Magazin

'Beni iki eşliliğe zorladı'

Yaşar Nuri Öztürk’ün eşi aldatıldığını söylüyor. "Yüce yargının inanıyorum," diyen eş yaşadıklarının bir komplo olduğunu dü

05 Nisan 2009 03:00

HYP Genel Başkanı Yaşar Nuri Öztürk'ün kendisini eski danışmanı Şahane Sultan Müftüoğlu ile aldattığını iddia eden 18 yıllık eşi Canan Öztürk, Sabah’a konuştu. Öztürk, son aylarda yaşadıklarının siyasi bir komplo olduğunu düşündüğü için sabrettiğini söylüyor.

"Yüce yargının hakkaniyetine inanıyorum," diyen Canan Öztürk’ün evliliği ve olan biten gelişmelere dair yaptığı açıklamalar:

- "Canan Öztürk, neden eşini üç yıl önce Ankara'daki evlerinde danışmanıyla bulduğu gün, onuruyla terk etmedi?" sorusuna, "Hillary Clinton da bunu yaşadı, ama eşini terk etmedi. Bu siyasi bir komplo," yanıtını verdiniz. Gerçekten bu olayın Monica Lewinsky-Bill Clinton arasında yaşananlarla benzerlik taşıdığını mı düşünüyorsunuz?

- Evet, ben başında komplo olduğunu düşünüyordum. Çünkü eşim bu olaydan sonra bana "Zaman içinde danışmanlığını bitireceğim,'' diye söz verdi, ama bitiremedi, "Şu anda bitirirsem de başıma başka sıkıntılar açılır," dedi.

- 24 Kasım 2006'da Ankara'daki evinize gittiğinizde neler gördünüz?

- 24 Kasım'da oğlum ABD'ye dönüyordu, onu havaalanında uğurladık. Ben de Ankara'ya gittim. Eşim aradı "Hakan'ı uğurladın mı?" dedi. "Evet, ben eve gidiyorum," dedim. O benim İstanbul'daki eve gittiğimi sandı. Halbuki ben Ankara'ya gittim. Oğlum ve Nusret Sevenoğlu bana, "Lütfen anahtarınızı kullanmayın, çok farklı bir şeyle karşılaşabilirsiniz. Siz zili çalın, girin," dedi. Ben de dediklerini tuttum. Eşime telefon edip, "Ben geldim, kapıyı aç lütfen," dedim. Kapı maalesef 10 dakika sonra açıldı. Eşimin kıyafeti düzgün değildi. O sırada banyodan kilit sesi geldi. Banyoya gidip, "Çıkın dışarıya," dedim. Bu hanım, saçı başı ıslak, üstünde göğüs dekoltesi açık çıktı. İçinde hiçbir çamaşır olmadığını gördüm. Altında bir tayt ve ayakları çıplaktı. İtiştik, kendisini evden dışarıya çıkardım. Yatak odasına koştum, ortalık karışmış. Eşimin başucunda Carmen pozu dediği, sırtı açık, daha küçük yaşlarına ait bir resim duruyordu.

'18 yılı bir kadın birdenbire
kaldırıp atabilir mi?'


- İlişkiniz, o olaydan sonra hiçbir şey olmamış gibi devam etti mi?

- Hayır, her şey koptu. İstanbul'a geliyor, yarım gün sonra kafasını topluyor, eski Yaşar Nuri oluyordu. Bana "Sıkma canını, bunlar geçer," diyordu. Şimdi bana "Niye o tarihte ayrılmadın?" diye soruyorlar. Niye ayrılayım? 18 yılı bir kadın için birdenbire kaldırıp atabilir misiniz? 16 yaşında bir çocuğunuz var.

'Hoca, o aileye herşeyi anlatma' dedi

- Eşinizle Şahane Hanım'ı Ankara'daki evinizde bulunca, niye babasını aradınız? Olayı anlattığınızda ilk yorumu ne oldu?

- "Kızınızın sırtı yarı açık Carmen pozu dediği fotoğrafının eşimin yatak odasında ne işi var,'' diye sordum, adam önce güldü, sonra "Orası ev mi, ofis mi?" dedi. O sırada diğer kızının "Babacığım önemli değil, sırtı açık resmiymiş," dediğini duydum. Bir danışmanın, bir genel başkanın yatak odasına resmini koyması ona önemli gelmedi. Telefonu kapattım zaten, daha fazla konuşamadım. Bana böyle cevap veren bir babayla daha ne konuşabilirdim? Eşime, "Bu siyasi bir komplo," dedim. Hoca da o sırada bana "O aileye her şeyi anlatma," diye işaret yaparak, başka detayları anlatmamam için beni durdurdu.

- Siyasi bir komplo olduğunu ispatlayabilir misiniz?

- Ben bunları asla ispat edemem. Ben öyle hissediyorum. Yanlışlıklar var. Bir babanın böyle cevap vermemesi lazım. Ev değil de ofis olsa bir şey değişecek mi?

- Şahane Hanım'ın yatak odanızda bulduğunuz fotoğrafı ne oldu?

- Hoca çerçeveyi o akşam kırdı.

- Sonra ne yaptınız?

- Bilgisayara girip, başka fotoğraflarını da yüklediğini gördüm. Niye yüklüyor? Daha önceki danışmanlarının fotoğrafını niye yüklemedi?

'Ne istersen söyle, ama sevdama dil uzatma'


- Şahane Hanım, kendisine ait el yazısıyla yazıldığını iddia ederek basına gösterdiğiniz bazı kâğıtların kesinlikle ona ait olmadığını, bunların şarkı sözleri olduğunu, ne gibi bir sakıncası olabileceğini söylüyor.

- Bu kadın "Ben tertemiz ideallerle siyasete girdim, Milli Mücadele uğrunda savaşıyorum," diyor. Ankara'daki evimizde eşimin masasının üstünde Göksal Küçükali ile Emin Şirin'in yazışmalarının bir kopyasını gördüm, hocaya göndermişler, üzerinde de bu hanımın el yazısıyla "Ege i... bölgedir," yazıyor. Ayrıca şarkı sözüyse, senin hâlâ benim evimde, Temmuz 2008'de ne işin var? Ve eşim bana sürekli "Burada yok, yurtdışında," diyordu. Ayrıca bence o kadar pervasız ki çalıştığı resmi kurum, İngiliz Büyükelçiliği'ne ait bir kâğıdın üzerindeki "Ne istersen söyle, ama sevdama dil uzatma," yazan aşk notunu da evimde buldum.

- O kâğıtlardaki el yazılarının Şahane Hanım'a ait olduğunu nasıl kanıtlayacaksınız?

- Partiye başvuru kâğıdındaki el yazısıyla karşılaştırsınlar, anlaşılır.

- Sizin 18 yıllık evliliğinizi, hayat arkadaşlığınızı bitirme noktasına getiren sadece bu el yazısıyla yazılan notlar mı oldu?

- Hayır, ama bunların nasıl bir oyun olduğunu göstermek açısından önemli. Benim evliliğim çok büyük bir yara aldı, boşanmaya kadar gitti. Manevi olarak çok büyük zarar aldım. Ama bu arada binlerce HYP'linin emeği de harcandı.

- Bir TV programında canlı yayına çıkan Şahane Hanım, "24 Kasım 2006 günü siz eğer Yaşar Nuri Öztürk'ün Ankara'daki evinde olduğunuzu reddediyorsanız, o tarihte neredeydiniz?" sorusunu, "O gün MYK toplantısındaydım," diye yanıtladı. MYK, 25 Kasım'da değil miydi? Şahane Hanım gelmiş miydi?

- Evet, olay 24 Kasım'da, MYK 25 Kasım'daydı. Zaten MYK'ya gelemedi.

- Şahane Hanım'ı bu olaydan sonra parti içinde hiç gördünüz mü?

- Çok zorunlu gittiğim MYK toplantılarında uzaktan gördüm.

- Diğer partililerle bu sorununuzu paylaştınız mı? Onlar size destek oldu mu?

- Evet, eşim bir yandan, onlar bir yandan, "Bu parti seçime girme hakkını bir alsın, ondan sonra gerekeni yapacağız," dediler.

'Eşim Şahane için ajandasına
zangoçla tanışma yazmış...'


- Şahane Hanım partiye girmek için internetten başvurmuş, onu siz almışsınız. Hocayla siz mi tanıştırdınız?

- Hayır, hoca 24-26 Haziran 2006 arasında parti çalışmaları için Antalya'ya gittiğinde tanışmışlar. Hatta eşim ajandasına o gün "Zangoçla tanışma," yazmış. Antalya'da partiye girmek istediğini söyleyerek el yazısıyla formu doldurmuş. İnternet sitemizin başvuru bölümüne göndermiş. Sitenin başında da ben olduğum için kendisini aramışım. Ben hatırlamıyorum ama "Ne kadar güzel, senin gibi genç, eğitimli biri partimize katıldı," diye memnuniyetimi belirtmişim. Demek ki ben onun iddia ettiği gibi gençlere saldırmıyorum. Sonra MYK'ya alındı.

ETİKETLER

haber