Yaşam

Deniz Feneri, paraları böyle ‘beyazlatmış’

Almanya’daki Deniz Feneri davasının ikinci gününde müthiş itiraflar devam etti. Şirketin muhasebecisi Firdevsi Ermiş, Almanya’da yoksullara bağış diye toplanan milyonlarca Euro’nun W

03 Eylül 2008 03:00

Topladığı bağış paralarını buharlaştıran Deniz Feneri davasına Frankfurt Eyalet Yüksek Bölgesel Mahkemesi’nde devam edildi. Deniz Feneri ve şirketlerinin muhasebecisi Firdevsi Ermiş, Beyaz Holding ile Almanya’da kurulan Weiss GmbH arasında para transferi yapıldığını, Zahid Akman ve diğer 5 ortağa ayda 32’şer bin Euro ödendiğini, ayrıca bizzat Akman’a elden ‘büyük miktarlarda para verildiğini’ söyledi.

 

ALMANYA'da Deniz Feneri Derneği ile ilgili olarak Frankfurt Eyalet Yüksek Bölgesel Mahkemesi'nde önceki gün başlayan davaya, dün devam edildi. Dünkü duruşmada Deniz Feneri ve onun uzantısında kurulan şirketlerin resmi ve gayri resmi muhasebesini tuttuğunu belirten Firdevsi Ermiş ve Deniz Feneri şirketi içinde bütün işlere koşturulduğunu belirten Mehmet Taşkan, mahkeme heyetinin sorularını yanıtladılar.

 

Yargıcın, "Deniz Feneri Derneği'nin gelirleri ile Kanal 7'yi finanse ettiğinizi anlıyorum. Şirketin ayakta duracak gücü olmadığı için bağış paraları, burada kullanılmış. Kanal 7, Media GmbH ve Yeni Şafak birer medya kuruluşu. Her medya kuruluşunun güttüğü bir amaç vardır. Bunların politik olarak ne gibi amaçlan vardı" sorusunu Ermiş, 'Kimseyi vebal altında bırakmak istemem. Tutucu kesime yakınlar denilebilir." diyerek cevaplandırdı.

 

Ermiş, Deniz Feneri ve bağışlardan elde edilen gelirlerle kurulan şirketlerin muhasebesini tuttuğunu belirterek. "Bir resmi muhasebe, bir de gayri resmi muhasebe tutuluyordu. Gayri resmi muhasebe için Mehmet Gürhan'dan talimat alıyor, onun direktiflerine göre çalışıyordum" dedi

 

Weİss paravan

 

Ermiş, şirketler arasında bulunan Weiss GmbH (Beyaz GmbH) şirketinin ne iş yaptığını bilmediğini, bu şirketin paravan bir şirket olarak kurulduğunu sözlerine ekledi. Ermiş, şöyle konuştu: "Türkiye'de Beyaz Holding vardı. Almanya'da da Weiss GmbH kuruldu. Bu iki şirket arasında para transferleri vardı. Ama Beyaz Holdingi bilmem ben. Aralarında ne kadar para alışverişi yapıldığını da bilmiyorum, çünkü oranın muhasebesini ben yapmadım. Resmi olarak Weiss Şirketi bir faaliyette bulunmuyordu. Tek yaptığı faaliyet Almanya'da gayrimenkul salın alarak, bu alanda yatırım yapmaktı."

 

Reklamlar Türkiye'den

Zahid Akman. Mustafa Çelik, İsmail, Karahan, Mehmet Gürhan ve Zekeriya Karahan'ın, genelde Almanya'da kurulan Euro7, Atlas, Weiss GmbH gibi şirketlerin ortakları olduğunu dile getiren Ermiş. "Zahid Akman, bir süre önce bütün görevlerinden resmi olarak ayrıldı. Ancak sadece resmiyette ayrıldı, gayri resmi olarak ortak olmaya devam ediyor.

 

Euro 7 ve Atlas şirketleri için bu beş kişiye 32'şer bin Euroluk ödeme yapılıyordu. Büyük miktarlarda bazı paralar da bizzat Zahid Akman'a elden teslim edildi" diye konuştu. Firdevsi Ermiş, Almanya'daki Deniz Feneri Derneği için reklamların Türkiye'deki Deniz Feneri şirketi tarafından hazırlandığını da söyledi. Mahkeme heyetinin, "Kayıtlarda 21 bin üzerinde kişinin bağışta bulunduğu belirlendi Bu rakam doğru mu?” sorusunu da Ermiş, "Daha fazladır. Yardım amacıyla toplanan paraların yüzde 40 ile 60'ı kurulan şirketlerde kullanıldı" diyerek yanıtladı.

 

Kurulan şirket Yeni Şafak oldu

Deniz Feneri Derneği’nin tüzüğünde yer alan bir madde nedeniyle, yöneticilerin ayrı ayrı şirketler kurdukları ortaya çıktı. “Deniz Feneri Derneği’nin kapatılması, feshedilmesi veya yasaklanması halinde, sahip olduğu mal varlığı Alman Kızılhaç Örgütü’ne devredilir” şeklindeki madde yüzünden yöneticilerin ‘Weiss’ şirketini kurduğu belirtildi.

Şirketlerin muhasebecisi Firdevsi Ermiş, ayrıca, European Consulting şirketi kurulduğunu ve sonra bu şirketin ‘Yeni Şafak’ olduğunu anlatarak, ‘Yeni Şafak Gazetesi’nin Almanya’da çıkartılabilmesi için kurulan bir şirketti bu. Gazete basıldı ve dağıtıldı. 1 yıl kadar sonra kapatıldı” diye konuştu

 

‘Gizli Kasa’ Weiss Gmbh

Deniz Feneri içinde birçok görevde bulunduğunu ama asıl görevinin kurulan Atlas GMBH’da pazarlamacılık olduğunu belirten diğer sanık Mehmet Taşkan ise, toplanan paralarla Litvanya’dan ‘Baltık Christina’ adlı gemiyi aldıklarını söyledi. Gemiyi 500 bin Euro kâr amacıyla satın aldıklarını belirten Taşkan, para transferleri ile ilgili olarak şunları söyledi:

 

Elden 200 bin Euro

 

“Türkiye’ye sadece bir defa 200 bin euro para götürdüm, Kanal 7 binası 3. katında doğrudan yöneticiye teslim ettim. Bunun dışında Azerbaycan’da bir yardım aksiyonunda görev aldım. Bütün yardım çalışmaları kameralara çekiliyordu. Kamera olmayınca fotoğraflanıyordu. Gemi işiyle Mehmet Gürhan’ın talimatıyla ilgilendik. O bu işe, ‘Hurdası bile 1,5 milyon Euro eder’ zihniyetiyle atıldı. Ancak gemi işinden beklenen elde edilemedi. Gürhan ile Viyana’da 100 bin öğrencinin barınacağı bir yurt alımı için de çalıştım. Deniz Feneri ve diğer şirketlerde her iş için kullanıldım”

 

Kızılhaç’tan mal kaçırma

Yargıç Dr. Müler, bu ifadeler üzerine, “Anlaşılan dernek işleri ile şirket işleri arasında bir ayrım yapılmamış” yorumunda bulundu. Taşkan bunun üzerine, Weiss GmbH’nin Deniz Feneri Derneği’nin adeta gizli kasası olduğunu belirterek, “Dernek olarak mal edinemiyorsunuz. Weiss şirketi bunun için kullanıldı. Amaç Deniz Feneri Derneği’nin bir şekilde kapatılması durumunda mal varlığının Kızılhaç’a devredilmesinin önlenmesiydi” dedi

ETİKETLER

haber