Spor yazarları, Fenerbahçe-Antalyaspor maçını yorumladı: "Şampiyonluk yarışı yeniden başladı"
Spor yazarları, Fenerbahçe'nin evinde Antalyaspor'u 3-0 yendiği maçı değerlendirdi.
03 Mart 2025 08:05
110
Spor yazarları, Fenerbahçe-Antalyaspor maçını yorumladı: "Şampiyonluk yarışı yeniden başladı"
210
Ahmet Çakar: Fenerbahçe'nin Antalyaspor karşısında ortaya koyduğu iyi oyun ve aldığı net skordan sonra belki de şampiyonluk yarışı yeniden başladı diyebiliriz. Hâlâ 4.5 puan fark var ama Galatasaray'ın futbolunun gün geçtikçe kötüleşmesi, Fenerbahçe'nin toparlanması ve fikstürün Galatasaray'ın inanılmaz aleyhine olmasıyla bugün itibarıyla yarış yeniden kızıştı. Son bir aydır Fenerbahçe çok disiplinli oynuyor. Takım savunmasında çok iyiler. Türkiye'de duran toplardan gol bulma tehdidi en yüksek olan takım. Dün de böyle oldu. Yine bir duran top, Mert Müldür kafayı vurdu ve kilidi açtı. Youssef En- Nesyri, Filip Kostic, Edin Dzeko gibi birçok deneyimli oyuncu çok fedakârca oynuyor. Şunu çok rahat söyleyebiliriz ki hem oyun üstünlüğü hem de psikolojik üstünlük mutlak Fenerbahçe'de. Türk spor tarihinde hakemlerin en fazla tartışıldığı günlerde Mehmet Türkmen, iyi maç yönetti. Tamam, skor çabuk koptu, kritik pozisyon olmadı, oyuncular iyi niyetli ama Mehmet Türkmen kumaş olarak iyi bir hakem, dün de iyi bir yönetim sergiledi. (Sabah)
310
Ömer Üründül: Fenerbahçe, dün gece çok kolay, net bir galibiyet elde etti. Skor avantajını erken buldular, ilk devrede 3 golle işi garantiye aldılar. İkinci yarıda Antalya riskleri artırdı. Fenerbahçe daha geniş alanlar buldu. Pozisyonlar da yakalandı. Biraz da skor rahatlığıyla konsantrasyon eksikliğiyle dördüncü gol gelmedi ama kalesinde de 90 dakika yarım tehlike bile yaşamaması önemli bir artıydı. Fenerbahçe'de yeni bir düzen oturmuş durumda. Takım genelde kontrol futbolunu elden bırakmıyor, dengeli oynuyor. Önde baskı oradaki oyuncuların yapısı itibarıyla yeterli değil. Ofansif açıdan da bölüm bölüm etkili oluyorlar. F.Bahçe'nin önemli kadrosuna rağmen hissedilen en büyük eksik, lider oyuncuydu. O da devre arasında bulundu: Skriniar. (Sabah)
410
Gürcan Bilgiç: İlk yarı bittiğinde Fenerbahçe istediğini almıştı. Skoru 3-0'a getirdiği gibi, rakibine de "acaba" dedirtmedi. Birkaç saat önce Galatasaray'ın puan kaybetmesi, Kadıköy tribünlerine de coşkuyu getirdi. Hem maçı yaşadılar hem de uzun bir aradan sonra "Sen şampiyon olacaksın" dizeleri dudaklardan döküldü. Mourinho'nun 3-4-1-2'sinin "taşları" yerine oturduğu gibi "ağırlıklarını" da hissettiriyorlar. Maça tempo vermeden, hatta topu yine rakibe bırakarak, kendi dakikalarını bekliyorlar. Kalite farkı öylesine ortaya çıkıyor ki, Antalya takımı Fenerbahçe kalesine gelemediği gibi, neredeyse her girdikleri pozisyonu gole çevirdiler. Dzeko'nun hükümdarlığında organize olan ön taraf, ceza alanına giren her Fenerbahçeli oyuncu için fırsat kapısı. Vücudunu doğru kullandığı gibi pas aklını, doğru zamanda doğru kararı her pozisyonda ortaya koydu. Karamboller içinden istediklerini aldılar. Skriniar defansın merkezinde, Fred orta sahada enerji üretti. Bir ara kaç ciğeri olduğunu da merak ettik Fred'in. (Sabah)
510
Tayfur Bayındır: Sol tarafta Kostic uzun süredir mükemmel oynuyor. Onun nasıl oynayacağını artık Türkiye’de bilmeyen yok ama kimse önlem getiremiyor. Öyle olunca da götürdüğü her top, yaptığı her orta tehlike üstüne tehlike yaratıyor. Ve Oğuz Aydın... Formayı bir kaptı, pir kaptı. Dün bence sahanın en iyisi oydu. Oğuz’un getirdiği ve ‘al da at’ diye gönderdiği ortaları gole çevirememek Dzeko’nun ve hatta gol atmalarına karşın En Nesyri ve Tadic’in bu maç için şanssızlıklarıydı demek lazım. Oğuz emin adımlarla milli takıma doğru gidiyor. Sarı-lacivertlilerin zaman geçirmeden Oğuz’a bir nazarlık takmaları şart. İşin şakası bir yana; Oğuz’u bu seviyeye çeken, Yusuf’u milli takıma hediye eden, Fenerbahçe’ye böylesi etkileyici bir oyun oynatan Jose Mourinho her hafta biraz daha haklı çıkıyor. (Milliyet)
610
Uğur Meleke: Gün itibariyle Okan Buruk’la Mourinho arasındaki fark da tam da bu noktada oluştu: Buruk, Cuesta hatasında ısrar ederken, Mourinho bariz yanlışlarından dönme yolunu seçti. Fenerbahçe, sezonun ilk bölümünde (2024’te) iyi oynamıyordu, istikrarsızdı, aşırı emniyetliydi. Sezonun ikinci bölümünde (2025’teki 16 resmi maçta) 3-4-1-2 ile namağlup. Mourinho bir oyun istikrarı yakaladı, en önemlisi de yanlışlarında ısrar etmedi. Amrabat ön liberoda aşırı giriyordu stoperlerin içine. Ondan vazgeçti. Maximin takım disiplinine aykırı bireysel tercihler yapıyordu. Mourinho, Maximin ısrarından döndü. Dzeko ile Nesyri uyumu yakalayınca, Boşnak santrforu kesmeyi bıraktı. Dün Dzeko yine Fenerbahçe’nin beyni-kalbi, her şeyiydi. Antalya’nın sağında gördü fırsatı. Sürekli oraya deplase olup çekti rakibinin fişini. (Hürriyet)
710
Cem Dizdar: Neredeyse her hafta dilekçeyi kapanın birilerini şikayet için soluğu Adliye’de aldığı ‘’süper münakaşa ligi’’nde puanı değilse de moral üstünlüğü alan Fenerbahçe, yelkenini de rüzgarla doldurmuş görünüyor. ‘’Yerli hakem’’ Cihan Aydın’ın yönettiği maçta Galatasaray - gerçi karşılıklı iki penaltı da ‘’yabancı VAR’’dan verildi ya - Kasımpaşa’ya takılınca Kadıköy’deki maçın sonucundan daha önemlisi heyecan ve eğlence katsayının ne olacağıydı. İlk devre topla oynama oranları eşit olsa da pozisyon, yaratıcılık gibi futbola dair her başlıkta önde olan Fenerbahçe maçı o bölümde bitirdi. Dolayısıyla ikinci devre tempo düştüyse de durum değişmedi. Antalya ilk devre gibi ama Fenerbahçe ilk devre temposunun da yaratıcılığının da gerisinde sürdürdü 70’lere kadar maçı.... (Fanatik)
810
Faik Çetiner: Maç 3-0 olmuş, Emre Belezoğlu kenarda çırpınıyor. Hocam sen önce bu amatör görünümlü takımına bir çeki düzen ver, yoksa gidişat iyi değil. Devre 3 farkla bitmesine rağmen Fenerbahçe’nin hamleleri son 20 dakikada yapıldı. Önce Talisca sonra da Amrabat ile Cenk Tosun oyuna girdi. İkinci yarıda pozisyonlar bulan Fenerbahçe kale önünde cömert olunca, fark artmadı. Konuk takımın bırakın gol atmayı, pozisyon bulma becerisi bile yoktu. Antalyaspor galibiyeti ile puan farkı 4’e indi. Liderin futbolu, “SOS” veriyor. Fenerbahçe’nin futbol görüntüsü ise alkışı hak ediyor. Bu takımı durdurmak zor. Fikstür avantajını da hesaba katarsak, Fenerbahçe’nin rakibini yakalayıp geçmesi hiç sürpriz olmaz. (Fanatik)
910
Engin Verel: Galatasaray'daki düşüş, camianın hem moralini hem de motivasyonunu ciddi şekilde aşağı çekerken, dünkü maçlar sonunda Fenerbahçe cephesinde tam tersi bir tablo var. Bunun sezon sonunda yarışa nasıl yansıyacağını ben de merakla bekliyorum. Ama bir gerçek var ki puan farkı Galatasaray lehine olsa da rüzgar Fenerbahçe lehine esiyor. Mourinho sezon başı geldiğinde hedefl erinin geçen sezonki kadar puan toplamak değil, şampiyonluk olduğunu söylemişti. Hiç kimse onun deneyimini ve tecrübesini küçümseyemez. Devre arası yapılan transfer hamleleriyle ve takım içi dokunuşlarla Fenerbahçe'nin performansını yukarı çekti. (Akşam)
1010
Kemal Belgin: Kadıköy’deki F.Bahçe-Antalyaspor maçından bir gün önce birkaç dost aradı ve dediler ki, “Antalyasporlu bir yüksek sorumlu, ‘Kadıköy’e F.Bahçe’yi yenmeye gidiyoruz’ dedi. Haberin var mı?” Ben de dedim ki, “İlk defa sizden duyuyorum.” Ama dün akşamki maça baktım; bu Antalyaspor benim görüşüme göre ligin üçüncü sınıf bir ekibi. Teknik direktörü cezalı olan F.Bahçe böyle bir rakip bulunca özellikle ilk yarıda istediği gibi topluca hücuma gidebildi, savunmaya zaten çok fazla gerek yoktu ama sahanın genel yerleşiminde neredeyse tam notla oynadı diyebiliriz. Hâl böyle olunca da skor tabelası ilk yarının sonunda F.Bahçe’yi 3-0 önde gösteriyordu. Böylece bu maç ikinci yarının başlama düdüğü ötmeden çoktan bitmişti. (Türkiye)