Gündem

Demirtaş: Hükümet, tek bir açıklama ile olayları durdurabilir

'İnsanlar asla sokakta şiddete başvurmasın. Mala mülke zarar vermesin. Bayrak ve Atatürk büstlerine, okullara saldırıları kınıyoruz. Provokasyon olduğuna inanıyoruz'

09 Ekim 2014 10:34

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, IŞİD barbarlığını protesto etmek için sokağa çıkanlardan şiddetten, mala mülke zarar vermekten uzak durmalarını istedi ve “Bayrak ve Atatürk büstlerine, okullara saldırıları kınıyoruz. Provokasyon olduğuna inanıyoruz” dedi.

Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Deniz Zeyrek'e konuşan Demirtaş, "IŞİD’i durdurmak yerine IŞİD’e tepki gösterenlere ‘Misliyle cevap vereceğiz’ demek doğru değil. Onun yerine ‘Kobani düşmeyecek. IŞİD barbarlığına Kürtleri teslim etmeyeceğiz’ denilmeli. Geri dönülmez noktada değiliz. Ölürüz, Kürtlerin namusunu şerefini IŞİD gibi barbar bir örgütün ellerine bırakmayız. Hükümet, tek bir açıklama ile bunu durdurabilir. “IŞİD’in üstüne gideceğiz” denmesi bile barış havasını yeniden güçlendirir" ifadelerini kullandı.

Demirtaş'ın açıklamalarından satırbaşları şöyle: 

 

'Hükümet durdurur'

 

“Tepki 1 günde ortaya çıkmış değil. Çözüm süreci halkta büyük bir beklenti ve umut yaratmıştı, Kürtler süreci sahiplenmiş, barışa dört elle sarılmış, 2.5 yıldır pratik adımlara geçilmesini bekliyordu. Herkes hükümetten, Şengal’de, Kobani’de Kürtlerin namusuna göz diken, Kürt kadınları kaçırıp tecavüz eden, Musul’da köle pazarlarında satan IŞİD’e açık tavır almasını bekledi.

Ancak Ak Parti bunu kabul etmese de, bölge halkında hükümetin Suriye’deki radikalleri desteklediğine dair ciddi bir algı ortaya çıktı. IŞİD Şengal’e saldırdı. Hükümetten IŞİD’e açık tepki ve Kürtlere destek beklendi. Ancak Türkiye kılını kıpırdatmadı. Sadece mültecileri içeri almakla yetindi. İçeri aldıklarını da kendi başlarına bıraktı, Ezidilere biz kendi olanaklarımızla destek olmaya çalıştık. Şimdi 23 gündür aynı çete Kobani’de katliam yapmak istiyor. Yine 23 gündür sınırın karşısında bunu protesto edenlere polis her gün sert müdahalede bulunuyor. Bunlar Türkiye medyasına yansımıyor ama Kürtler kendi medyaları aracılığıyla yaşananları, müdahaleleri izliyor, öfkeleniyor.

Sayın Başbakan ile görüşmede bütün bunları anlattım. Alttan aldım, rica ettim. ‘‘Çözüm süreci ile bağı yok’ diyorsunuz ama durum öyle değil. IŞİD’i desteklediğinize dair kanaat Kürtlerde öfkeye dönüşüyor. IŞİD’i terör örgütü ilan ettiyseniz gereğini yapın. Böylece Kobani kurtulur, süreç kurtulur, çok kritik saatlerden geçiyoruz’ dedim. ‘Dışarısı, biz ne yapabiliriz’ diyorlar, ne dışarısı... Bizim mahallemiz orası. Suruç’ta yaşayanların akrabaları. IŞİD kafalarını keserken Suruç’taki nasıl durup seyreder? Müzakere yürüttüğün bir örgüt ile tecavüzcü barbarları bir tutabilir misiniz? IŞİD’i durdurmak yerine IŞİD’e tepki gösterenlere ‘Misliyle cevap vereceğiz’ demek doğru değil. Onun yerine ‘Kobani düşmeyecek. IŞİD barbarlığına Kürtleri teslim etmeyeceğiz’ denilmeli. Geri dönülmez noktada değiliz. Ölürüz, Kürtlerin namusunu şerefini IŞİD gibi barbar bir örgütün ellerine bırakmayız. Hükümet, tek bir açıklama ile bunu durdurabilir. “IŞİD’in üstüne gideceğiz” denmesi bile barış havasını yeniden güçlendirir. Cumhurbaşkanı, Başbakan kendi yurttaşlarına pozitif mesajlar versin, biz de elimizden geleni yapalım.

 

'Şiddet olmasın'

 

İnsanlar asla sokakta şiddete başvurmasın. Mala mülke zarar vermesin. Bayrak ve Atatürk büstlerine, okullara saldırıları kınıyoruz. Provokasyon olduğuna inanıyoruz. Ülke genelinde irili ufaklı binlerce gösteri var. Çoğunun görüntüsü bile olmuyor ama nedense yüzü kapalı 2 soytarı bayrağı yakıyor, videoya çekiyor ve anında medyaya atıyor. Derin devlet bu tür işleri iyi biliyor.”

 

'5 metre ötede yaralımız ölüyor'

 

Hükümet yetkilileri, insani yardım konusunda Türkiye’nin elinden geleni yaptığını açıkladı. Bu sözleri sorduğumuz Demirtaş’ın yanıtı şöyle oldu: “Evet yapıyorlar ama öyle kolay olmuyor. Mürşitpınar Sınır Kapısı’na yaralılar geliyor. 5 metre ötemizde kan kaybından ölüyorlar, içeri alamıyoruz. En son 6 yaralı geldi. Biz bürokrasiyi aşıp, kapının anahtarını taşıyan polisi bulup açtırana dek 2’si kan kaybından öldü. Sadece 4’ünü alabildik. Bir sahra hastanesi kurulması bir yana, ilçe hastanesine ekstradan bir hemşire bile gönderilmedi. Gönüllü doktorlar gelip görev yapıyor.” Demirtaş, hükümetten ne talep edildiği yönündeki sorumuza da şu yanıtı verdi: “Kobani’dekilerin talebi açık. Cezire Kantonu’ndakiler destek için Türkiye üzerinden Kobani’ye geçsin istiyorlar. Aldıkları silahları Türkiye’den geçirmek istiyorlar. Ancak hükümet bunlara sıcak yaklaşmıyor. Aynı zamanda ‘2 terör örgütü birbirini yesin’ tavrını sergiliyor.”