Dünya
Deutsche Welle

ABD ek gümrük vergisi uygularsa ne olacak?

ABD'nin AB ülkelerinden ithal edilen çelik ve alüminyuma ek gümrük vergisi uygulaması halinde ne olacak? Böyle bir durum karşısında AB de bir dizi önlem almaya hazırlanıyor.

30 Nisan 2018 20:36

ABD Başkanı Donald Trump, ABD'ye çelik ve alüminyum ihraç eden Avrupa Birliği (AB) ülkelerine ek gümrük vergisi uygulayacak mı, uygulamayacak mı? Trump'ın son dakikaya kadar kararını açıklamaması, Avrupa'da heyecana, endişeye ve ümide yol açıyor. Trump, çelik ve alüminyuma ek gümrük tarifesi uygulanması konusunda AB ülkelerine 1 Mayıs'a kadar geçici muafiyet tanımıştı. Şimdi bu süre uzatılacak mı? Avrupa ülkelerine yönelik özel bir uygulama mı olacak? Yoksa muafiyet buraya kadar mıydı?

1 Mayıs'tan itibaren ABD'ye ithal edilen çeliğe yüzde 25, alüminyuma da yüzde 10 ek gümrük vergisi uygulanmaya başlanırsa, bu AB ama özellikle de Almanya için ağır bir darbe olacak. AB, dünyanın ikinci büyük çelik üreticisi. Yılda 177 milyon ton çelik üretiliyor. Bu dünyada üretilen çeliğin yüzde 11'ini oluşturuyor. Almanya ise AB içinde ABD'ye çelik ihraç eden birinci ülke konumunda bulunuyor. Almanya'yı Hollanda, İtalya, İspanya, İngiltere ve İsveç takip ediyor.

Milyarca euro değerinde ticaret

AB Komisyonu'nun verdiği bilgilere göre, 2017 yılında Avrupa'dan ABD'ye 14 milyar euro değerinde çelik ve alüminyum satışı gerçekleştirildi. Bu ABDnin ithal ettiği çelik ve alüminyumun yüzde 14'ünü oluşturuyor. Ancak ek gümrük tarifesinin uygulanmaya başlanması halinde, satılan bütün çelik ve alüminyum ürünlerinden ek vergi alınmayacak. 2017 yılında üretilen 5 milyar 300 milyon euro değerindeki çelik ürünleri ile 1 milyar 1 milyon euro tutarındaki alüminyum ürünleri için ek gümrük vergisi talep edilecek.

ABD Başkanı Trump, gümrük vergilerine zam yapılması kararının Avrupa'nın ve özellikle de Almanya'nın ticaret fazlası nedeniyle alındığına işaret ediyor. ABD, Almanya açısından en büyük ihracat piyasasını oluşturuyor. Buna karşılık, Avrupa'ya çok daha az ABD ürünleri satılıyor. "AB'ye sattığımız ürünlerdeki ticari açığımız inanması zor olsa da 151 milyar dolar değerinde" diyen Trump, bu durumu sürekli olarak eleştiriyor. Bunun yaklaşık 50 milyarını otomobil ve yedek parça ürünleri oluşturuyor.

Durum Trump'ın düşündüğünden daha karmaşık

Alman otomobilleri ABD'de rağbet görüyor. ABD'ye yılda yaklaşık 480 bin araç satılıyor. Ancak Alman otomotiv şirketleri, ABD'de Almanya'nın ihraç ettiğinden daha fazla araç üretiyor. Alman otomotiv şirketleri, özellikle Çin'e ithal edilmek üzere yılda yaklaşık 493 bin araç üretiyor. Böylelikle, Alman şirketleri ABD'de çok sayıda kişiye istihdam sağlıyor. Ancak ekonomik araştırma enstitüsü ifo'nun Dış Ekonomi bölümünün yöneticisi Gabriel Felbermayr, ek gümrük vergisi uygulanmasının ABD'deki otomotiv üreticileri için bir tehdit olabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

Felbermayr, "Amerikalıların, örneğin Spartanburg'daki BMW'de, araç üretmesi halinde, Avrupa'dan gelecek çok sayıda parçaya ihtiyaçları olacak ve eğer Trump bu ürünlere ek gümrük vergisi uygulamakla tehdit ederse, ABD'li araç üreticilerinin rekabet gücünü tehdit etmiş veya zedelemiş olur" diyor. Bu durumdan sonunda herkesin zarar göreceğine işaret eden Felbermayr sözlerini şöyle sürdürdü: "Konu o kadar karmaşık ve Atlantik aşırı ticaretin boyutları o kadar büyük ki, bu sisteme çomak sokmak, bu işteki bütün tarafları olumsuz etkiler."

Herkesi olumsuz etkileyecek

Almanya'da her dört çalışandan biri, Alman sanayisinde ise her iki çalışan biri ihracata bağlı olarak çalışıyor. Almanya'nın yaptığı ihracatın yüzde 50'den fazlasını çelik ve çelik ile işlenmiş ürünler oluşturuyor. Bu nedenle de Almanya Başbakanı Angela Merkel'in geçen Cuma günü ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmede, Trump'ı ikna etmek için çaba göstermesi şaşırtıcı olmadı. Ancak Trump, görüşme sonrasında ek vergiler konusunda nasıl bir karar vereceğini açıklamadı.

Trump'ın kararını açıklamaması üzerine Başbakan Merkel hafta sonunda Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Theresa May ile telefon görüşmesi yaptı. Üç lider, ABD Başkanı Trump'a AB'ye karşı ticari bir önlem alınmaması çağrısında bulundu. Hükümet sözcüsü Steffen Seibert, ABD'nin bu yönde bir karar alması halinde "AB'nin kendi çıkarlarını çok yanlı ticaret düzeni kapsamında savunmaya hazır olduğunu" duyurdu.

Viski, motosiklet ve kot pantolon pahalanabilir

AB, ek gümrük vergisi uygulanması olasılığına karşı yoğun bir hazırlık yaptı. Avrupa ekonomisinin korunması yönünde tedbir alınması ve ABD ürünlerine karşı ek gümrük vergileri uygulanması için Dünya Ticaret Örgütü'ne (DTÖ) şikayette bulunulması öngörülüyor. Dünya Ticaret Örgütü'nün kuralları uyarınca AB'nin dengeleme için karşı önlem almak üzere 90 günü bulunuyor. Bu durumda, Avrupa endüstrisinde oluşan mali zararın dengelenmesi için ABD'den ithal edilen ürünlerin fiyatı artabilecek.

Dengeleme için alınacak tedbirlerin bir ceza olmadığının altını çizen AB Komisyonu, bunun siyasi bir arka planı olduğuna dikkat çekiyor. Ek gümrük vergisi uygulanabilecek ürünler arasında ABD'de Cumhuriyetçilerin iktidarda olduğu eyaletlerde üretilen viski, Harley-Davidson marka motosiklet ve kot pantolon bulunuyor. Bu durumda, bu eyaletlerin valilerinin, Başkan Trump'ı "doğru yola çekmek" için çaba gösterebileceği işaret ediliyor.

Serbest ticaretin hâlâ şansı var mı?

ABD ile AB arasında bir ticaret savaşı başlaması ise serbest ticaretin sonunun geldiği anlamını taşımıyor. Kulislerde konuya ilişkin görüşmelerin süreceği tahmin ediliyor. Almanya Başbakanlık Dairesi'nden yapılan açıklamada da, "Eğer uygulama gerçekten hayata geçirilirse, kalınan yerden devam edilmesi gerekir" denilmişti. Bunun yanı sıra Alman tarafı artık unutulan Atlantik Aşırı Ticaret ve Yatırım Ortaklığı'nın (TTIP) bazı bölümler atılarak yeniden gündeme getirilmesi için çaba gösteriyor. Sanayi ürünlerine yönelik gümrük vergileri ve ticaretteki bazı engellerin kaldırılmasının geniş kapsamlı bir şekilde müzakere edilebileceği belirtiliyor.

Ancak girişimci ve işveren kuruluşları ile bazı siyasetçiler bu fikirden hoşnut değil. Alman meclisinin Sol Partili üyesi Fabio de Masi, "Trump yüzünden TTIP'nin cüceleştirilmiş versiyonunun gündeme gelmesi kötünün kötüsü olur" diyor. De Masi, bunun "Trump'a Paris Anlaşması'ndan çıkması için verilecek bir 'ödül" olacağını söylüyor.

Sanayi ve Ticaret Odalığı Birliği (BDI) de sadece gümrük anlaşmasına karşı çıkıyor. BDI Başkanı Dieter Kempf bunun "Alman sanayisi için yetersiz kalacağını" söylüyor.

Sabine Kinkartz

© Deutsche Welle Türkçe

Haber, değiştirilmeden kaynağından otomatik olarak eklenmiştirDeutsche Welle