28 Ağustos 2019

“Hakem Kurulu” mu?.. Sen kimi aldatıyorsun?..

Zam oranını şimdi Hakem Kurulu mu belirliyor, hükümet mi?..

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tayyip Erdoğan’a fahri doktora unvanı veriyor.

Törende Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Fatih Uşan ne yapıyor?.. Dekan?.. Prof.?.. Ne yapıyor?..

Erdoğan’ın elini öpmek istiyor!..

E, bunun bir mükafatı olmaz mı?.. Olur!..

Uşan şimdi memur zammına karar verecek olan Hakem Kurulu’nda hükümetçe seçilen üyelerden biri.

O kurulda başka kimler var?..

Yargıtay, Danıştay, Sayıştay Başkan ya da daire başkanları arasından Bakanlar Kurulu tarafından seçilen bir üye.

Kalkınma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Devlet Personel Dairesi bürokratları arasından Bakanlar Kurulu tarafından seçilen bir üye.

Üniversitelerde iş hukuku, kamu hukuku alanında uzman profesör ya da doçentler arasından Bakanlar Kurulu tarafından seçilen bir üye. Bu üye de, ilginç.

Doçent Fatih Yardımcıoğlu, (tesadüfen o da Fatih) Twitter adresinde kendisini “Cihannüma Sakarya İl Temsilcisi” olarak tanıtıyor. Ne demekse!..

Sendikaların önerdiği yedi öğretim üyesi arasından Bakanlar Kurulu tarafından seçilen bir üye.

On bir üyeden oluşan Hakem Kurulu’nun altı üyesini iktidar seçiyor. Kurulun Başkanını da yine hükümet belirliyor. Başkanın iki oyu var.

Zam oranını şimdi Hakem Kurulu mu belirliyor, hükümet mi?..

Sen kimi aldatmaya çalışıyorsun?..

Zam önerileri

Memurların toplu sözleşmesi için hükümet ve memur sendikaları masaya oturuyor. Şu önerilerle:

-Memur - Sen: 2020 yılı için yüzde 8 artı yüzde 7 ve refah payı yüzde 3, 2021 yılı için yüzde 6 artı yüzde 6, refah payı yüzde 2.

Memur - Sen’in eski başkanı AKP milletvekili!.. Gerisini düşünmek size kalıyor.

-Kamu - Sen: 2020 yılı için yüzde 10 artı yüzde 10, 2021 yılı için yüzde 8 artı yüzde 8 ve her iki yıl için yüzde 3 refah payı.

-KESK: 2020 yılı için yüzde 38, 2021 yılı için enflasyon artı yüzde 3. En gerçekçi öneri KESK’e ait.

Hükümet: 2020 yılı için yüzde 4 artı yüzde 4 ve 2021 yılı için yüzde 3 artı yüzde 3.

Öneriler arasında dağlar kadar fark var. Anlaşmak mümkün değil.

Pazara çarşıya bak

Sendikaların istekleri ile hükümetin önerisi arasında dağlar kadar fark, dağlar gibi enflasyondan ileri geliyor.

Bu ülkede:

Gıda maddeleri enflasyonu yüzde otuz dolayında.

Kim ne derse desin, kim hangi rakamı açıklarsa açıklasın, o rakamlara halkın hiç güveni yok, gerçek rakamlar pazarda, çarşıda.

Ve hatta bir sendikanın araştırmasına göre, “gıda fiyatlarındaki artış bir yılda yüzde 58’i” buluyor.

Bir yanda yüzde 58, öte yandan yüzde 4 zam oranı!.. Komedi ötesi!..

Elbette anlaşamıyorlar ve karar Hakem Kurulu’na kalıyor, yani hükümete.

Laf olsun diye, Hakem Kurulu’na kalıyor, kurulda çoğunluk hükümetin elinde, kuruldan hükümetin isteği zam oranı çıkacak.

Kararın bugün açıklanması bekleniyor. Siz bu satırları okurken, karar açıklanmış olabilir.

Memurlara gaz

Yüzde 4 gibi komik bir öneri yetmezmiş gibi, gösteri yapan, haklarını arayan memurlara bir de biber gazı!..

Önceki gün memurlar sokaklara dökülüyor, isteklerini dile getirmek üzere.

Taşıdıkları pankartlarda şu yazılı:

“Ekmek, Adalet Refah”.

Masum istekler. Ve bağırıyorlar:

“Türkiye büyüyorsa, ekmeğimiz neden küçülüyor?..”

Bu durumda, al sana biber gazı!..

Türkiye dünyanın bilmem kaçıncı büyük ekonomisi imiş, v.s., madem o kadar büyüksün, yüzde 4 gibi zavallı bir öneriyle neden memurların karşısına çıkıyorsun?..

Yönetilemeyen bir ülke

Türkiye’de işler iyi gitmiyor.

Bir yanda savaş var, diğer yanda milyonlarca mutsuz ve geçim derdinde insanlar.

Bir yanda, orman yangınları nedeniyle, tarımdaki sefalet nedeniyle, her olayda perişan olan, ne yaptığı, ne söylediği birbirini tutmayan bir Tarım Bakanı, diğer yanda çay toplamaya giden, Erdoğan salona girdiğinde ayağa kalkan, daha da kötüsü adli yıl açılışını Saray’da düzenleyen bir Yargıtay Başkanı.

Bir Turizm Bakanı var, sahip olduğu turizm firması Yunan Adalarına sefer düzenliyor!..

Neresinden tutsan, lime lime dökülen, yönetilemeyen bir ülke var.

Memurlara yüzde 4 önerisi!.. Ayıptır, ayıp!.. Zavallı bir oran!..

Yazarın Diğer Yazıları

Bini aşkın öğretim üyesi Saray'da

Orada bulunan öğretim üyelerinden bir teki bile söz almıyor ya da alamıyor. Sadece oturuyorlar ve dinliyorlar!..

Osman, Ahmet, Nazlı ve diğerlerinin derhal tahliyesi gerek

"Basının görevi muhalefet etmektir ve bu ifade özgürlüğünün devamıdır. Dolayısıyla, muhalefet etmek yardım ve yataklık için delil sayılamaz."

Adım adım "Düyun-u Umumiye"

Örtülü ödenekten olağanüstü harcamalar... "İtibardan tasarruf olmaz" deyip, sonu gelmeyen harcamalar... Ve şimdi "Borçlanma Genel Müdürlüğü"...