Gündem

ALS, SMA, MS ve DMD hastaları için TBMM Komisyonu kuruldu

Meclis Araştırma Komisyonu, hastalar ve yakınlarının yaşadıkları soruların çözümünü araştıracak

05 Şubat 2019 20:48

T24 Ankara

TBMM Genel Kurulu’nda, AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan ve Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS), Spinal Müsküler Atrofi (SMA), Multipl Skleroz (MS) hastaları için araştırma komisyonu kurulmasına ilişkin önerge kabul edildi.

Meclis Araştırma Komisyonu; ALS, SMA, MS ve henüz tedavisi tespit edilemeyen diğer hastalık türlerine ilişkin mevcut durumun tespit edilip, tedavi ve bakım yöntemlerinin belirlenmesi, hastaların ve yakınlarının problemlerine ilişkin çözüm yöntemlerinin geliştirilerek yaşam kalitelerinin artırılması, toplumda farkındalık oluşturulması ve uluslararası sağlık kuruluşları ile koordineli bir çalışma yürüterek gerekli tedbirlerin alınması amacıyla çalışacak.

İyi Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, Türkiye'de her yıl bin 500 civarında hastaya ALS teşhisi konulduğunu belirterek, ülke genelinde 10 bin hasta olduğunun tahmin edildiğini aktardı. Hastalarının yaklaşık yüzde 90'ının 5-7 yıl içerisinde hayatını kaybettiğini vurgulayan Cesur, yüzde 10'luk kısmının da zor şartlarda hayatını sürdürdüğüne işaret etti.

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan, tüm partilerin aynı konuyu önemsemesinin millet adına sevindirici olduğunu, bu hastalıkların tedavi maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle devletin bu hastalara sahip çıkması gerektiğini kaydetti. Çevresel faktörlere dikkat çeken Aycan, sigaranın etkilerine dikkat çektiği konuşmasında, Meclis'te milletvekillerinin her ortamda sigara içtiğini söyledi.

Aycan’ın konuşması şöyle:

"Dün 4 Şubat Dünya Kanser Günü'ydü, bununla da ilişkilendirmek istiyorum. Aslında tüm kanserlerin ve bu tür zor hastalıkların temelinde çevresel faktörler var. Bu çevresel faktörler konusuna önem vermek lazım. Hastalıkların yüzde 90'ı aslında çevresel faktörlerden kaynaklıdır. Onun için, çevre sağlığı, çevreyi korumak, çevrenin insan sağlığına zarar vermesini önleyici tedbirler almak bence her şeyden daha önemlidir. Bence Sağlık Bakanlığının da esas işi hastalıklardan koruma olması lazım. Görüldüğü gibi, birçok hastalığı oluştuktan sonra tedavi de edemiyoruz ya da tedavisi son derece pahalı veya asla geriye dönmeyen, hatta tedavinin başarılı olmaması nedeniyle ölümle sonuçlanan hastalıklardır. Onun için ne yapıp edip aslında hastalıkların oluşmasını önlememiz lazım. Çevre sağlığına önem verirsek, çevredeki hastalıklara sebep olan faktörleri kontrol edebilirsek, hastalıkları teorik de olsa azaltabiliriz ama yoksa, bu hastalıklar artarak devam edecek, daha daha yeni hastalıklar ortaya çıkacak, bilmediğimiz hastalıklar ortaya çıkacak ve bunun sonrasında da aslında geleceğimiz de tehlikeye girecek.

Aslında çevre sağlığı sorunları, insanın kendi kendisine oluşturduğu, doğaya verdiği zararların sonucudur. Aslında dinimiz de bunu emrediyor "Hastalık oluşmadan önce sağlığın kıymetini bilin." diyor. Fakat bu, nedense, gereken önem verilmeyen, üzerinde durulmayan bir konudur. Aynı şekilde, kanserlerin de temelinde çevresel faktörler vardır fakat çevresel faktörlere her gün yeni bir faktör ekliyoruz, her gün yeni bir kimyasal ortaya çıkıyor. Çevreyi kirletiyoruz, çevreye atıklarımızı atıyoruz ve bunlarla havayı kirletiyoruz, suyu kirletiyoruz. İçtiğimiz suyu, soluduğumuz havayı, yediklerimizi kirletiyoruz, ondan sonra da hastalıklar oluşuyor. Niye hastalıklar oluşuyor? Niye kanser oluşuyor? Hep bu nedenlerden dolayı oluşuyor.

Mesela, bilinen en önemli çevresel faktör sigara içmek. Mecliste de sigara içiyoruz. Milletvekillerinin dokunulmazlığı mı vardır, bilmiyorum ama Mecliste milletvekilleri her ortamda sigara içiyor ve bu aslında kötü de bir örnek oluşturuyor yani Meclise gelen değerli vatandaşlarımız milletvekillerini sigara içerken görüyor. Bu da tabii ki son derece yanlış bir davranış ama sigara bilinen en önemli kanserojen maddedir."