Gündem

DHA YURT BÜLTENİ-6

1)SANDIKLI'DAN AFRİN'DEKİ MEHMETÇİĞE MERCİMEKLİ BÜKME  AFYONKARAHİSAR'ın Sandıklı ilçesinde, Zeytin Dalı Harekatı'nda görev yapan Mehmetçiğe destek ve moral amacıyla mercimekli bükme kampanyası başlatıldı

31 Ocak 2018 16:12

1)SANDIKLI\'DAN AFRİN\'DEKİ MEHMETÇİĞE MERCİMEKLİ BÜKME 

AFYONKARAHİSAR\'ın Sandıklı ilçesinde, Zeytin Dalı Harekatı\'nda görev yapan Mehmetçiğe destek ve moral amacıyla mercimekli bükme kampanyası başlatıldı. Bu kapsamda yöre halkı tarafından pişirilen yöreye has mercimekli bükmeler, Mehmetçiğe gönderilmek üzere toplanıyor. Sandıklı Belediyesi ile STK\'lar, Afrin\'de yürütülen Zeytin Dalı Harekatı\'nda görev yapan Mehmetçiğe destek ve moral vermek amacıyla dün kampanya başlattı. Kampanya kapsamında ilçe merkezi ve köylerden vatandaş tarafından yöreye has \'mercimekli bükme\' adı verilen hamur işi pişirildi. Çok sayıda vatandaş kampanyaya destek verirken, bazıları bükmelerle birlikte askerlere yazdıkları mektuplar ve askerlik anılarını içeren fotoğrafları da paketlere koydu. 
Vatandaşın paketler halinde getirdiği mercimekli bükmeler Sandıklı Belediyesi personeli tarafından paketlenmeye başlandı. Hazırlanacak paketlerin bugün akşam Kilis\'e gönderileceği hem Zeytin Dalı Harekatı\'nda görevli askerlere ulaştırılacağı hem de bölge halkına ikram edileceği belirtildi. Sandıklı Belediye Başkanı Ak Partili Mustafa Çöl, mercimekli bükmelerin paketleme çalışmasını inceledi. Mustafa Çöl, \"Çorbada bizim de tuzumuz olsun diye yola çıktık. Sandıklı\'mıza özgü mercimekli bükme üzerine bir kampanya başlattık. Bunu bölgemizde bulunan askerlerimize, polislerimize, kardeşlerimize ve tüm gönüldaşlarımıza göndermek istiyoruz. Bununla ilgili çalışmamızı başlattık. Bu da ilçemizin bir sadakası olsun inşallah. Belalardan, kazalardan devletimizi, milletimizi korusun diye çıktığımız bu düşünceyle cenabı Allah kazasız belasız yerine ulaştırmayı nasip etsin. Sandıklı merkez, 56 köyümüz ve 1 beldemizden de ciddi manada teveccüh var. Karınca kararınca destek olan herkese canı gönülden teşekkür ediyoruz. Allah razı olsun\" dedi.

Görüntü Dökümü
-------------------------
- Vatandaş evinde mercimekli bükme yaparken
- Vatandaşlar koli ile mercimekli börekleri belediye ye teslim etmek için getirirken
- Belediye çalışanları mercimekli bükmeleri paketleme çalışması
- Belediye yetkilileri mercimekli bükmeleri paketlerken 
- Belediye Başkanı Mustafa Çöl, mercimekli bükmeleri belediye yetkililerin paketleme çalışmasını incelerken
- RÖP: Mustafa Çöl(Belediye Başkanı)
130 MB /// 02.07\"

( HABER- KAMERA: Ahmet DAĞLI/SANDIKLI (Afyonkarahisar), (DHA)

=====================================================

2)SINAV KAYGISI İÇİN VERİLEN İLAÇ YÜZÜNDEN VÜCUDU YANAN GENCİN AİLESİNDEN SUÇ DUYURUSU

ANTALYA\'da sınav kaygısı nedeniyle kullandığı ilaçların yan etkisi sonucu vücudu su toplayıp moraran ve büyük bölümünde yanıklar oluşan H.Ü.\'nün (15) yoğun bakımdaki tedavisi sürerken, baba Cem Ü. sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu.
Antalya\'da makine teknisyeni Cem Ü. ile özel bir etüt merkezinde idareci olarak çalışan Dilek Ü. çiftinin tek çocuğu lise 2\'nci sınıf öğrencisi H.Ü., okullar kapanmadan önce kasım ayında tüm derslerden sınavlara girdi. Girdiği sınavlardan başarı elde edemeyen genç kız, bir sonraki sınavlar için çalışmaya başladı. Sınav tarihi yaklaşınca başarısız olacağına yönelik kaygı ve endişelere kapılan genç kızın ailesi, 17 Aralık\'ta evlerine yakın özel bir terapi merkezine götürdü. İlk muayeneyi yapan psikiyatri uzmanı, 2 farklı ilaç yazdı.
İlaçları eczaneden alıp kullanmaya başlayan H.Ü\'nün vücudunda değişimler yaşandı. Önce kulak, ağız ve sırt çevresinde kızarıklıklar başlayan genç kızın, ertesi gün vücudu morarıp su toplamaya başladı, aynı bölgelerde de yanıklar oluştu. 18 Ocak günü ailesi tarafından çağrılan ambulansla Akdeniz Üniversitesi Hastanesi\'ne götürülen H.Ü. tedaviye alındı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından H.Ü.\'ye, \'Stevens Johnson sendromu\' teşhisi konuldu. Sendroma ilaçlardan birinin sebep olduğu ve bu ilacın da normalde epilepsi hastalarına verildiği kaydedildi. Halen hastanenin yoğun bakım servisinde yatan H.Ü.\'ye doku yenileyici tedaviler uygulanıyor.
AİLEDEN SUÇ DUYURUSU
Baba Cem Ü. ile avukatı Ceren Yavuz Soysal, olayda sorumlu olan kişi, kişiler veya kurumun ortaya çıkarılması için bugün Antalya Cumhuriyet Savcılığı\'na suç duyurusunda bulundu. Cem Ü., kızının 14 gündür Akdeniz Üniversitesi Hastanesi\'nde yoğun bakımda yattığını hatırlatarak, \"Kızımın sırt bölgesinde çok fazla cilt yarası var. Bununla ilgili özel bir tedavi uygulanıyor. Tedavileri en üst seviyede devam ediyor. Hayati tehlikesi de var. Tedavisi yönünde kamu kuruluşlarından bu konuda destek bekliyoruz. Türkiye\'de bu tedaviyi yapabilecek kurumlara açığız. Çocuğumun bu hale gelmesinde sorumluluğu olanların bulunması için suç duyurusunda bulunduk. Bundan sonraki süreci adli makamlar sürdürecek. Kızımın durumu ile ilgili hiçbir kişi veya kurumdan şu ana kadar geri dönüşüm olmadı. İddiamız ilacın yan yetkisinin olduğu yönündedir. Epilepsi ilacı yazılmış. Bu ilacın da geçmişinin kirli olduğu söyleniyor. O yüzden biz de adli mercilere başvurma gereği duyduk\" dedi.
Ailenin avukatı Ceren Yavuz Soysal da müvekkiliyle birlikte bugün itibarı ile sorumlularla ilgili yasal süreci başlattıklarını belirterek, \"Burada savcılık makamına büyük bir görev düşüyor. Onlar da zaten ellerinden geleni yapmaya çalışıyor. İşlemleri hızlandırmak adına gereğini yapacaklarına inanıyoruz. Bunun teminatını da aldık. Hem adli süreç, hem de tedaviler devam ediyor. Bu aşamada bizim sorumlu tuttuğumuz herhangi bir kişi yok. Sorumlu kimse ortaya çıkartılması açısından bir suç duyurusu gerekliydi ve biz bunu yaptık\" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
--------------
- Röp: Baba Cem Ü. 
- Baba yürürken görüntü
- Babadan görüntü
- Baba avukatıyla konuşurken görüntü
- Baba avukatıyla adliyeye girerken görüntü
- Adliye dış plan
259 MB - 2.19\'
 Haber-Kamera: Süleyman EKİN/ANTALYA, (DHA)

=============================================================

3)20 YILDIR ULUDAĞ YOLUNDAKİ SOKAK HAYVANLARINI BESLİYOR

BURSA\'da 70 yaşındaki Şahin Gençal, 20 yıldır Uludağ yolundaki hayvanları yüzlerce kilo et, kedi-köpek maması ve ekmekle besliyor. Dağ yolundaki hayvanlar Gençal\'ı görünce ağaçların arasından yola koşuyor. 
Bursa\'da 70 yaşındaki Yeminli Mali Müşavir Şahin Gençal 20 yıldır haftanın 3 günü Uludağ yolundaki sokak hayvanları için yiyecek götürüyor. Şehir merkezinde çeşitli yerlerden ortalama 150 kilogram tavuk ürünleri, 10 kilogram ciğer, 150 ekmek ve yağış olmayan günler için bir miktar kuru mama alan Gençal, yiyecekleri aracına yükleyip Uludağ\'a çıkıyor. Yolun başındandan itibaren yolda gördüğü her hayvan için duran Gençal kedileri ciğer köpekleri ise ise tavuk ile besliyor. Yağış olmayan günlerde belirli noktalara kuru mama bırakan Gençal, vahşi olan kurt, çakal gibi türler ve kuş türleri için ise ormanlık alanlara ekmek bırakıyor. Pek çok hayvanı nesillerdir tanıyan Gençal yakın zamanda doğum yapanlara, hasta ve yaralı olanları ise özel ilgiyle besliyor. Çocukluğundan beri tabiat ve hayvan sevgisi taşıdığını söyleyen Gençal yaptığı açıklamada, \"Şu anda kış şartlarında 100 civarında köpek var. 4 çeşit yiyecek ile geliyorum. Aç olan bütün hayvanlar için her seferinde 150 ekmek, 150 kilo kadar et ve kuru mama gibi ürünler ile geliyorum.\" dedi.
ARACININ MOTOR SESİNDEN TANIYORLAR
Gençal\'ın geldiğini gören hayvanlar ormanlık alanlardan koşarak yola çıkıyor. Gençal\'ın aracının peşine takılan kedi ve köpekler araç durduğunda bagajın önünde heyecanla beklemeye başlıyorlar. Hayvanların ses alma duyularının çok gelişmiş olduğuna dikkat çeken Gençal, \"Beni nasıl gördüklerini onların dünyasından bilemiyorum ama bizim bakış açımızda düşünürsek baba gibi anne gibi görüyorlar. Çünkü ben onlar ile birebir ilişki kurabiliyorum. Göz göze geldiğim zaman onların beni ne kadar sevdiklerini çok iyi görüyorum. Bunu yapmaktan çok büyük mutluluk duyuyorum tabiatın içindeyim.\" şeklinde konuştu.
\"HAYVANI SEVMEYEN İNSANI SEVEMEZ\" 
Gençal yaptığı hayvan besleme işini herkese tavsiye etti. Hayvan sevgisi kazanmakla pek çok duygunun gelişeceğini söyleyen Gençal, \"İnsanlar günlük hayatlarındaki stresten kurtulmak için bu tarz şeyler yapmalılar. Buradaki sevgi mutlaka insana taşınacaktır. Hayvanı sevmeyen, doğayı sevmeyen insan sevemez. Bu şekilde hayvanları dağ yolunda bırakılmış olmaları çok hüzün verici bir durum. Onların bir can taşıdığını, üşüdüğünü, acıktığını, anne olduğunu, duygular taşıdıklarını unutmamak gerekir. Belediyelerin, devletin buna acil olarak el atması gerekiyor. Bu canlıları eksi 15 derece ulaşan sıcaklıklarda burada bırakmamak gerekiyor. Çok küçük yavrular var ve bunların yaşama şansı neredeyse hiç.\" dedi. Hayvan öldürmenin de bir spor olmadığının altını çizen Gençal, \"Avcılık yapılmasınq son derece olumsuz bakıyorum. Avcıların zevklerini ve tabiat tutkularını başka bir yerde yapsınlar. Hiçbir hayvanı avlamasınlar, canına kıymasınlar. Avcılığın bir spor olduğunu düşünmüyorum.\" şeklinde konuştu.

SİVAS\' TA MUHTARLIK MAAŞINI SOKAK HAYVANLARINA HARCIYOR
TOKAT\'ta merkeze bağlı Güryıldız beldesi, Küçükyıldız Mahallesi Muhtarı Ahmet Kırmaz(47), 4 yıldır muhtarlık maaşını mahallesinde bulunan sokak hayvanlarının tedavisi ve beslenmeleri için kullanıyor.
Beldede, Küçükyıldız Mahallesinde yaşayan inşaat ustası evli ve 3 çocuk babası Ahmet Kırmaz, 30 Mart 2014 tarihinde yapılan yerel seçimde mahallesinden muhtar adayı oldu. Yapılan seçimde mahalle muhtarı seçilen Ahmet Kırmaz, ardından örnek bir çalışmaya imza attı. Kırmaz, her ay aldığı bin 400 liralık muhtarlık maaşını mahallede bulunan sokak hayvanları için kullanmaya başladı. Kırmaz,4 yıldır aldığı muhtarlık maaşı sokak hayvanlarının tedavisi ve beslenmesinde kullanıyor.
\'TOK, AÇIN HALİNDEN ANLAMAZ\'
Özellikle kış mevsiminde kar yağışından dolayı bitki örtüsünün üzerinin kapalı olduğunu ve hayvanların bu yüzden aç olduğunu ifade eden Muhtar Kırmaz şöyle konuştu:
\"Bize düşen görev de bu hayvanlara sahip çıkmak. Biz de evden et, ekmek ve diğer yiyeceklerden getiriyoruz. \'Tok açın halinden anlamaz\' diye bir söz vardır. Bizler o sözü biliyoruz. Yaratanın emaneti bu köpeklere sahip çıkalım, aç kalmasınlar. Aç kaldıkları zaman hastalık saçacaklar. Çocuklara, diğer hayvanlara zarar verecekler. O yüzden üzerime düşen görev ve hayvanlara olan sevgimden dolayı sürekli olarak ekmeğini, etini elimden ne geliyorsa onları getirip yediriyorum. Hastalanan köpekler için veteriner hekim çağırıyoruz. Tedavisini yaptırıyoruz.\"
\'MAAŞIMIN TAMAMINI HAYVANLAR İÇİN HARCIYORUM\'
Muhtarlıktan aldığı maaşın tamamını hayvanlar için harcadığını ifade eden Kırmaz şunları söyledi:
\"Ben inşaat işi ile uğraşıyorum, oradan kazandığım evimin geçimine yetiyor. Muhtarlık gelirimi de hayvanlar için kullanıyorum. Bunu yapmaktan da mutluluk duyuyorum. Tüm insanlara çağrımdır, hayvanlara sahip çıkalım, hayvanlar bizlere emanettir. Araçları ile hayvanlara çarpıp kaçanlar tamamen vicdansızdır. Benim gözümde bir insan canı ne kadar kıymetli ise hayvanın canı da o kadar kıymetlidir. Çünkü yaratandan dolayı hepimiz birer canlıyız.\"

YAVRU MAYMUNLAR İLGİ ODAĞI OLDU

KOCAELİ\'nin Darıca ilçesinde bulunan Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi sömestir tatilinde akına uğrarken, yavru maymunlar çocukların ilgisini çekti. Okulların yarıyıl tatiline girmesiyle birlikte Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi ve Botanik Parkı ziyaretçi akınına uğradı. Birçok aile çocuklarına karne hediyesi olarak hayvanat bahçesinde keyifli bir gün armağan etti. Havaların mevsim normallerinin üstünde seyretmesi de hayvanat bahçesinde yoğunluğun artmasını sağladı. Hayvanat bahçesinde özellikle yavru maymunlar çocukların ilgisini çekti. Mantolu pavian maymunları, yeşil maymunlar ve siamang yavrusu Mula\'nın barınakları önünde ziyaretçiler keyifli zaman geçirdi.
Annesiyle birlikte hayvanat bahçesine gelerek maymunlara bakan Elif Kayan, \"İzmit\'ten geliyorum. Bu güneşli havayı annemle değerlendirmek istedik. Buradaki hayvanlar çok tatlılar. Özellikle yavrular çok tatlılar.Çok dikkat çekiyorlar\" diye konuştu.
Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi ve Botanik Parkı veteriner hekimlerinden Hilal Akbaş, \"Şu an için mantolu pavian ya da Tibet şebeği olarak bildiğimiz maymunlarımız da 2 adet yavrumuz var. 1 adet te siamang maymununun da yavrusu var. Ziyaretçilerimizin en çok ilgi gösterdiği hayvanlar maymunlar. Bu dönemde en çok maymunlarımızda yavru mevcut. En büyük ilgiyi de onlar görüyorlar\" dedi.


Görüntü Dökümü
-------------------------BURSA
-Gençal\'ın etleri arabaya yüklemesi ve hazırlık aşamaları, 
-Hayvanların gençal\'ın aracını uzaktan duyup koşmaları, peşine takılmaları,
-Gençal\'ın hayvanları beslemesi, hayvanlardan detaylar ve röportaj

SÜRE: 6 dk 15 sn  BOYUT:381 mb
Enver Fatih TIKIR-Berktuğ ÖNCÜ/BURSA, (DHA) 


Görüntü Dökümü
------------------------TOKAT
-Mahalleden görüntü
-Muhtarın görüntüleri
-Sokk köpeklerini beslemesi
-Konuşmları
-Detaylar

Haber-Kamera: Fatih YILMAZ/TOKAT,(DHA)
(118 mb)


Görüntü dökümü
--------------------------KOCAELİ
-Maymunlardan görüntüler
-Ziyaretçilerden görüntü ve röp
-Hilal Akbaş ile röp.

Haber-Kamera:Mesut IŞIK-Büşra KAYA/DARICA(Kocaeli), (DHA) 

=============================================================

(ÖZEL)
4)TÜRK BURNUNA, İTALYAN TEKNİĞİ İLE ESTETİK

ERZURUM Mareşal Çakmak Devlet Hastanesi\'nde görevli Kulak-Burun-Boğaz Cerrahisi Uzmanı Dr. Furkan Şengöz, hastalarına İtalya\'da geliştirilen piezo tekniği ile burun estetiği operasyonu yapıyor. Devlet hastanesinde verilen bu hizmetten yararlanmak için Türkiye\'nin dört bir yanından hastalar Erzurum\'a akın ediyor.
Askeri hastaneyken, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Sağlık Bakanlığı\'na devredilen Mareşal Çakmak Devlet Hastanesi\'nde hastalara piezo tekniği ile burun estetiği yapılıyor. Türkiye\'de sadece Ankara, İstanbul ve İzmir\'de genellikle özel hastanelerde uygulanan piezo tekniği ile devlet hastanesinde ameliyat olmak isteyenler Erzurum\'a akın ediyor. Piezo tekniği öncesi ameliyatlarda hastaların yüzünde şişlik ve morluk oluştuğunu belirten Kulak-Burun-Boğaz Cerrahisi Uzmanı Dr. Furkan Şengöz şunları söyledi:
\"Normal şartlarda burun kemerlerini, kıkırdakları şekillendirirken eskiden çekiç gibi geleneksel yöntemleri kullanmak zorundaydık. Bu darbe etkilerinden dolayı hastalarımızın hem bağ dokularına hem de damarsal yapılarına zarar verebiliyorduk. Bu hastalarda ister istemez ödem, kanama, şişliğe neden olabiliyordu. Ameliyatın başarısını etkilemese bile hastamızın ameliyat sonrası konforunu ciddi etkileyen yöntemdi. Yıllar geçtikçe, teknoloji ilerledikçe yeni teknikler ortaya çıktı. Bunların en önemlisi piezo tekniği. Bir İtalyan teklonojisi bu. Piezzo teknolojisinin bize sağladığı avantajla artık sadece kemik dokularını şekillendirebiliyoruz. Piezo cihazı, ultrasonografik ses dalgaları yayarak kemiği tanıyor. Böylece kemik yapıları tamamen şekillendirirken bağ dokusuna, damarsal yapılara en ufak bir zarar vermiyor. Yaptığımız kontrollü kesiler sayesinde hem kozmetik anlamda daha iyi sonuca ulaşabiliyoruz hem de hastalarımızın ameliyat sonrası konforu diğer geleneksel yöntemlere göre daha rahat oluyor. Bu yöntem sayesinde ameliyat sonrası hastalarımıza tampon koymuyoruz. Plastik plaklarla destek sağlıyoruz. Bunları da bir hafta sonrasında alıyoruz. İnce dokunuşların ortaya çıkması için hastanın derisinin buna müsaade etmesi gerek. İnce derili hastalarda burun şekli hemen otururken, kalın derili hastalarda bu zaman daha uzun sürebilir. 3 ile 6 aya kadar burun tamamen şeklini alıyor.\"

Muayeneye gelen hastalarla üç aşamalı olarak görüşmeler yaptığını söyleyen Dr. Furkan Şengöz, burun estetiklerini kişinin kilosu, boyu ve yüz tipine göre tasarlayarak uyguladığını vurguladı. Ortalama 2.5 saatlik ameliyatlarla hastanın hayal ettiği burun şekline kavuştuğunu aktaran Dr. Şengöz, \"Muayene asnasında ilk olarak yüz analizi yapıyoruz. Analiz sırasında hastanın boyu, kilosu, yüz şekli  bütün bu faktörleri bir arada toplayarak ön bir tasarım oluşturuyoruz. Daha sonra hastamız kendi yüz şeklinde rahatsız olduğu noktaları bize söylüyor. İkinci görüşmemiz ameliyattan bir gün önce oluyor. Hastalarmızın isteklerini göz sönünde tutarak tasarımı tamamlıyoruz. Ameliyat esnasında televizyon ekranında hastanın önceki ve photoshop\'ta yaptığımız fotoğrafı sürekli döner. Çünkü ameliyat esnasında genel anestezi alan bir hasta kasları gevşediği için burun gerçek anotomisini yansıtmaz. Ameliyatta ilk bir saati fonksiyonel  kısma ayırmaktayız. Daha rahat nefes alabilmesi için hava pasajını açarız, eğri kıkırdak, kemik varsa ilk onu düzeltir, büyüyen burun etlerini küçültürüz. Daha sonraki süreçte uygun burun şeklini tasarlamaya çalışıyoruz. Bu teknik İtalya\'da başlamış bütün Avrupa\'ya yayılmış. Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük illerde genellikle özel kliniklerde uygulanan bir teknik ama şu an biz hastanemizde bu tekniği uygulayabilmekteyiz\" diye konuştu.

AYDA 40 AMELİYAT

Haftada 3 gün olmak üzere ayda ortalama 40 ameliyat yaptığını kaydeden Dr. Furkan Şengöz, devlet şartlarında piezo tekniğinin yapıldığını duyanların Erzurum\'a akın ettiğini söyledi. Ünlülerde veya çevrede görülen burun tipinin her yüze uyum sağlamadığına dikkati çeken Dr. Şengöz, \"Çok farklı taleplerle karşılaşabiliyoruz. Dışarıda, televizyonda ünlülere bakarak kendilerine yakışacaklarını düşündükleri için yanılgıya düşüyorlar. Herkesin yüzü farklıdır. Yunan mitolojisinde şöyle geçer: \'Burun yüzün kalbidir\'. Herkesin kalbi, yüzü aynı olmadığı gibi burnu da aynı olamayacaktır\" dedi.

Görüntü Dökümü
-------------------------(ÖZEL)
-Mareşal Çakmak Devlet Hastanesi
-Dr. Furkan Şengöz\'ün açıklaması
-Hastaları muayene etmesi
-Piezo cihazını tanıtması
-Ameliyattan detay

(Haber: Hümeyra PARDELİ-Kamera: Zafer KUMRU/ ERZURUM, (DHA)

05.27 dk-610 mb)

================================================================

5)OKULA GİDEN 6 ÇOCUĞUNU HER GÜN DEREDEN GEÇİRİYOR

DİYARBAKIR\'ın Ergani ilçesi Kavaklı mahallesinde yaşayan 6 çocuk babası Enver Aylar, okula giden çocuklarını her gün kucağında taşıyarak dereden geçiriyor. Baba Aylar, kaymakamlık, ilçe ve büyükşehir beledilerine defalarca müracaat etmesine rağmen çözüm bulunmadığını belirterek, Cumhurbaşkanı ve Başbakan başta olmak üzere yetkililerden yardım istedi. Yaşları 6 ila 11 arasında değişen 6 çocuğunun da engelli olduğunu baba Aylar, görme engelli en küçük oğlu Çınar\'ı okula her gün kucağında taşıyarak dereden geçirmek zorunda kalıyor. Derenin kış ve bahar aylarında taştığını ve çocukların bu yüzden bazı günler okula gitmediğini anlatan baba Aylar, Cumhurbaşkanı ve Başbakan başta olmak üzere yetkililerden yardım istedi. 

Görüntü Dökümü
---------------------
-Enver Aylar, çocuklarıyla birlikte dereden geçerken
-Enver Aylar, dere suyu içerisinde oğlu Çınar\'ı kucağında taşırken
-Enver Aylar\'ın kucağında oğlu varken, dere içerisinde konuşması
-Genel ve detay görüntüler
DİYARBAKIR/DHA
============================================ 


 

Haber, değiştirilmeden kaynağından otomatik olarak eklenmiştir