Gündem

Akit'te: Telefon dinleme kararları bile paralel yapıyı darbeden mahkûm etmek için yeterli!

Ali Karahasanoğlu: Beni istedikleri gibi dinlesinler ama montajlamasınlar

30 Ocak 2015 13:12

İzmir’de geçtiğimiz günlerde düzenlenen yasadışı dinleme operasyonunu değerlendiren Yeni Akit Gazetesi Yazıişleri Müdürü Ali Karahasanoğlu, “Hiç eveleyip geveleyecek bir durum yok..Her şey net..Paralel Yapı’nın suç delilleri.. Sadece mahkemelerden aldıkları telefon dinleme kararları ile yetinilse bile.. ‘Darbe suçu’ndan mahkumiyetleri için, yeterli niteliktedir” dedi.

Ali Karahasanoğlu’nun Yeni Akit gazetesinin bugünkü (30 Ocak 2015) nüshasında yayımlanan, “Sadece telefon dinlemeleri darbe suçu için yeterli delildir” başlıklı yazısı şöyle:

 

Sadece telefon dinlemeleri
darbe suçu için yeterli delildir

 

Biraz devletteki hantallık..

Biraz da muhataplarımızın becerikliliği sayesinde..

Devasa hukukdışılıklar..

“Basit yanlışlıklar” gibi değerlendirilerek, kamuoyunun dikkatinden kaçırılıyor.

İzmir’de ikinci defa gözaltına alınan polisler, bize tekrar hatırlattı.

Yasadışı telefon dinlemelerinde yaşanan hukuka aykırılıklar, bence Paralel Yapı’nın en önemli delilleri..

Daha önce de söylemiştim.

Benim özelimde, telefonumun dinlenmesinden şikayetçi değilim..

İstedikleri kadar dinlesinler..

Tek isteğim var: “montaj yapmasınlar.”

Kendi açımdan olmasa da..

Diğer vatandaşlarımız için, haklı bir istek var..

 “Dinlemeler, yiğitçe/erkekçe yapılsın!”

Yani?

Şöyle..

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ı mı dinleyeceksiniz?

Yiğitçe, yazın dinleme talebine: “Haşim Kılıç’ın kullandığı, ... nolu telefon için dinleme kararı verilmesine..”

Paralel polis müdürleri gülecekler..

“Haşim Kılıç için dinleme istesek, hangi hakim buna izin verir?”

O zaman dinleme kardeşim..

Başka isimle dinliyorsan, üçkağıtçılık yapıyorsun demektir.

Hakimi aldatıyorsun demektir.

Evrakta sahtekarlık yapıyorsun demektir.

Hele hele, bunu bir değil, iki değil, onlarca defa yapıyorsan..

“Devlet içinde, devlet olmak istiyorsun” demektir

“Paralel yapı kurmuşsun” demektir..

Cemaat televizyonlarına çıkıp, saf rollerine yatan polis müdürleri, “Telefonu Haşim Kılıç kullanıyormuş ama.. Biz bilmiyorduk. Bize gelen ihbarda, telefonu ... terör örgütü üyesinin kullandığı ileri sürülmüştü..”

Bu savunmanın iyiniyetli olması için..

Dinleme kararı alındıktan hemen bir gün sonra..

Dinlemeye son verilmesi gerekirdi..

Diyelim ki sesinden Haşim Kılıç’ı tanımıyorsunuz..

Bu sebeple gün boyu görüşmeleri dinlendi.

İyi de, çözüm sırasında, görüşmelerin içeriğinden rahatlıkla anlarsınız..

O kişinin, terör örgütü üyesi mi, yoksa yüksek mahkemenin başkanı mı olduğunu..

Sonraki günlerde niye devam edildi?

Sonraki haftalarda niye devam edildi?

Anında şu tutanağın düzenlenip, imzalanması gerekmez miydi:

“Her ne kadar emniyete gönderilen ihbar mektubunda, ... nolu telefonu terör örgütü üyesi ...’in kullandığı ileri sürülmüş ve buna göre dinleme kararı alınmış ise de, bu telefonu Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın kullandığı anlaşıldığından...”

Paralel polis müdürleri, dürüst insanlar olsalardı..

Ahlaklı olsalardı..

Gerçekten kendilerine gelen bir ihbar mektubunu değerlendirmek üzere o telefon hakkında dinleme talep etmiş olsalardı..

Yapacakları bu idi..

Ama niyetleri tehdit olunca.

Niyetleri şantaj olunca..

Niyetleri kirli olunca..

“Canım dinleme kararı var. Ne yapalım yani.. Dinlemeyi yarıda mı keselim?” deyip..

Aylarca dinlemeye devam etmişler..

Şimdi kalkmışlar..

“Mahkeme kararı var. Dinlemeler usulsüz değil” diyorlar..

Ne usulü, hokkabazlar..

Dinleme kararının A’sından Z’sine, her tarafı hukukdışı..

Kurgu.. Sahtecilik.. Hile.. Hepsi bir telefon dinleme kararının içinde saklı..

Böyle bir yanlışlık..

“Bir dinleme”de yaşanmış olsa.

Yine iyiniyetle yaklaşabiliriz.

Ama..

Türkiye’deki en büyük medya grubunun patronu.. Patroniçeleri dinlenmiş..

Yine aynı taktik sergilenmiş ise..

Başbakan’ın danışmanları..

Yüksek mahkemedeki diğer üyeler..

Paralel yapının işine gelmeyen hangi bürokrat varsa.. Hemen hepsi için, aynı metotla dinleme kararı alınmış ise..

Bunlar artık bireysel suç olmaktan çıkmış.

Dört dörtlük, “terör örgütü faaliyeti”ne dönüşmüştür.

O kadar sahtekarlar ki..

“Canım onlar da, kendi adlarına aldıkları telefon hatları ile görüşmelerini yapsalardı” diyorlar..

Peki..

Kendi adına kayıtlı telefon hattına rağmen, farklı bir kişiymiş gibi dinlediğiniz hiç kimse yok mu?

Onlarca..

Onlarda niye, telefonun sahibini sorgulayıp, “Bu kişi kamuoyunun tanıdığı bir isim. İhbar yanlış olmalı” demediniz?

Hatta, kimse çakozlamasın diye..

Bu sefer de telefon hattı yerine..

IMEI numaraları üzerinden telefon dinleme kararı aldınız?

Hiç eveleyip geveleyecek bir durum yok..

Her şey net.

Paralel Yapı’nın suç delilleri..

Sadece mahkemelerden aldıkları telefon dinleme kararları ile yetinilse bile..

“Darbe suçu”ndan mahkumiyetleri için, yeterli niteliktedir..