Gündem

Anket şirketleri sahaya indi: Partiler pazarlık sinyali veriyor; “dağınık” görüntü muhalefet için sıkıntı

31 Ağustos 2023 10:40

Anket şirketi yöneticileri, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in seçimlere yalnız girme çağrısının ardından başlayan “ittifak” gündemini değerlendirdi. Araştırmacılar, partilerin “pazarlık sinyali” verdiğini, dağınık görüntünün muhalefet, ekonominin ise iktidar için sıkıntı olduğuna dikkati çekiyor.

Gazete Duvar’dan Didem Mercan’ın sorularını yanıtlayan anket şirket yöneticilerinin açıklamaları şöyle:

Saadet ve Zafer Partisi de tek başına yerel seçimlere gireceğini açıkladı. Partilerin tek başına seçimlere girmesi ortaya nasıl bir aritmetik çıkarır? Partilerin başarı oranı nasıl etkilenir? Seçmen nasıl tavır alır?

ORC Araştırma Genel Müdürü Mehmet Pösteki:

Büyük bir ihtimalle her yerde olmasa da büyükşehirlerde ittifak olacaktır. İyi Parti ve diğer partiler (Zafer, Yeniden Refah vs) iki büyük partiye (AK Parti ve CHP) en yüksekten pazarlığa başlayacaklarının sinyalini veriyorlar. Ancak bu blöfün tonu (özellikle İyi Parti’nin) seçmeni 'muhalefetten bir şey olmaz' hissiyatına itiyor. Yani İyi Parti’nin bu tavrı ittifak olmazsa muhalefete oy vermem diyen seçmeni baştan keskinleştiriyor ve ileride ittifak olsa bile seçmenin en azından önemli bir kısmının CHP adaylarına oy vermemesine sebep oluyor. Tıpkı 3-6 Mart'tan sonra masaya döndüğü halde yaklaşık 5 puanlık İyi Parti seçmeninin Kılıçdaroğlu'nun dışındaki adaylara oy vermesi gibi.

Aksoy Araştırma Şirketi kurucusu Ertan Aksoy:

Öncelikle siyasilerin her açıklamasını o günün koşullarına göre değerlendirmenin bizleri daha doğru sonuca götüreceğine inanırım. Bugün yapılan bu açıklamalara baktığımda sandık yaklaştığında kurulacak pazarlık sürecine el güçlendirerek gitmek dışında bir karşılığı olduğuna inanmıyorum. Türkiye’de birkaç ideoloji partisi dışında kalan partilerin üzerinde iktidar olabilme, seçimde sonuç alma baskısı güçlü. Bu nedenle ne İyi Parti’nin ne de CHP’nin yerel seçimlerden kazançlı çıkmak dışında bir seçeneği yok. Yani ittifakları her ikisi için de bir tercih değil. Bir zorunluluk. Bana göre İyi Parti çok anlaşılır nedenlerle pazarlık öncesi el yükseltiyor.

Eğer mutlaka bir senaryo tartışması yapmamız gerekiyorsa da İyi Parti’nin aday çıkarması başta büyükşehirler olmak üzere CHP’yi aşırı zorlamaz. İyi Parti seçmeninin karar sürecinin merkezinde Erdoğan karşıtlığı var. Ona kaybettirmek için, sınırlı bir grup dışında İyi Parti seçmeninin ezici çoğunluğu CHP adaylarına oy verecektir. Bana göre asıl belirleyici olan HDP’nin aday çıkarıp çıkarmayacağı. Çünkü HDP büyükşehirlerde aday çıkarırsa seçmeni çok az fire ile kendi partisinin adayına oy verecektir. Bu da muhalefetin adaylarını zora sokar. DEVA, Gelecek gibi partilerin ise kime destek verdiğinin bugün itibariyle belirleyici gücü kalmadı.

Rawest Araştırma Genel Müdürü Roj Girasun:

Türkiye uzun zamandır seçimlere ittifaklarla giriyor, kurulan bu ittifakların partileri kimliksizleştirdiği de bir hakikat. Siyasetin büyük oranda sayısal hesaplar üzerine inşasına sebebiyet veren bu durum siyasal söylemlerin ayırt ediciliğini zayıflattı. Bugün ortaya çıkan tablo tabii ki salt bu kaygılarla alınan kararların bir ürünü değil, bu daha çok muhalefetin seçim kaybetmesinin yaratığı travmanın sonuçları. Bununla beraber Akşener’in 26 Ağustos’ta yaptığı konuşma 'tavsiye' kararları mıydı, 'bağlayıcı' kararlar mıydı bu henüz netleşmiş değil. Yerel seçimlerin özellikle kilitleneceği İstanbul ve Ankara’da mevcut belediye başkanlarını halen desteklenebileceği gibi bir kanaat taşıyorum. Son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde devleti teslim etmeye layık gördüğü bu iki belediye başkanına iki kenti tekrar teslim etmekten uzak bir tutum sergilemesinin izahı zor olacaktır. Pek tabii Akşener’in bu çağrısının bir başka arzusu da kendisini CHP’den ayrıştırma arzusu ve milliyetçi seçmenlere göz kırpması olarak da okunabilir. Ve pek tabii bütün bunların yanında en önemlisi HDP ve seçmenlerinin yerel seçimlerdeki kararı olacaktır. Üçüncü yol stratejilerine ete kemiğe büründüren bir strateji izleyebilecekler mi? Sorulardan biri de bu.

"Batı metropollerinde Yeşil Sol Parti yine kilit parti olur” 

“Henüz Ekrem İmamoğlu dışında bir aday adayı yok ama genel seçim sonuçları yerel seçimler açısından öncül olarak ne söylüyor? Sizin 14-28 Mayıs seçimleri sonrasında elde ettiğiniz veriler var mı” sorusuna da ORC Araştırma Genel Müdürü Mehmet Pösteki, şu yanıtı verdi:

CHP ve İyi Parti tabanları birbirlerini eleştirdikçe uzaklaşıyor. CHP tabanı 3-6 Mart masa devirme olayını affetmiyor. İyi Parti tabanı da ‘Kılıçdaroğlu adaylığı dayattı, kaybettirdi’ diyor. HDP/YSP'nin muhalefetin neresinde olduğu/olacağı ise iki parti arasında başka bir sorun. İktidar açısından ise ittifakın MHP ve Yeniden Refah Partisi kanadı sürekli olarak 'Biz bu iktidarın neresindeyiz, ekonomik krizin getireceği olumsuzluklara ne için ortak oluyoruz' sorgulamasında. Hatırlayın ilk İstanbul seçiminde Saadet Partisi oyları AK Parti’ye gitse seçimi AK Parti alıyordu. MHP ise büyükşehirlerle birlikte Anadolu da birçok il ve ilçeyi hem Ak Parti’den alabilir, hem de muhalefetin kazanmasını sağlayabilir. Batı metropollerinde Yeşil Sol Parti yine kilit parti olur.” 

"Eğer muhalefet..."

Aksoy Araştırma Şirketi kurucusu Ertan Aksoy da, “Eğer muhalefet yerel seçime giderken tartışmayı bir genel seçim havasına sokmadan, makro siyasi figürlerin polemiklerinden uzak tutup yerel adaylara odaklayabilirse başarılı çıkabilir. Önceki seçimlerden biliyoruz ki Erdoğan yerel seçimi bir genel seçim havasına sokmak isteyecek. Bu sayede belde belediyelerinden tutun da büyükşehirlere kadar muhalefetin her adayı ile kendisi yarışmış olacak. Bu durum şimdiden öngörülebilir. Öngörülemeyen kısmı Erdoğan’ın bu hamlesine karşı muhalefetin ne yapacağı. Sonucu da belirleyecek olan da bu olacak” dedi.