Gündem

Bir Aktivistin Gözünden: Yas, isyan ve umutla 8 Mart'ı kutlamak

11 Mart 2023 13:07

Gülseren Onanç

Bir tarafımız hep acıyor. Sıcak evimizde güzel bir yemek yediğimizde, duş aldığımızda, sevdiklerimize sarıldığımızda kendimizi hem şanslı hem biraz suçlu hissediyoruz. Depremzedelerin ihtiyacı olan desteğin, şefkatin gösterilemediği için bu iktidara isyan ediyoruz. 

Deprem bölgesini bir  yas evine benzeten Gazeteci Duygu Demirağ’ın kadınların hikayelerini anlattığı Yas Evi Belgeselini izlemenizi öneriyorum. Duygu kadın duyarlılığı ile kadınların sorunlarına odaklanıyor. Belgeselden öğrendiğimize göre bölgede 250 bin hamile kadın var. Bunların 24 bini Mart ayında doğum yapacak. Henüz yıkılan hastanelerin yerine sahra hastaneleri yapılmamış durumda. Duygu yas evindekileri yalnız, kimsesiz bırakmamamız gerektiğinin altını çiziyor. 

Dayanışmayı sürdürülebilir kılmak gerekli 

Afet İçin Feminist Dayanışma gönüllüleri, deprem bölgesinde kadınların yalnız bırakılmaktan korktuğunu belirterek dayanışmayı acil ihtiyaçların ötesine taşıyarak sürdürülebilir kılmanın önemine dikkat çekiyor. Hatay’da kadınların unutulmaktan korktuklarını söylüyorlar.

Öfkeliyiz, yastayız. Ama isyandayız!

Bu yıl 8 Mart’ı bu yas ve isyan duyguları ile karşıladık. Feminist Gece Yürüyüşü bu yıl da engellenmeye çalışıldı. Beyoğlu Kaymakamlığı daha önceki yıllarda olduğu gibi, “toplumsal barış ve huzurunun bozulabileceği’ gerekçesiyle yürüyüşü engellemeye çalıştı. Taksim ve İstiklal Caddesi’ne girişler polis ve çevik kuvvet bariyerleri ile kapatıldı. İtiraf edeyim her yıl polisler ile mücadele edip korteje katılmak benim için giderek daha keyifli olmaya başladı. Polis devlete, eril şiddete karşı kafa tutarak gösteriyi yapmak daha bir anlamlı oluyor. Gece Yürüyüşü Cihangir’de yine çok renkli geçti. 

Feminist Gece Yürüyüşü basın açıklamasında, “Biz kadınlar; insan hayatının hiçe sayılmasını, devletin krizleri yönetme, sorumluluğunu yerine getirme konusundaki acizliğini ve bunun sonuçlarını çok iyi biliyoruz. Patriyarkal kapitalist yıkıma karşı feminist isyandayız!” diyerek hepimizin duygularını aktardı.

Bu yıl Afganistan’dan, İran’a, İngiltere, Almanya ve İskandinav ülkelerinden Avustralya’ya kadar dünyanın birçok yerinde kadınlar 8 Mart’ta omuz omuza sokaklarda gösteriler yaptılar. Dünyanın birçok ülkesinde kadın haklarının büyük yara aldığı süreçlerde, eşitlik mücadelesinden vazgeçmeyen kadınlar, tüm dünyada patriyarkaya, eşitsizliğe, ayrımcılığa karşı SES’lerini yükselttiler.

Bu yılın en sevdiğim pankartı:

Eşitliğin sağlanması için 300 yıl gerekli 

Bu hafta başlayan Birleşmiş Milletler Kadın Statüsü Komisyonu’nda iki hafta boyunca kadın sorunları tartışılacak çözümler talep edilecek. BM Genel Kurulu‘na bir konuşma yapan Guterres, “Mevcut gidişatta BM Kadın Birimi, eşitliğin sağlanmasının 300 yıl uzakta olduğunu öngörüyor” diyerek büyük eşitsizliği dünyaya duyurdu. Guterres kadın haklarında elde edilen küresel ilerlemenin, “gözlerimizin önünde kaybolmaya başladığını” ve cinsiyet eşitliğinin sağlanacağı tarihin, “giderek uzaklaştığını” söyledi.

Çalışan kadın sayısı erkeklerin yarısı 

Türkiye’deki durumu da İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan “İstatistiklerle Kadın” araştırması ortaya koydu. Sonuçlar yine bildiğimiz gibi; kadınlar kendini güvencesiz hissediyor, erkeklerin yarısından daha az istihdam ediliyor ve ev işlerinin çoğunluğunu üstleniyor. Araştırmaya göre 2021 yılında Türkiye’de 100 kadından sadece 28’i çalışıyor. 

İstifa etmeyen hükümeti sandıkta göndereceğiz 

Türkiye’de artan eşitsizlik şiddet 8 Mart Gece Yürüyüşünde “hükümet istifa” sloganlarının yükselmesine de neden oldu. Kadınlar deprem krizini yönetemeyen, 10 şehrimizde yaşayan milyonlarca insanımızın en çok devlete ihtiyacı olduğu anda yanında olmayan Cumhur iktidarının istifa etmesini talep ediyor. Ama biz Kızılay’ın Ahbap’a çadır satışı bile bir istifa getirmezken, başkanlık sisteminde tek bir kişi bile istifa etmeyeceğinin farkındayız. 

Türkiye’yi İstanbul Sözleşmesi’nden çeken, doğayı, kentleri rant uğruna mahveden, toplumu kutuplaştıran, kadınları aileye hapseden, çocuk yaşta evlilikleri meşrulaştıran, LGBTİ+ bireyleri düşmanlaştıran, kreşleri kapatıp çocukları tarikatlara mahkum eden bu iktidarı sandıkta göndereceğiz. 

Bugün seçim tarihi 14 Mayıs 2023 olarak açıklandı, yani yeni bir başlangıç için sadece 9 haftamız kaldı. Bu 8 Mart’ta bir tarafta yas ve isyan duygularını yaşarken öteki tarafta kısa bir süre sonra bu iktidarı değiştireceğimize ilişkin umudumuz var. 

Cumhurbaşkanı Kılıçdaroğlu ve Eşitlik ve Kadın Bakanlığı 

Altılı masanın yaşadığı Meral Akşener krizini aşması ve ortak Cumhurbaşkanı adayını Kemal Kılıçdaroğlu olarak açıklamak hepimizin umudunu arttırdı. Dokuz hafta sonra Türkiye’nin açacağı yeni sayfada feminist duyarlılığı olan kadınların olmasını talep ediyoruz. Türkiye’nin yeniden inşasında bir Kadın ve Eşitlik Bakanlığı kurulması talebimizi yeniliyoruz.

Kadınların eşit olarak siyasete katılımı ile yeni başlangıçlar yapacağımız umudu bizi güçlendiriyor.