Gündem

'Başbakan'ın kullandığı dil, nefret saçarak şiddet alt yapısı oluşturuyor'

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı, yaptığı açıklamada Başbakan Erdoğan'ın son günlerde cemaate yönelik sözlerine karşılık açıklamalarda bulundu

06 Mart 2014 13:01

Gülen cemaatinin kurumsal yüzü olarak bilinen Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın son günlerde cemaate yönelik sözlerine karşılık yaptığı açıklamada " Sayın Başbakanın kullandığı bu argümanların ve ayrıştırıcı dilin; insanımızın ruh sağlığını bozduğunu, toplumsal barışı dinamitlediğini, kin ve nefret tohumları saçarak bir şiddet alt yapısı oluşturduğunu üzüntü ve endişeyle izlemekteyiz" dedi.

'Yolsuzluklar ve Hizmet Camiasına İftiralar' başlıklı yapılan açıklamada, Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç'ın geçtiğimiz günlerde "cemaat mensubu kişilerin Başbakan'ı dershane konusunda tehdit ettiği" yönündeki sözleri hatırlatılarak, "Bu kabul edilemez iddianın sahibi, iddiasını ispatla mükelleftir. Aksi halde müfteridir" ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

"Sayın Başbakan tarihi yolsuzluk operasyonunu ‘hükümete darbe’ olarak kamuoyuna sunmuş ve bunu önce hükümete yakın medyada, sonra da akla hayale gelmedik yalan ve iftiralarla miting meydanlarında seslendirerek Hizmet Camia’sını hedef almıştır. Sayın Başbakanın kullandığı bu argümanların ve ayrıştırıcı dilin; insanımızın ruh sağlığını bozduğunu, toplumsal barışı dinamitlediğini, kin ve nefret tohumları saçarak bir şiddet alt yapısı oluşturduğunu üzüntü ve endişeyle izlemekteyiz. Bu cümleden hareketle;

1- Yarım asrı aşkın bir süredir, ülkesine ve insanlığa hizmet etmeyi hayatının yegâne gayesi haline getirmiş ve bunu sadece Hakk’ın rızasına bağlamış olan Onursal Başkanımız Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi’ye karşı yapılmakta olan “itibar suikastı”, vicdanları derinden yaralamaktadır.

2- Hiçbir demokratik ülkede yaşanması mümkün olmayacak şekilde siyasi iktidar, devletin bütün imkânları ile millete ait sivil kuruluşları hedef alma ve bu kuruluşları ‘düşmanlaştırma’ çabası içindedir.

3- Önceki açıklamalarımızda ifade edildiği gibi, farklı siyasi düşüncelerden milyonlarca gönüllü destekçiye sahip olan Câmia’nın; bir siyasi parti kurması, kurdurması ya da son günlerde sıklıkla dile getirilen ve asılsız bir iddia olan bir partiyle ittifakı kesinlikle söz konusu değildir. Bu iddia büyük bir yalandır.
Sağduyulu milletimiz bugüne kadar doğrunun nerede olduğunu bilmiş ve tercihini de o yönde kullanmıştır. Kimsenin kimseden akıl almaya ihtiyacı yoktur.

4- Bir kabine üyesi, dershaneler konusunda ‘Camiaya mensup kişiler tarafından Başbakanın tehdit edildiğini’ iddia etmiştir. Bu kabul edilemez iddianın sahibi, iddiasını ispatla mükelleftir. Aksi halde müfteridir.

5- Yaklaşık 50 yıldır, öncelikle milletimizin ve dünya kamuoyunun güven testinden defalarca anlının akıyla çıkmış olan Hizmet Camiası’nın bu güveni zedeleyecek ne insani, ne İslami, ne de hukuki açıdan hiçbir suiistimali olmamıştır. Siyaset meydanlarında insafsızca tekrar edilen; “şantaj, tehdit, komplo ve kumpas” iftiraları kabul edilemez.

6- Hizmet camiasının milyonlarca gönüllüsüne ve Vakfımızın Onursal Başkanı Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi’ye akla hayale gelmez iftira ve bühtanlar atılırken, adeta dilsiz ve hissiz kesilmiş bir kısım ilim ve din erbabını da büyük bir hayal kırıklığı ile izliyor, onların bu tarafsızlık görünümlü suskunluklarını milletimizin engin vicdanına havale ediyoruz.