Gündem
BBC Türkçe

2014'ten bugüne Suriye ve Irak'ta IŞİD tehdidi

IŞİD özellikle Haziran 2014'te Irak'ın en büyük ikinci kenti Musul'u ele geçirdikten sonra dikkatleri çekmeye başladı. Peki IŞİD nasıl dünyanın en tehlikeli örgütü haline geldi?

04 Kasım 2016 16:21

Suriye ve Irak'taki kaos, IŞİD'in ortaya çıkmasına zemin hazırladı.

En güçlü olduğu dönemde, IŞİD'in kontrolü altındaki bölgelerde yaşayanların sayısı 10 milyonu buldu.

Uluslararası kriz izleme kuruluşu IHS'in analizine göre bu sayı şu anda 6 milyon civarında.

ABD askerlerinin 2011'de Irak'tan çekilmesiyle oluşan güvenlik boşluğundan da faydalanan IŞİD, Şiilerin ağırlıkta olduğu Maliki hükümetine karşı Sünnilerin protesto gösterilerinin rüzgarını da arkasına aldı.

IŞİD, 2013'te Suriye'de kontrol ettiği bölgeleri genişletip, Kuzey Irak'a doğru ilerledi.

Hatta Irak ordusunun çekilmesiyle, ülkedeki azınlıkları ve farklı mezhepleri 'yok etme' tehdidiyle başkent Bağdat'ı dahi tehdit eder bir hale geldi.

Irak El Kaidesi'nin savaşçılarının Suriye'de oluşturduğu örgüt Suriye'de Beşar Esad yönetimine karşı savaşırken, kolayca silah temin edip eleman devşirebilen muhalif gruplar arasındaydı.

Örgütün lideri Ebu Bekir el Bağdadi, IŞİD'in Haziran 2014'te Musul'u ele geçirmesinin ardından 'halifelik' ilan etti. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin topraklarına uzanan IŞİD, ele geçirdiği bölgelerde Ezidi halktan sivilleri öldürmeye başladı. ABD, IŞİD'in ilerleyişi durdurmak için harekete geçerken, örgütle mücadele için koalisyon oluşturuldu.

Birleşmiş Milletler'e göre (BM) 'ye göre IŞİD kaynaklı saldırılarda Ocak 2014'ten bu yana 23 bin 600 sivil hayatını kaybetti.

BM, birçok çatışma bölgesine giremediği için Suriye'de kaç kişinin öldüğü konusunda bilgi toplamayı bırakmış durumda.

Bu konudaki önemli kaynaklardan biri Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi. Gözlemevi'nin raporlarına göre Suriye'de Eylül 2016'ya kada 300 binden fazla kişi öldü. Bunlardan 86 bini sivil.

Gözlemevi, sayının 70 bin daha fazla olabileceği uyarısını yapıyor.

ABD öncülüğündeki koalisyon Ağustos 2014'te başlattığı operasyonlarda şimdiye kadar IŞİD hedeflerine 10 binden fazla hava saldırısı düzenledi.

Eylül 2014'te hava operasyonlarına katılan İngiltere'yi Avustralya, Belçika, Danimarka, Fransa,Ürdün ve Hollanda izledi.

Suriye'de de IŞİD' karşı ilk hava harekatı Eylül 2014'te düzenlendi. 2 yılda örgüt hedeflerine yaklaşık 5 bin 500 hava saldırısı gerçekleştirildi.

ABD'nin ardından Avustralya, Bahreyn, Fransa, Ürdün, Hollanda, Suudi Arabistan, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve İngiltere de Suriye'deki operasyonlara katıldı.

Koalisyonun parçası olmasa da Rusya'da da Suriye'de 'terörist' olarak nitelendirdiği gruplara hava saldırıları düzenliyor.

Rusya'nın hava saldırıları hakkında yeterli bilgi yok. Ancak Institute fort he Study of War kuruluşunun verilerine göre Rus saldırıları özellikle Esad yönetimine karşı silahlı muhalif güçleri hedef alıyor.

Haziran 2014'te 'halifelik' ilan eden IŞİD, saldırılarını başka ülkelere taşıyacağının sinyalini vermişti.

Hemen arkasından radikal gruplar arka arkaya örgütün lideri Ebu Bekir el Bağdadi'ye bağlılıklarını ilan etti.

Halihazırda IŞİD'in, Libya, Afganistan ve Pakistan'ın da aralarında olduğu 18 ülkede operasyonel olduğu düşünülüyor.

ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi'ne göre Mali, Mısır, Somali, Bangladeş, Endonezya ve Filipinler'de IŞİD'e sempati duyan örgütler var.

IŞİD 2016 yılında Fransa, Belçika, Endonezya, Bangladeş'teki saldırıları üstlendi. Örgüt, Türkiye'deki saldırıları ise üstlenmekten kaçındı.

Halifelik ilanıyla örgütün saflarına katılan yabancı savaşçı sayısı da artarken, New York merkezli güvenlik danışmanı Soufan Group'un Aralık 2015'te yayınladığı rapora göre 86 ülkeden 27 bin kişi IŞİD'in saflarına katıldı. Bunların yarısından fazlası Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinden...

IŞİD'den alınan en stratejik bölgelerden biri Kobani oldu. Koalisyon hava güçlerinin destek verdiği Kürt güçlerin IŞİD'le savaşı iki aya yakın sürerken, çatışmalarda 1600 kişi öldü. Kobani'nin 2014'te geri alınması sonrası YPG'nin başını çektiği Suriye Demokatik Güçleri (SDG), IŞİD'e karşı koalisyon desteğiyle Suriye'de binlerce kilometrekarelik alanı ele geçirdi.

Suriye ordusu da Rusya desteğiyle tarihi Palmira kentini Mart 2016'da IŞİD'den geri aldı.

Irak'ta ise IŞİD, bir ay süren çatışmaların sonucunda nüfusunun çoğunluğunun Sünni olduğu Ramadi kentinden çıkarıldı. IŞİD'in Ramadi'deki hakimiyeti 8 ay sürdü.

IŞİD'in en büyük geliri petrolden. Örgüt, Suriye ve Irak'ta kontrolü sahalardan çıkardığı petrolü kaçak yollarla satıyor. Ancak koalisyon saldırılarının başlamasıyla IŞİD'in petrol gelirleri azalmaya başladı.

Terörizm Analizi Merkezi'nin (CAT) raporuna göre, IŞİD'in petrol işlemek için teknik ekipman sorunu var. Kullandığı aletler de eski.

CAT'ın 2015 yılı verilerine göre, IŞİD petrol geliri dışında ele geçirdiği bölgelerde 'vergi' topluyor, halka para cezası vererek ayrı bir gelir kalemi oluşturuyor.

Ayrıca 'sözde İslam Devleti' kuran örgüt, elektrik ve su servislerinden de para alıyor.

IŞİD, kontrolündeki bölgelerde üretilen pamuk ve buğday gibi ürünlerin satışından da pay topluyor.

Haber, değiştirilmeden kaynağından otomatik olarak eklenmiştir