11 Nisan 2017

Bir analiz: Neden “HAYIR” çıkabilir

16 Nisan’da katılım ne kadar yüksek olursa “HAYIR” o kadar yüksek olur

Yeni doğan oğluna “Tayyip” adını veriyor, Tayyip Erdoğan’ı canı gibi seviyor, 2002’den bu yana her seçimde ve 2010 referandumunda AKP’ye oy veriyor.

Bu sefer referandumda “HAYIR” oyu vermeye kararlı.

Çünkü, kendisini artık yorgun hissediyor, ekonomik durumundan kaygılı ve “tek adam rejiminin” Türkiye’yi maceraya sürükleyeceğinden ürküyor. Ayrıca hukuk, her durumda tutuklamalar ve pek çok olayda olup bitenleri anlamakta artık zorlanıyor.

***

Bunlara benzer yüzlerce anektod var.

2010 referandumu

Anekdotlar bir yana, şimdi analiz zamanı. Analiz için adım adım gitmek gerek. Önce 2010 referandumu.

O referandumda yüzde 58 “evet” çıkıyor. Neden?

1-O referandumda AKPnin en büyük destekçilerinden biri, “cemaat.” Yüzde 58’de cemaatin de payı var.

2010’da “cemaat”, aynı cemaat bugün FETÖ.

Cemaate bağlı olanlar ki, aynı zamanda AKP seçmeni, şimdi mağdur. Ellerinden şirketleri gitmiş, meslekleri gitmiş, önde gelenleri ya yurt dışında ya içerde.

Onlar bugün “HAYIR” tarafında.

2-O referandumun maddelerinden biri de, “askeri darbelerle hesaplaşma, 12 Eylül’ün yargılanması” ile ilgili.

Bu maddenin dayanılmaz ağırlığına aldanan, “romantik solcular” demek mümkün, oylarını “evet” yönünde kullanıyor.

Bugün yüzde 99.9’u pişman ve “HAYIR” oyunda kararlı.

O gün inanmış olsalar da, bugün ayakları suya ermiş durumda

3-Tıpkı, romantik solcular gibi, “liberaller” denilen kesimin 2010’daki sloganı “yetmez ama evet.” AKP’nin hazırladığı o referandum paketini yetersiz bulsalar da, “evet” diyorlar.

2010’da en büyük aldanan ve aldatanlar cephesi.

Bugün bir bölümü içerde, çoğunluk aldanmış olmanın pişmanlığı içinde, hatta pişmanlıkla kalmıyor, Erdoğan’ın en büyük rakipleri arasında.

Hepsi “HAYIR” diye haykırıyor.

2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi

Bugünkü referanduma adım adım gelirken, ikinci durak 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi.

Cumhurbaşkanının halk tarafından seçildiği ilk seçim bu. Tayyip Erdoğan yüzde 51,79 oy alarak ilk turda seçiliyor.

Cumhurbaşkanlığı seçimine katılım oranı yüzde 73,72. Halk ilk kez Cumhurbaşkanı seçiyor ama, katılım düşük. Tayyip Erdoğan’a oy verenler neredeyse, firesiz sandığa giderken, diğer iki adaya oy vermesi beklenen seçmen sandığa gitmiyor, “nasıl olsa Erdoğan kazanır” düşüncesiyle.

Şimdi bir başka mantık işliyor.

16 Nisan’da katılım ne kadar yüksek olursa “HAYIR” o kadar yüksek olur.

Onun için mutlaka sandığa gitmek şart.

7 Haziran MHP'nin armağanı

Bugünkü referanduma doğru, üçüncü durak 2015’teki 7 Haziran ve 1 Kasım seçimleri.

7 Haziran’da AKP yüzde 40,87 oy oranı ile 258 milletvekili çıkartıyor. İktidarı kaybediyor.

AKP bir önceki 2011 seçimine göre, yaklaşık iki buçuk milyon oy kaybediyor.

Buna rağmen...

MHP’nin AKP’ye desteği o gün başlıyor. MHP hiçbir koalisyona, hiçbir uzlaşmaya yanaşmıyor.

Fırsat bu fırsat, Erdoğan Başbakanlık görevini normal olarak seçimden ilk parti çıkan, o sırada AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’na veriyor. Ancak, o kırk beş gün içinde hükümeti kuramıyor.

Erdoğan bir başkasına hükümet kurma görevi vermiyor, 1 Kasım’da yeniden seçime gidiliyor.

1 Kasım’da AKP bu kez yüzde 49.49 oy alıyor, yeniden tek başına iktidara geliyor.

AKP’den bıkmış, AKP’den yorgun düşmüş ve başka alternatif arayan iki buçuk milyon oy, çaresizlik içinde yeniden AKP’ye dönüyor. Üstelik, fazlasıyla.

7 Haziran’da iktidar ayaklarına kadar geldiği halde, hatta Kemal Kılıçdaroğlu “koalisyona gidilirse, Başbakanlığı Devlet Bahçeli’ye bile bırakabileceğini” söylüyor ama, nafile.

Şimdi referandumda o iki buçuk milyon oyun yeniden AKP’den kopma ihtimali var.

Analiz sonucu

Bu analiz ışığında, yukarıdaki üç dönemecin gerekçeleri ışığında...

“HAYIR” çıkması çok mümkün.

Bunun önemli bir koşulu var:

Katılımın yüksek olması şart. Yüzde 80’i aşan, 85’e dayanan bir katılımdan “HAYIR” çıkma ihtimali hayli yüksek.

Ayrıca, çok başka bir etken daha var.

MHP tabanı yarıdan fazlasıyla, “HAYIR”a kenetlenmiş bulunuyor.

Neden “HAYIR” çıkabilir, işte bunlardan dolayı...

Yazarın Diğer Yazıları

Zınk diye durun: “Dost Hilal”

Böylelikle, aziz Türk medyasının hal-i pürmelali Beyaz Saray’da tescil ediliyor, bizim basın tarihinin utanç verici bir kilometre taşı Beyaz Saray’a çakılıp kalıyor

Trump’ın önceliği: Petrol ve YPG

Askeri geri çekeceğini söyleyen Trump, petrol bağlantısı hatırlatıldığında, bu kararından vazgeçiyor ve buna ek olarak YPG ile ilişkilerini daha sıklaştırıyor

Tam da “En Büyük Çevre Harekâtı” gününde!..

Filtre takılma süresi neden uzatılıyor? Elde kalan santralleri daha kolay pazarlamak amacıyla. Türkçesi, insanlar üç yıl daha zehirli gaz, kirli hava solumaya devam edecek