Politika

Baykal, 'vergi barışını' eleştirdi

CHP Grup Toplantısı'nda konuşması devam eden Baykal, ağırlıklı olarak ekonomi, terör ve yolsuzluk sorunlarına değindi.

04 Kasım 2008 02:00

CHP Grup Toplantısı'nda konuşan  Baykal, ağırlıklı olarak ekonomi, terör ve yolsuzluk sorunlarına değindi. Grup konuşmasında, maliye alanındaki yeni düzenlemelere de değinen Baykal, bu düzenlemelerle 'Deniz Fenerininin' aklanmaya çalışıldığını iddia etti.

- Geride bıraktığımız günlerde çok önemli gelişmeler oldu. Ekonomi, terör, yolsuzluklar alanında pek çok gerçek su yüzüne çıktı ve halkımız  dönemi daha doğru değerlendirmek için çok önemli tespitler yapma imkanını buldu.

- Ekonomide yaşanmakta olan olaylar, bizim 6 yıldır izlediğimiz politikaların doğal sonucu olarak, zaten alarm işaretlerini vermeye başlamıştı. Ama 2008’de artık gizlenemez hale geldi.

- Ekonomik büyüme çok daha hızlı yavaşladı. İşsizlik kendisini gösterdi. Bu tabloya rağmen dış açık çok ciddi bir sorun olarak ortaya çıktı. Türkiye’nin genel borçları işsizliğe rağmen azalmadı artmaya devam etti. Bu borçlar neyi finanse ediyor?

- Türkiye açık veriyor, dış açık veriyor, borç yapıyor. Sonuç Türkiye’de ekonomi gelişmiyor. Büyüme yavaşlıyor, refah düşüyor, işsizlik artıyor.

'Ülke genelinde fabrikalar kapanmaya başladı'

-Sanayide inşaatta otomotivde daha fazla ortaya çıktı. Kayseri’de Bursa’da çok sayıda insanımız işten çıkartıldı.

- Fabrikalar kapanıyor, iş yerleri kapanıyor. Sadece Kars’taki tabloyu vereyim. Mesela, organize sanayide mevcut 42 işletmenin sadece 2’si çalışıyor.

- Sanayi sitesinde Kars’ta 400 tane küçük işletme haciz işlemine maruz kalmıştır. Bu ekonomik tablonun yer yer görüntülerinden küçük enstantaneler.

Çiftçi gübre alamadı

- Ekim mevsimi bitiyor, Kış’a giriyoruz. Bu sene çiftçimiz gübre atamadı. Gübre atamamanın ne demek olduğunu takdirinize sunuyorum. Gübre atılmadan yapılan tarımsal üretimin önümüzdeki yılın nasıl bir tablo ortaya koyacağı ortadadır.

- Türkiye ekonomik bakımdan ciddi bir sıkıntıyla karşı karşıyadır. Büyüme yavaşlamış çark dönmez hale gelmeye başlamıştır. Bunun bedelini de insanımız ödemeye başlamıştır.

- Enflasyon artmaya başladı. Düzeltilerek ilan edilen hedef 10 ayda aşıldı. 12 ay için yeni düzenlenmiş enflasyon hedefi 10. ayın sonunda geri de kalmıştır.

- Uzun zamandan beri ilk kez ihracat düşmeye başlamıştır. Ekim ayında ihracat resmen düşmüştür. İhracatımızda ithal girdisi vardır. Kullanılan ara malın yüzde 70’i ithal malzemelerden karşılanmaktadır.

Kur artışı ihracatı olumsuz etkileyecek

- Kur arttıkça ihracatımızda bunun darbesini yiyecektir.

- Hükümet durumu idare etmeye çalışıyor. Önünü arkasını düşünmeden, hangi politikayı izleyelim, yanlışlarımız nelerdir sorularını sormadan durumu geçiştirmeye çalışıyor.

- Türkiye’nin ciddi bir durum değerlendirmesi yapmaya şiddetle ihtiyacı vardır. Ama kesinlikle bu yapılmıyor.

- Hükümet bu son kriz karşısında yurt dışından Türkiye’ye Türklerin paralarını getirelim dediler ve bu doğrultuda bir hazırlık yaptı. Bu hazırlığını ilan etti. Bir yasa önerisine dönüştürdü.

- Bu önerinin ciddi şekilde irdelenmesi ihtiyacı vardır. Elbette Türkiye bir takım önlemler almak zorundadır. Ama böyle parça bölük dışardan para getirelim yaklaşımı içerisinde bu sorunu çözmesi mümkün değildir.

Vergi affı tasarısıyla 'Deniz Fenerini' aklayacaklar

- Dışardan para getirilsin diyorlar. Nasıl getireceğiz? Yasa tasarısına baktık. Ama bu yasa tasarısı değil af tasarısıdır. Bir mali af yöntemiyle dışardan kaynak getirmeyi amaçlayan bir tasarıdır.

- Vergi borçlarının affedilmesini öngören bir düzenlemedir. Yani vergi ihtilafını çözecek değil, sizin daha önceki yıllardaki vergi borcunuzun affedilmesini ön görecek.

- Vergi borcu olan çıkardığı parayı Türkiye’ye getirecek ve diyecek ki ben yasaya göre vergi borçlarımı kapatıyorum.

- Bir maliye bakanı kendisi için 6 defa af çıkardı ise, böyle bir şeye şaşırmamak lazım.

- Bu yasa kara para konusunda esneklikler sağlıyor. Hayali ihracatçılar, naylon fatura düzenleyenlerin bu suçları yasayla ortadan kaldırılmaktadır.

- Devam etmekte olan cezai soruşturmalarda bu yasayla ortadan kaldırılacaktır. Her yönüyle kabul edilemez bir düzenlemedir.

- Biz kriz karşısında korumalar getirelim diyoruz. Kime, işini kaybedecek olan işçilere.. İşini çeviremez olacak iş adamlarına.

- Bu dikkatle izlenmesi gereken bir olaydır. Bu yasayla deniz feneri suçlularının önemli bir kısmı aklanma imkanını elde edeceklerdir.

- Başbakan kısa bir süre önce mali sistemin sağlam olduğunu söylemişti. Böyle bir açıklamaya rağmen yine hükümetin 2 yıllık bir süre için mevduata tam garanti 50 milyara kadar garanti var, yetkisini aldığına tanık olduk. 

- Bu garantilerin kapsamı genişletilmeye çalışılıyor. Kaygım o dur ki, bu sadece tasarruf mevduatı değil ticari mevduata da düzenleme vardır. Böyle bir genişletilme olabilir.

- Vatandaşın tasarruf mevduatına bile güvence vermek istemeyen bir başbakanın, işadamlarının ticari mevduatına bu güvenceyi getirmek istenmesi dikkatle izlenmelidir.

- Bu genişletme, mali sisteme yönelik tereddütlerin daha da artması sonucunu ortaya koyacaktır.

'50 milyarlık mevduat garantisi zaten vardı'

- Kasımda iktidara gelen AKP, tasarruf mevduatına garantiyi 50 milyara indirdik diyor. Ama böyle değil, geldiklerinde zaten kendiliğinden 50 milyarlık bir mevduat garantisi vardı.

- Sınırsız garantiyi AKP iktidarı sınırsıza çekmiştir. Niçin ? Bu İmar Bankası’nın mali çöküşünün karşısında bu kararı almıştır. O kararı ticari mevduatını da almıştır.

- Bu konuda gereken önlemleri alması gereken BDDK’nın karar alabilmesine imkan verecek bir çoğunluğun oluşmasını, kendi adamlarını atayabilme hesabıyla ertelediği için BDDK görevini yapamadığı için Türkiye’nin önüne banka zararının, çok daha kapsamlı şekilde gelmesine neden olmuştur.

- Bu süreç AKP’nin bizzat kendi sorumluluğu altında gerçekleşmiş bir süreci anlatmaktadır.

- Türkiye bir arayış içerisinde. IMF ile ilgili söylentiler var. Türkiye bu ilişkiyi kursa da kurmasa da ne yapacağına karar vermiş midir? Bu politikayı aynen izleyecek miyiz? Bu konuda tedbir alacak mıyız?

- Türkiye ekonomisinin temel hedefi gerçek üretimi sağlayacak, yatırımları teşvik edecek, bir mali ekonomi politikasıyla gerçek kalkınmayı sağlayıp sağlayamayacağıdır.

- Bu politikalarla Türkiye’nin iki yakası asla bir araya gelmez. Günü kurtarabilirsiniz. Türkiye uzun süreden beri bu politikanın içinde.

IMF bize ne verecek?

- IMF gelsin ne verecek size? IMF size çark bu şekilde, bu politkayı idame ettirmek üzere ek maliye borç altına bizi sokacak? Bunu değiştirelim arkadaşlar. Bunu değiştirenler ayakta. Çin Hindistan bunu aşıyor.

- Bu son krizde kalkınmış ekonomiler ne yaptılar? IMF’nin bize söylediğini o politkayı mı uyguluyor?

- Onlar tam tersine devleti, batmakta olan şirketleri satın alıp, ek finansman sağlayıp yeniden üretim yapma haline getirmek için çabalıyorlar. Onlar kalkınmayı genişlemeyi sağlayan bir politika.

- Bize, aman ha ekonomiye karışmayın dışardan borç alın, faizlerinizi yüksek yüksek ödeyin, durumu idare edin deniyor.

ETİKETLER

haber