Kültür-Sanat

Behzat Ç.yi rahat bırakalım artık

Behzat Ç.’yi rahat bırakın artık diyorum çünkü eleştiriden öte kötülükle, art niyetle beslenme örnekleri gördüğüm için bu durum karşısında

18 Kasım 2011 02:00


T24 - Çağnur Öztürk


Behzat Ç.’yi rahat bırakın artık diyorum çünkü eleştiriden öte kötülükle, art niyetle beslenme örnekleri gördüğüm için bu durum karşısında sessiz kalmak olmaz.


Hangi birin cevap versem bilmiyorum bakalım.


13 Kasım Pazar Behzat Ç.’nin dizisi Star TV’de başladı. Veee başlamasıyla beraber ertesi gün pusuda bekleyenlerle, aaa o kadar konuşuluyor seviliyor da hani nerede, reytingleri kötü şeklinde tezahür etti haberler.


Bunun ne kadar anlamsız bir yorum olduğunu görmek için bir daha bahsedeyim. Reyting verileriyle ilgili yazılarımda bahsettiğim gibi şu an ülkemizde ben reyting sistemine güvenmiyorum, 800 deneğin deşifre olmasından sonra AGB’de neler oluyor, nasıl gelişmeler var bir açıklama bulunmuyor.

 2012’de ölçüm yapacak şirket TİAK tarafından TNS olarak belirlendi ama onun da akibeti belli değil, özetle şu aralar reyting konusunda kafam tonlarca soru işaretiyle dolu. Altının kalın kalın çizerim…


Ayrıca Behzat Ç. daha çok çarpıcı, çağrışımsal kurgusu olan, haliyle hikaye kurgusu da öyle olan bir dizi, anlayabilmek için ayrı bir efor sarf etmek gerek. Arka Sokaklar ya da Memoli gibi olağan bir kurguya sahip değil.


Behzat Ç.’nin ilk bölümde sadece susması ise elinde herhangi bir script olmadan da bir oyuncunun oyunculuk resitali yapabileceğini gözümüze sokuyor bence. Şu yaşıma kadar yüzlerce film izlemişimdir, sinema tarihine ve dizi tarihimize de hakimimdir o nedenle rahatça diyebilirim ki Erdal Beşikçioğlu’nun bu performansı sadece alkışlanır. Ve sadece susan bir karakterin perspektifini yazabilmek de her senaristin harcı değildir.
Televizyonda sanat aramak anlamsız ancak oyuncular gerçek birer sanatçı olunca haliyle ortaya müthiş bir deneyim çıkmakta.


Evet Behzat Ç.’nin hikayesi klasiktir, tipik Hollywood hikayesi diye eleştirenler de var ama her zaman belirtirim bir şeyi nereden aldığınız değil onu nereye götürdüğünüz önemlidir. Behzat Ç. de bu klasik anlatıyı alıp ileri yürümüştür. (Memoli de çocuğunun kaybetmiş bir polisin dramıdır o da ses getirmiştir dizi tarihmizde ama Behzat Ç. gibi farklı değildir, olağandır. Ancak Behzat Ç. ile benzeşen yönleri de çoktur.)


Dizi ile sinema filmi de birbirinden bağımsız bu ikisi arasında bir devamlılık beklemek büyük yanlış olur. Sinema filminin yapılmasında ve arkasından dizinin 2. sezonunun başlamasında mantık olarak hiçbir sakınca yok böylece.
Filmin hikaye kurgusu daha doğru ve çarpıcı hale getirebilirmiş, ancak Behzat Ç.’nin yaratıcılarından Emrah Serbes’e yönelik eleştiriler yersiz. Serbes, dizi senaryoculuğu çıtasını yükseltmiştir bu ülkenin tv tarihinde.


Behzat Ç. gibi belki bizlerin de sustuğu acılar, bizleri artık susacak noktaya getirecek acılar vardır, sevenler bundan seviyordur belki…sırrı budur belki…
Her şeyi bırakalım, Behzat Ç. acaba bu suskunluktan sonra ilk olarak ne diyecek ben onu merakla bekliyorum, acaba kitaptaki gibi ironik bir şekilde;
‘’Akıllı ol’’ mu?




ETİKETLER

haber