Kültür-Sanat

"Üç Maymun" Türk sinemasının önünü açtı

Yönetmen Nuri Bilge Ceylan'ın Cannes Film Festivali'nde ''En İyi Yönetmen'' ödülünü kazanması, Türk Sineması'na doping etkisi yaptı.

16 Haziran 2008 03:00

Nuri Bilge Ceylan, Fatih Akın, Ferzan Özpetek gibi ödüllü yönetmenlerin filmleri sayesinde Türk Sineması'nın daha iyi tanınarak yurtdışına açılımında ivme kazanılması hedefleniyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema ve Telif Hakları Genel Müdürü Abdurrahman Çelik, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, Cannes Film Festivali'nde Ceylan'ın "En İyi Yönetmen" ödülünü almasının Türkiye açısından çok olumlu etki yaptığını söyledi.

Ceylan'ın başarısının tüm dünya basınında yer aldığını belirten Çelik, "Bana göre en iyi filmden daha önemli bir ödül. Çünkü, 'en iyi yönetmen', bireysel başarıya verilmiş bir ödüldür" dedi.

Burada ödülün alınması kadar Ceylan'ın törendeki cümlesinin de önem taşıdığını vurgulayan Çelik, bu cümlenin yarattığı önemli etkiyi de şöyle değerlendirdi:

"Bu, Türkiye açısından çok özlem duyduğumuz bir cümle. Çünkü bu tür cümleleri aslında sanat camiamızda çok fazla duymuyoruz. Duymadığımız için gerçekten hepimizi büyük bir sevince boğdu. Böyle bir cümlenin yetenekli bir sanatçımızın ağzından çıkmasından dolayı çok olumlu tepkiler aldım.

Beni yüzlerce kişi aradı. Bizim orada çok büyük bir katkımız yok, sadece onların yanında olabildik. Ancak bizim açımızdan çok büyük bir mutluluk oldu. Tabii bu, tüm dünya basınında da yer etti.

"Almanya'da genç yönetmenler yetişiyor"

Nuri Bilge Ceylan'ın bu ödülü almasının Türkiye'ye ve Türk sinema sektörüne büyük moral verdiğini de belirten Çelik, "Üç Maymun" filminin yapım aşamasında Kültür ve Turizm Bakanlığınca da desteklendiğini anımsattı.

Yönetmen Ceylan'ın Fransa'da çok iyi tanındığını ifade eden Çelik, "Ama bu son ödülüyle tüm dünyada tanınan bir kişilik oldu. Bu da Türkiye açısından çok önemli bir vitrin" dedi.

Almanya'da Fatih Akın'ın, İtalya'da Ferzan Özpetek'in Türk Sineması'nı en iyi biçimde temsil ettiklerini aktaran Çelik, "Bunlar hakikaten Avrupa'yı çok etkileyen, Avrupa'da yeni sinemanın oluşumuna katkı sağlayan yönetmenlerimizdir. Onları, Türkiye'nin dışa açılımını sağlayan birer elçi olarak da görüyorum" diye konuştu.

Almanya'da yeni yetişen genç yönetmenlerin bulunduğunu, onların da 3-5 yıl içinde isimlerinden çok ciddi şekilde söz ettireceklerine inandığını dile getiren Abdurrahman Çelik, Türk Sineması'nın yurt dışına açılımında bu yönetmenlerin büyük rol oynayacağını söyledi.

Çelik, bu konudaki hedeflerini de şöyle aktardı: "Türk Sineması'nın yurt dışına açılmasının artık zamanı geldi. Türkiye'de yılda 40-45 film üretiliyor. Bu yıl 50 civarında olabilir, yani bu gittikçe yükselecek. Ama ortalaması 5-6 yılda 70 civarına oturur. Bu oturmadan sonra bizim asıl dışa açılma konusunda bir projeksiyon koymamız lazım.

Biz Nuri Bilge Ceylan, Ferzan Özpetek, Fatih Akın ile beraber bu açılımı sağlamak zorundayız. Aynı zamanda, yurt dışından Türkiye'ye gelecek yatırımları da artırabiliriz. Bu, Türkiye'deki film şirketlerinin ve buradaki teknik altyapının güçlenmesini de sağlayacak.

Onlar gelip bizimkilerle ortaklık kuracak. Bu mekanizma da bize bazı şeyleri öğretecek. Yurtdışına, Hollywood'a açılmayı bazı yapım şirketlerimize sağlayacak. Bu bir etkileşimdir. Bu stratejiyi düzgün kurgulayabilirsek Türk Sineması adına bana göre çok iyi şeylerin olacağı bu gidişat gösteriyor."

O cümle aslında Türkiye'de sanatı birleştirdi. Hem devletle, hem de halkla sanat arasındaki bağı da güçlendirdi. Şimdi bu cümleyle beraber çok farklı söylemler ortaya çıktı. İnşallah bundan sonraki süreçte yine sanat camiamızda insanların, sanatçılarımızın ülkemizden övgüyle bahsederek bu tür ödülleri almaları bizi daha da çok sevindirecek."



ETİKETLER

haber