Gündem

'Dolmabahçe görüşmeleri gerekirse araştırılır'

Eski Milli Eğitim Bakanı Nimet Baş, yeni görevi Meclis Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu Başkanlığı görevini ve çalışmalarını anlattı

18 Mayıs 2012 14:51

 

TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu Başkanı Nimet Baş, muhalefetin 27 Nisan e- muhtırasına bağlı olarak, Başbakan Tayyip Erdoğan ile dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt arasındaki Dolmabahçe görüşmesinin komisyona taşınmasını değerlendirdi. Baş, “Bana göre olağan görüşme, orası da Başbakan’ın çalışma ofisi. Ama ciddi bir iddia ile gelirlerse araştırılır, muhataplarına sorulur” dedi.
 

'Kurgular benzer'

 
Başbakan’dan gelen geceyarısı telefonuyla yeni görevini öğrenen Baş, o günün sabahı darbe ve muhtıralarla ilgili belge ve doküman okumaya başladı. Cumhuriyet tarihinin son 50 yılını kapsayan döneme ilişkin 5 bin sayfa belgeyi tarayan Baş, muhtıra ve darbelerden sonra siyasiler, aydınlar ve STK yöneticilerinin tutumlarını inceledi. Baş, taraflı olabilecekleri gerekçesiyle, anı kitaplarını en sona bıraktı.
 
Baş, Hürriyet gazetesinden Nuray Babacan'ın sorularını yanıtladı. İşte o söyleşi:
 
Tüm darbelerin kurgusu aynı demiştiniz. Nasıl bir plan işliyor?
 
Burada ortak bir şey gördüm. Darbe öncesi, darbe süreci ve darbe sonrasında benzer kurgular var. Aslında o dönemlerde kurgulanan siyasi olaylara, provokasyonlara bakmak, bugünkü terör olaylarını doğru değerlendirmemizi de sağlar. Çünkü ben bu ortamların adım adım planladığını gördüm. Her şey, ince ayrıntısına kadar düşünülmüş. Darbenin hemen sonrasında, kurgulanan yeni anayasa, yeni kurum ve kurullar çok anlamlı. Türkiye önce siyasetçiler tarafından yönetilemez hale getiriliyor sonra yaşananların tüm sorumluluğu siyasetçilere yıkılıyor. Gerekçeleri farklı olabilir ama aynı kurguyu görüyorsunuz.
 

'Biz kapsama aldık'

 
27 Nisan e-muhtırası da araştırılacak. Muhatapları Başbakan Erdoğan ve dönemin Genelkurmay Başkanı Büyükanıt. Muhalefet, Dolmabahçe görüşmelerini de sorguluyor, tutumunuz ne olacak?
 
Biz başından beri 27 Nisan bildirisini kapsama almıştık. ‘Bu muhtıra değildir, araştırılmasın’ demedik. Bence Dolmabahçe görüşmesine çok özel anlam yüklüyorlar. Başbakanın Dolmabahçe’deki çalışma ofisinde kabul ettiği kişi, dönemin Genelkurmay Başkanı’dır. Bir defa değil, sayısız kereler görüşmüştür.
 
Ama Başbakan da ‘Bu görüşme benimle mezara gidecek’ diyerek özel anlam atfetti.
 
Başbakanın genelkurmay başkanlarıyla yaptığı tüm görüşmeler için bu geçerli. Hiçbiriyle ilgili açıklama yapmadı ki. ‘O görüşmeye ilişkin özel bir iddianız varsa, araştıralım. Siz zihninizde özel bir anlam yüklüyorsanız onun ne olduğunu söylemeniz gerekir, komisyon neyi araştıracağını bilmek zorunda’ diyorum. Bana göre olağan ama ciddi iddiaları varsa, ortaya koysunlar, araştıralım, muhataplarına soralım. Hükümetin 28 Nisan ile ilgili bir çekincesi olamaz. Böyle bir algının oluşmasına itirazım var. Ben canlı tanığıyım, biz mağduruz, tam tersine CHP selam çakıyordu.
 

'Vesayetçi anlayış tezahür edebilir'

 
Başbakan şov yapılmamasını ve özenli davranılmasını istedi. Nasıl bir yol izleyeceksiniz?
 
Trajik meseleler üzerinde konuşacağız, her demokrasi kesintisi çok derin acılar ve yaralar bıraktı. Biz burada yargı yetkisi kullanmıyoruz, soruşturma yapmıyoruz. Bilgi edinmek ve öğrenmek istiyoruz. Bunu yaparken, buranın ciddiyetine ve nezaketine uygun davranılmasında kararlıyız. Mağdur da olsa, sorumlu da olsa aynı, bizim için değişmez. Bu ülkede darbelerin ve muhtıraların mağduru olmayan kimse yoktur. Senin acın, benim acım diye, acıları yarıştırmayacağız.
 
Türkiye’de hâlâ darbe tehlikesi var mı?
 
Toplumun demokrasi inancının çok geliştiğini görüyorum. Ama ben sistemin hâlâ sorunlu olduğunu düşünüyorum. Sistem değişmediği sürece her zaman bu tür sorunlar yaşanabilir. Yeni Anayasayı bu yüzden çok önemsiyorum, sivil ve demokratik bir anayasanın bunu önleyeceğini, aksi durumda vesayetçi anlayışın bir şekilde tezahür bulacağı hadiseler yaşanabileceğini düşünüyorum.

İlgili Haberler