Gündem
BBC Türkçe

100 Kadın: Tarım sektöründe çalışan kadınlar cinsiyet ayrımcılığını yıkıyor mu?

Son yıllarda, gelişmekte olan ülkelerde tarım sektöründe çalışan kadınların sayısı arttı. Çalışma koşullarını geliştirmek için programlar da mevcut. Ama bunlar gerçekten kadınların rolünü güçlendirmeye yarıyor mu?

29 Nisan 2018 20:30

"Çok fazla tatlı patatesimiz var, sadece alıcı bulmamız lazım" diyor Rosalina Ballesteros.

Kolombiya'nın kuzey kıyısında dağlık bir bölge olan Montes de Maria'da, bu yıl hasat iyi geçmiş. Ancak talep çok az ve tatlı patatesler çürüyor.

Bu yüzden topluluk yardım çağrısı yapıyor - Youtube üzerinden.

Kolombiya'da viral olan 40 saniyelik videoda çiftçi, "Sizi tatlı patates almaya ve bize yardım etmeye davet ediyoruz" diyor.

"Tatlı patatesler eklem iltihaplarına, kabızlığa ve menopoza iyi gelir" diyor diğer kadın çiftçiler heyecanlı bir şekilde ürünlerini pazarlarken.

32 yaşındaki, beş çocuk annesi çiftçi Ainagul Abdrakhmanova, Krıgızistan'ın merkezindeki dağlık köyündeki kadın yardımlaşma grubundan da destek istiyor.

Şu an arazisinde hiçbir zaman ürün vermeyeceği söylenen domates, salatalık ve havuç yetiştiren Abdrakhmanova, "Bana ekme ve damla sulama konusunda yardımcı oldular" diyor.

BBC 100 Kadın projesi kapsamında, her yıl dünya çapında etkili ve ilham veren 100 kadın tespit ediliyor. 2017 yılında, bugün kadınların karşı karşıya olduğu en önemli dört sorun olan cam tavan, düşük okur-yazarlık, kamusal alanlarda taciz ve sporda cinsiyetçilik konularına çözüm geliştirmelerini istiyoruz.

Sizlerin de yardımıyla bu sorunlara gerçek çözümler bulmak ve sizin fikirlerinizi duymak istiyoruz.

Bu arada, Laos'un kuzeyinde Bayan Vieng, Luang Prabang'daki bir mantar tarlası sayesinde geçimini sağlıyor.

İçinde yaşadığı topluluk, tüketim amacıyla çok uzun zamandır yabani mantar topluyor, ancak bunları nasıl ekeceklerine dair çok az bilgileri var.

Bu durum, Vieng ve arkadaşlarının, şimdi pazarlarda sattıkları kavak mantarlarını yetiştirmeye yönelik eğitim ve kaynak almalarıyla değişmiş.

Birbirlerinden kilometrelerce ayrı çiftliklerde ve ülkelerdeki bu kadınlar daha büyük bir akımın parçası - küresel çapta tarım sektöründe çalışan kadınların sayısı artışta.

Ortalama olarak, kadınlar gelişmekte olan ülkelerde tarım sektörü çalışanlarının yüzde 43'ünü oluşturuyor. Son 20 yılda, uzmanlar tarımın kadınlar tarafından ele geçirilmesini gözlemlemiş.

BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) 2016'da yayımladığı bir raporda, tarımın kadınların eline geçtiğine dair "inandırıcı kanıtların olduğunu" söylüyor. Bu da ya erkeklerin tarımla ilgili işlerden ayrılması ya da kadınların sektör içinde farklı roller üstlenmesi nedeniyle oluyor.

FAO'nun Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Bölümü'nde politikalar belirlemekten sorumlu Libor Stloukal, "Gelişmekte olan ülkelerdeki akım, kadınların tarım sektöründe gittikçe daha büyük rol oynadıklarını ve sektördeki oranlarının arttığını gösteriyor" diyor.

Uluslararası Çalışma Örgütü'ne göre, 2015 yılında dünya çapında ekonomik olarak faal kadınların dörtte biri tarımsal faaliyetlerde yer almış.

Ancak küresel rakamlar bölgesel farkların görünür olmasını engelliyor.

Düşük gelirli ülkelerde, tarım en büyük gelir kaynağı olmaya devam etse de, kadınlar ve erkekler sanayi ya da hizmet sektörlerindeki işlere kaydıkları için, gelişmiş ülkelerde bu durum düşüş gösteriyor.

Peki tarımda kadınların sayısının artması aslında nerelerde görülüyor?

Bu akımın özellikle Kuzey Afrika'da görüldüğü belirtiliyor. 1980 ile son kapsamlı araştırmanın yapıldığı 2010 yılı arasında, bu bölgede kadınların tarım gücüne katılımları yüzde 30'dan yüzde 43'e çıkmış. Yakın Doğu'da ise yüzde 35'ten yüzde 48'e yükselmiş.

Tarım sektörünün kadınların eline geçmesi, Güneydoğu ve Doğu Asya ile Latin Amerika'da da farkedilir durumda.

Son 30 yılda Sahra altı ülkelerde kadınların tarımdaki payı önemli ölçüde değişmese de, Lesotho, Sierra Leone ve Mozambik gibi ülkelerde çoktan yüzde 60'ın üzerine çıktı.

Uzmanlar bu bölgedeki tarımın çoktan kadınlaştırıldığını söylüyorlar.

Çiftliklerde ve tarlalarda kadınların varlığının artması olumlu bir gelişme olabilir.

Bazıları önde gelen çiftçilere dönüşecekler ya da harcırah yerine maaş almaya başlayacaklar, gelirleri hane halkına ve içinde yaşadıkları topluluğa katkı olacak.

Yine de tarımın kadınlaşması her zaman kadınların güçlendiği anlamına gelmiyor.

Bu akımın altındaki nedenlerden biri erkeklerin göçü.

Stloukal "Genç, kırsal kesimde yaşayan erkekler kadınlardan daha fazla sayıda kent merkezlerine göç ediyorlar" diyor.

"Tarımın kadınlaşması bir bakıma tarım dışı işlerin artmasıyla, erkeklerin sanayide ve servis sektöründe daha iyi işler bulabilmeleriyle ilgili. Aynı zamanda erkek nüfus üzerinde daha fazla etkiye sahip olan silahlı çatışmalarla ilgili."

Uzmanlar geride kalan kadınların, erkeklerin de yerini doldurabilmek için daha uzun saatler çalışmak zorunda kaldığını söylüyorlar.

Kadınlar tarım sektöründe artık daha büyük bir paydayı oluştursa bile, kırsal kesimde bulabildikleri işler daha sorunlu hale geldi.

Ücretsiz, mevsimsel ve yarı-zamanlı işlerde çalışan kadınların sayısı erkeklerden daha fazla.

Dünya Bankası'nın 2016'da yaptığı bir analize göre, ücretli işlerde bile, "iş yükünün ağır olduğu, düşük vasıflı işlerde kadınların, az sayıdaki idareci pozisyonunda ise erkeklerin çalışması daha olası."

Uluslararası tarım araştırmaları merkezi ICARDA'da sosyal ve cinsiyet uzmanı olarak çalışan Dina Najjar, "Tarlada kadınlar çalışsa bile, pazarlamayı yapan ve parayı kontrol eden erkekler" diyor.

Göstergeler aynı işi için kadınların erkeklerden daha az para kazandığını da gösteriyor.

Kırsal kesimlerde cinsiyetler arasındaki kazanç farklarını gösteren veriler sınırlı, yine 14 ülkede yapılan bir araştırma kadınların ortalama yüzde 28 daha az kazandığını ortaya koyuyor.

Uzmanlara göre bir de "üretim uçurumu" var, gelişmekte olan ülkelerde kadın çiftçilerin ürünleri ortalama yüzde 20 ila 30 arası daha az. Bunun nedeni ise ev işleri.

FAO "Pek çok toplumda, kadınlar ev işlerinin ve çocuk bakımının çoğundan sorumlu" diyor. Bu ek sorumluluklar, ki kırsal kesimlerde bu su ya da yakıt taşıma gibi sorumlulukları da içerebiliyor, "kadınların gelir sağlayan faaliyetlerde bulunma kapasitelerini kısıtlıyor."

FAO'nun programdan sorumlu yardımcısı, "Değişimin kolaylaştırılmadığı geleneksel durumlarda kadınların her ikisine birden yetişmesi çok zor" diyor.

Yine de kadınların tarımda üstlendikleri roller gerçek fayda sağlayabilir.

Mali'nin ortasında yer alan Baramadougou köyünde yaşayan 28 yaşındaki dört çocuk annesi Sanihan Thera, "Artık verimsiz sezonlar konusunda endişelenmek zorunda değilim" diyor.

Thera, FAO'nun Mali ve komşu Burkina Faso'da yürüttüğü proje kapsamında "tarımsal ekipman" alanlardan biri. Bunlar para yardımı ve gıda güvenliğini artıracak eğitimlerin yanı sıra börülce, darı ve besin değeri yüksek tohumlar içeriyor.

Yeni teknikler, erkekler mevsimsel işlerde çalışmak için evden uzaklaştıkları sırada aileyi beslemekten sorumlu olan Malili kadınların, yıllardır arazilerinde ilk kez tarım yapmalarını sağlamış.

Thera "Hasat önümüzdeki pek çok ay için gıda rezervi sağlamaya kesinlikle yetecek" diyor.

Projenin sözcüsü Fatouma Seid, "Bu kadınların bazıları, bunun onların toplum içinde seslerinin duyulmasını sağladığını söylüyor" diyor.

"Ayrıca kadınlara çocuk beslenmesinden evlilikle ilgili sorunlara kadar her konuda birbirlerine tavsiye verebilecekleri bir platform sağladı" diyor.

Uluslararası kurumlardan sivil toplum örgütlerine ve hükümetlere kadar bir dizi örgüt, emek gücünü azaltacak teknolojileri uygulamaya koymak ve kadınlara kredi sağlamak için çabalıyor.

Sosyal kalkınma için kritik olan, toprağa kimin sahip olduğu. Gelişmekte olan ülkelerin çoğunda kadınlar erkelerle aynı mülkiyet haklarına sahip değil.

Dina Najjar "Arazi mülkiyeti, kaynakların azlığıyla ilişkili. Herkesin sahip olabileceği kadar toprak yok ve erkekler bunun için yarışıyorsa, kadınlar onu nasıl elde etsinler?" diyor.

Dünya çapındaki bir harita, bir tarım kuruluşu hakkındaki ana kararları veren ve bu kuruluşu idare eden kadınların sayısının erkeklere oranının, her ülkede az olduğunu ortaya koyuyor.

Najjar "Veriler arazi mülkiyeti sahipliğinin ve idaresinin kadınları güçlendirdiğini gösteriyor" diyor.

"Bu yüzden politikaları değiştirmek bir başlangıç, ama kadınları toprağı miras almaktan ya da elde etmekten alıkoyan sosyal normları değiştirmek için daha çok çabalamalıyız."

Stloukal "Sosyal normlar her zaman değişir, bu da değiştirilebilir" diyor.

Ancak tarımın kadınlaşmasına tüm uzmanlar olumlu bakmıyor.

Hayek "Tarım işlerinde çalışanların genç olmadığı bizimki gibi kırsal toplumlarda, yakın zamanda toplumsal normları yıkmak kolay değil" diyor.

"(Tarımın kadınlaşması) cinsiyet uçurumunu kapatmaya yardımcı olabilir, ancak bu zaman alacak."

Haber, değiştirilmeden kaynağından otomatik olarak eklenmiştir