Kültür-Sanat

Bu grupta erkeklere yer yok

20 kadınla yola çıkan zamanla 8 kişi kalan Zilli Grubu, Sezen Aksu ile sahneye çıkınca şansı döndü.

21 Ekim 2008 03:00

Perküsyoncu eğitmen ve besteci Engin Gürkey’in eşi Şirin Gürkey’in kurucusu olduğu ve sadece kadınlardan oluşan Zilli Perküsyon Grubu, Türkiye’nin ilk ve tek kadın perküsyon topluluğu olmanın gururunu yaşıyor.

Güney Perküsyon Atölyesi’nin aynı dönem mezunları olan 20 kadınla yola çıkan ve zamanla 8 kişi kalan Zilli Grubu’nun, Sezen Aksu’yla beraber sahneye çıkınca şansı döndü ve albüm teklifi aldı. Azalmış kadrosu ve yeni vokalleriyle, Nilüfer, Nükhet Duru, Sezen Aksu, MFÖ ve Erkan Oğur gibi isimlerle eski Türkçe pop şarkılarını yorumlayan Zilli Grubu, çıkardıkları albümle dikkatleri üzerine çekti.

Bongo, Konga, çift konga, timbal, davul, maraka, darbuka ve zillerle Afrika, Latin Amerika ve dünya perküsyon ritimleri ortaya çıkaran grup, yeni albümlerinde seslerini de ön plana çıkaracağını söyledi. İstanbul Devlet Konservatuvarı öğretim görevlisi, perküsyon sanatçısı Engin Gürkey’le, sanat yönetmenliği ve menajerliğini üstlendiği Zilli Perküsyon’u ile Milliyet Cafe'nin yaptığı röportaj:

“Zilli” grubunu kurma fikri nereden çıktı?

Şirin’le dokuz yıldır evliyiz. Açtığım perküsyon kursuna gelip gitmeye başlayınca bir sürü kız arkadaş edinmeye başladı. Mezuniyet günü yaklaşmıştı ve kızlar çok iyi çalıyordu. Bana, “Biz böyle grup halinde çalsak bize destek olur musun?” diye sordular. Ben de olur dedim ve bir iki deneme yaptık. İkinci konserlerini çaldıktan sonra ertesi gün ana haber muhabirleri geldi. O günden sonra Zilli grubu medyada yer almaya başladı. Aslında biz bu işi planlayarak yapmadık, tesadüfen oldu. Şimdi baktığımızda Türkiye’nin ilk kadın perküsyon topluluğunu kurduğumuzu görüyoruz. Bu bizim için gurur verici.

Neden sadece kadınlar var bu grupta?

Aslında böyle bir kadın projesi yapalım diye çalışmadık. Sadece atölyede kadınların bu konudaki hâkimiyeti tesadüf olarak ortaya çıktı. Atölyedeki nüfusta da ağırlık olarak kadınların bir hâkimiyeti var. Kadınlar erkeklere göre hobilerine daha iyi sarılıyor ve kararlılar. Onlar çok daha iyi çalışıyorlar.

Grup ilk kurulduğunda daha fazlaymış, sonra neden kadın sayısı azaldı?

Burası bir okul olduğu için altyapısı var. Biz 20 kişi başladık. Ancak herkesin işi var. Aramızda öğretmen olan, memur olan insanlar vardı. Ayrılıklar oldu ve 11 kişi kaldık. Albümle grup biraz daha ivme kazandı ve daha profesyonel oldu. Bu arada teknik sorunlar yaşanmaya başladı. Sahnede 11 kişinin hareket etmesi, sığması zor oluyordu ve biz sayımızı sekiz kişiye düşürdük.

“Zilli” ismi nasıl ortaya çıktı?

Biz çalışmalara başladıktan sonra gruba isim koyma aşaması geldi. Zil çaldıkları için espri olsun diye gruba “Zilli” dedim ve o günden sonra adları öyle kaldı.

Grup ne tür müzikler yapıyor?

Afrika, Latin Amerika ve dünya perküsyon ritimleri yapıyorlar. Çok alışılmış tarzda müzik yapmadıkları halde sevildiler. İki yıl boyunca kendi adlarına konserlere, lansman partilerine ve davetlere katıldılar. Sonra hiç beklenmedik bir şekilde Ossi Müzik Hakan Eren’den bir albüm teklifi geldi. Bu da işlerin doğru gittiğini gösterdi. Zilli ilk başta perküsyon çaldı ama ileride insanları çok şaşırtan şeyler yapacak. Yani ardından ikinci albüm gelir, Zilli yine davul çalar diye düşünmesinler. Kızların daha yapacağı çok şey var.

Çalışmak istediğiniz ünlü bir isim var mı?

Madonna neden olmasın? Düşünsenize siz darbukalarla birlikte Madonna’yı oynatıyorsunuz. Mesela Shakira da çok güzel olurdu. Böyle insanlarla çalıştığın zaman tamamen eski Türk kültüründen yapılan kolaj bir çalışma olabilir. Bu kızlarda çok iş var. Çok güzel işler yapacaklar.

Zilli’nin elemanları

Aslıhan Akdağ: 1986 doğumlu. İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı son sınıf öğrencisi. Altı aydır Zilli Grubu’nda. Pandeiro ve klarnet çalıyor.
Esra Karaol: 1979 doğumlu. Mezunu olduğu İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda doktora yapıyor. 1.5 yıldır Engin Gürkey’in atölyesinde. Surdo çalıyor.
Duygu Karatepe: 28 Temmuz 1984 doğumlu. Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı mezunu, ama halen iktisat öğrencisi. Şişli Belediyesi’nde bilgisayar teknisyeni olarak çalışıyor. Dört aydır grupta; enstrümanı conga.
Ferda Karadavut: 1984 doğumlu. İzmir 9 Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Opera öğrencisi. Profesyonel müzisyen olmak için ekibe katıldı, üç aydır bongo çalıyor.
Şirin Gürkey: 29 Ocak 1979 İstanbul doğumlu, iç mimar. Engin Gürkey’in eşi. Hem ritim atölyesinin, hem Zilli’nin kurucularından. 8 yıldır perküsyon eğitimi veriyor. Timbal çalıyor.
Tülay Ortaeri: 1982 Bursa doğumlu. İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunu. Hobi olarak başladığı conga’da dört ay önce profesyonel oldu.
Hatice Çolak: 1985 doğumlu. Zilli Grubu’na özenip, önce eğitimini aldı, sonra aralarına katıldı. Shekere çalıyor. O hem perküsyonist, hem perfüzyonist. (Perfüzyonist: Açık kalp ameliyatlarındaki kalp - akciğer makinesini kullanan kişi.)


ETİKETLER

haber