Gündem

Ceza Hukukçucu Prof. Ersan Şen: MHP'nin teklifi af değil, şartlı bir ceza indirimi

"Millet ‘af' istiyor, 'Suç işlesem de af edileyim' diyor; toplumda hukuk kültürü bozukluğu var"

05 Ekim 2018 12:26

Ünlü Ceza Hukukçusu Prof. Ersan Şen, MHP'nin sunduğu 7 maddelik teklifin af değil, şartlı bir ceza indirimi olduğnuu söyledi. "Suç varsa, işlenmişse bunun cezası çektirilir. Bu, toplumsal inandırıcılıktır" diyen Şen, "Af olabilmesi için; cezanın kısmen veya tamamen alındığı durumda, bunun daha sonra yeni suç işlediği takdirde tekrar çektirilmemesi gerekiyor” diye konuştu. Prof. Şen, afın gündemden düşmesi durumunda yaşanan tartışmaların da son bulacağını ifade etti.

Sözcü'den Aytunç Erkin'in haberine göre Şen, şöyle devam etti:

“Anayasa'nın 87. Maddesi'ne göre; TBMM'de en az 360 milletvekilinin kabulüyle çıkarılacak bir affın, Türk Ceza Kanunu'nun 65. maddesine uygun olabilmesi için, kısmen veya tamamen özel ya da genel olarak affedilen cezanın artık bitmesi gerekiyor. Tekrar yeni bir suç işlediği takdirde, affedilene indirilmiş cezanın bir daha çektirilmemesi gerekiyor. Teklif böyle değil. Eğer affedilip suç işliyorsa ve cezaevine geri dönüyorsa, buna af denmez. Bu, şarta bağlı ceza indirimidir. ‘Rahşan Affı' da böyleydi.”

"Ceza varsa çekilir"

Peki Prof. Şen affa nasıl bakıyor:

“Suç varsa, işlenmişse bunun cezası çektirilir. Bu; toplumsal inandırıcılıktır, kurallara, kanunlara uygun davranan vatandaşların ödüllendirilmesidir. Türkiye Cumhuriyeti bir aflar ülkesi. Aynısı imarda da, vergide de var. Birisi beş katlı binasını kurallara uygun yapıyor, diğeri sekiz kat yapıp üçünü kaçak yapıyor. O zaman siz kurallara uygun davranmamaya özendiriyorsunuz. Vergisini usule uygun ödeyeni cezalandırıyorsun. Bizim yeni beyaz sayfa açmamız gerekiyor, ama bu beyaz sayfaların da bitmesi lazım. Af denilen kavram Anayasa'nın 87. Maddesi'nden çıkarılmalı. Eğer çıkarsa bu tartışmalar da biter”

"Hukuk kültürü bozuk"

Affın alt yapısı ne? Neden gündeme geliyor? Bunun yanıtını da şöyle verdi Ersan Hoca:

“Af oluyorsa bunun iki nedeni olabilir; ya hukuk kültürünüzde bozukluk vardır veya sizin adalet sisteminiz iyi işlemiyordur. Sadece ceza hukukunu asıl kaynak görerek toplum düzenini sağlayamazsınız. Toplumun yaşadığı siyasi, iktisadi sorunları çözemiyorsunuz veya adalet sistemi iyi işlemiyor. Demek ki böyle bir kültür oluşuyor. Millet ‘af' istiyor, ‘Suç işlesem de af edileyim' diyor. Bence toplumda hukuk kültürü bozukluğu var, yani toplumda ‘Nasıl olsa affedilir, tutuklanmayayım, dava sürer beş on sene, aradan bir ceza indirimi, örtülü af çıkar' algısı var.”

Toğlumsal ihtiyaç mı?

MHP'nin gerekçelerine geliyoruz. Prof. Şen itirazlarını şöyle sıralıyor: “MHP bazı konuları gerekçe göstererek, affın toplumsal ihtiyaç haline dönüştüğünü söyledi. Örneğin; ceza infaz kurumlarının doluluğu, şartlarının iyi olmaması, girenlerin uslanmaması vs. Bunlar gerekçe olamaz. Neden? Ceza infaz kurumlarının şartlarını iyileştirmek devletin görevidir. Caydırıcılık olacak ve oralar dolmayacak. Aksi halde, toplumda iyi gitmeyen bazı hususlar var demektir. MHP esas olarak FETÖ ile iltisaklı ve irtibatlı oldukları kabul edilen hakim ve savcıları gerekçe gösteriyor.”

"52 suçun yargılandığı dosyalarda FETÖ ile iltisaklı hakim ve savcılar hata yapmadı mı?"

Prof. Şen:  sözlerine şöyle devam etti:

“Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) ihraç ettiği 4 bin ila 4 bin 500 hakim savcı var. MHP, bunların yaptığı yargılamaların hukuka uygun olmadığını söylüyor ve ceza alanların çıkmasını veya cezalarının azaltılmasını istiyor. Peki…Biz 15 Temmuz'u esas alacaksak ki, ihraçlar bu tarihten sonra başladı, 4 bin 500 ihracın dışında kalan hakim ve savcılar töhmet altında kalabilir. Bu ayıklamayı yapmak gerekiyor. MHP 52 suçu ve 3 özel kanunu af kapsamı dışında bıraktı. Bunun dışında, Terörle Mücadele Kanunu, Orman Kanunu ve Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun da hariç bırakıldı. Ancak burada bir sorun var; 52 suçun yargılandığı dosyalarda FETÖ ile iltisaklı hakim ve savcılar hata yapmadı mı? Mantığa ters.”

"AKP rahatladı"

Ersan Şen'e göre, teklif sunan MHP sıkıştı ve diğer partileri de oyun sahasında görmek istiyor:

“Bahçeli dedi ki ‘Kardeşim bu Cumhur İttifakı'nın olmazsa olmazı değildir'. AK Parti'nin uzatmadan net tavrını açıklaması gerekiyor. Bu iş uzarsa sorun olur. MHP, AK Parti'nin elini rahatlattı. Ben bu teklif iyi ya da kötü demiyorum. Macun tüpten, ok yaydan çıkmışsa; bunu iyi veya kötü sonuçlandırmanız lazım. Siz her konuda af çıkarıp, bugün affı bu kadar gündeme taşıyıp, sonra zamana bırakırsanız kaotik durum olur. Sürekli gündemi meşgul eder. Türkiye Cumhuriyeti'nin iktisadi gündemi var. Önümüzdeki yerel seçim var, umarım bunu tartışmayız.”

“Hakim ve Savcılar Kanunu'na yer ve yetki güvencesi gelmeli"

Şen, “Hukuk güvenliği ve yargının bağımsızlığı” dedi ve devam etti:

“Hakim ve Savcılar Kanunu'na yer ve yetki güvencesi gelmeli. Hakimlere yer ve yetki güvencesi verilmeli. Yargı vereceği kararda tedirginlik yaşamamalı. Ben yargıya gittiğimde; onların baskı altında kalmadığını hissetmeliyim. Yargın bağımsız olursa yatırım gelir, mülkiyet güvenliğini sağlarsan yatırım gelir.  

"Yargı, silah olarak kullanılmamalı"

"Yargı, silah olarak kullanılmamalı" dyen Şen, şunları kaydetti:

"Geçmiş tecrübelerimiz var. 2007'de bize ‘Hoca sen öyle diyorsun, ama askeri vesayeti bitiriyoruz' dediler. Ben de hukuk size lazım olabilir demiştim. Oldu da. Yargıya güven sağlanmalı. Bir dosyada suç varsa dosyayı bitirin ceza verin ya da beraat verin. Brunson davasında da bize siyaset suçlaması yapıldı. Yargı; devleti kurtaramaz, devletin kendi işleyişi ve koruma yöntemleri zaten vardır, yargı millet adına işini yapar ve ihtilafları çözer, kişinin hakkını korur, bu nedenle bağımsız ve tarafsız yargı olur, militan yargı olmaz. Esasında her suç kamu kudretini kullanmakla yetkili kılınan devlete karşı işlenmiş sayılır, bir suçun bireye karşı işlendiğinin kabulü ile kanunlara uyulup uyulmadığının takipçisi olan devletin o suçtan etkilenmediği söylenemez. Çünkü devlet; kişilerin can, ırz, hürriyet ve mal güvenliklerinin koruyucusudur.”

"Atatürk önek olmuştu, devlet tasarruf yapacak"

Şen'e göre en önemli gündem maddesi ekonomi. “Milli ekonomi deniyor ya; milli üretim demek bu, milli tasarruf, milli geri dönüşüm, üreteceksin" diye konuşan Şen, "Sayın Cumhurbaşkanı önder olacak burada. Mustafa Kemal Atatürk'ün yaptığı gibi; traktöre binmişti, tarlalara çıkmıştı. Bunu yapacak, toplum takip ediyor. Devlet tasarruf yapacak" ifadesini kullandı.

"İki maaş bağışlamakla olmaz"

"İki maaş bağışlamakla olmaz" diyen Şen, şöyle devam etti:

"Yapılan yatırımlar doğruydu, bundan sonra yatırımları gözden geçireceksiniz. Türkiye, kamu kuruluşlarıyla denetime açık olmalı, şeffaflaşmalı. Ekonomide seferberlik ilan etmeli, bunu da Sayın Cumhurbaşkanı sahada göstermeli.