında sağ tarafta bulunan odada en eski Kütahya çinileriyle çini yapımında kullanılan madde, boya, fırça ve desen örnekleri yer alıyor. Bu malzemeler, çiniciliğin ne kadar zahmetli bir iş olduğu konusunda ziyaretçilere bilgi veriyor.

Topkapı Sarayı'ndan getirilen İznik çinilerinin en nadide duvar karo örneklerinin müzede sergilendiğini, eski çini ustalarının mercan kırmızısını sır olarak sakladıklarını ve bu rengin formüllerini kendilerinden başkasının bilmediğini ifade eden Müze Müdürü Türktüzün, "Soldaki odada, Kütahya Tanıtım Vakfı (KÜTAV) tarafından yapılan çini yarışmalarında derece alan tabaklar ile çini pano örnekleri ve 1921 tarihli eski bir çeşme kitabesi sergilenmektedir" dedi.

ETİKETLER

haber