30 Ağustos 2019

18 Ağustos 1921... 24 Ağustos 1921... 30 Ağustos 1922 Saat 03... Ve bugün ibretlik...

1921’de top sesleri arasında tarım ve sanayi okulları açılmasına karar veriliyor, bugün İmam Hatip Okulları açılıyor!..

“Biraz önce Reşat Nuri’nin ‘Çalıkuşu’ romanını bitirdim, tavsiye ederim, mutlaka okuyun”.

30 Ağustos sabahı saat 03, Kocatepe.

Bu sözleri duyan “Paşalar” şaşkın.

İsmet Paşa, Fevzi Paşa, Nurettin Paşa, Fahrettin Paşa, Yakup Şevki Bey, Asım Bey.

29 Ağustos 1922 günü sabahtan gece 23’e kadar Mustafa Kemal ve arkadaşları “Büyük Taaruz’un” son hazırlıkları için toplanıyor.

Türk milletinin kaderini tayin eden, bugün hepimizin varlığımızı belirleyen Kurtuluş Savaşı’nın en önemli dönemeci için yapılan toplantı.

Gece 23’te ertesi sabah saat 05’te başlayacak taaruzun bütün hazırlıkları tamamlanıyor, Paşalar saat 03’te bir araya gelmek üzere ayrılıyor.

30 Ağustos, sabahın ilk saatleri, saat 03...

Mustafa Kemal ve Paşalar sinek kaydı tıraş olmuş, temiz giyinmiş ‘ateş emrini’ vermek üzere bir araya geliyor.

Aradan sadece dört saat geçmiş, söze Mustafa Kemal başlıyor:

“Biraz önce Reşat Nuri’nin ‘Çalıkuşu’ romanını bitirdim, tavsiye ederim, mutlaka okuyun”.

Birkaç saat sonra bir halkın, koca bir ülkenin kaderini tayin edecek bir savaş başlıyor, Mustafa Kemal  o koşullarda bile kitap okumayı sürdürüyor.

“Çılgın bir deha”.

“Maarif Kongresi”

Ama, bu yine de sürpriz değil.

1921’de Kurtuluş Savaşı bizim istediğimiz gibi gitmiyor, hatta tam tersi. Yunanlılar Ankara’ya yaklaşıyor, Polatlı’dan top sesleri duyuluyor.

Top sesleri arasında...

Yani, “ölüm kalım günlerinde”...

18 Ağustos 1921’de Mustafa Kemal Ankara’da “Birinci Maarif Kongresini” topluyor!..

Yunanlılar Polatlı’da... Ankara’da Maarif Kongresi!..

Eğitimle ilgili önemli kararlar alınıyor. Örneğin, bir kaç yıl öncesine kadar yürürlükte bulunan “ilk okulların beş yıl olması” kararı o kongrede alınıyor.

Eğitimin temel ilkeleri, tarım ve sanayi okulları açılması, telif ve tercüme kitapların seçilmesi ve okullarda okutulması o kongrenin kararları arasında.

Kongrede başkanlığı ünlü edebiyatçı ve siyasetçi Hamdullah Suphi Tanrıöver yapıyor. Telif ve Tercüme Bölümünde Ziya Gökalp, Yusuf Akçura, Ağaoğlu Ahmet Bey, Mahmut Esat gibi isimler görev alıyor.

Top sesleri arasında, Yunanlılar Ankara’ya altmış yetmiş kilometre uzaklıkta ama, Ankara’da Maarif Kongresi!..

Mustafa Kemal’in eğitime verdiği öncelik ve önem...

Diyap Ağa

24 Ağustos 1921...

Yunanlılar Polatlı’ya gelmişken, bu kez Meclis’te yaşanan çok çarpıcı bir başka olay...

Mustafa Kemal başkenti Ankara’dan Kayseri’ye taşımak istiyor. Hatta, annesini ve Fikriye’yi Kayseri’ye gönderiyor.

Meclis’te başı sarıklı, şalvarlı, uzun beyaz sakallı, Kürt ve Alevi kökenli Ferhatuşağı Aşiret Reisi, Elazığ milletvekili Diyap Ağa kürsüye çıkıyor:

“Buraya kaçmaya mı geldik?.. Buyrun gidin ama, ben gitmem. Tek başıma bile olsam, bayrağım, dinim ve vatanım için son kurşunuma kadar savaşırım. Son kurşunu da kendime sıkarım.

Biz hepimiz biriz. Ne Türklük, ne Kürtlük davası vardır. Bu savaş hepimizin var olma savaşıdır”.

Bir Kürt - Alevi milletvekili “bayrağım ve vatanım” diyor, sözleri Meclis’i çok etkiliyor. Mustafa Kemal’i de...

Karar o anda değişiyor.

Başkentin Kayseri’ye taşınmasından vazgeçiliyor.

Selam olsun

30 Ağustos 1922 bir milletin var olma savaşının vazgeçilmez tarihi.

Ne var ki, o savaşa giden yolda pek çok tayin edici unsurun yanı sıra, bugüne ibret iki tarihi olay var.

1-Maarif Kongresi,

2-Kürtlerle barış içinde yaşamak düzeni.

“Maarif”, yani eğitim...

Bugünkü eğitimin perişanlığı ortada.

Cehalet paçalardan akıyor. Türkiye bütün bilim dallarında dünyada hızla geriliyor. Okullarda eğitim olağanüstü yetersiz.

1921’de top sesleri arasında tarım ve sanayi okulları açılmasına karar veriliyor, bugün İmam Hatip Okulları açılıyor!..

Ve de Kürt Sorunu...

Nereden nereye geldik, bugün durum ne, hele de son on beş yılda bu konuda neler yaşanıyor, uzun uzun anlatmaya gerek yok. Sadece geçen hafta üç büyük ilin Kürt kökenli Belediye Başkanlarının görevden alınmasını hatırlamak yetiyor.

Bugün 30 Ağustos!..

Selam olsun Mustafa Kemal’e, bütün paşalara, askerlere, analara, bacılara, elleri o tarihte silah ve kalem tutan herkese, Diyap Ağalara...

Yazarın Diğer Yazıları

Bini aşkın öğretim üyesi Saray'da

Orada bulunan öğretim üyelerinden bir teki bile söz almıyor ya da alamıyor. Sadece oturuyorlar ve dinliyorlar!..

Osman, Ahmet, Nazlı ve diğerlerinin derhal tahliyesi gerek

"Basının görevi muhalefet etmektir ve bu ifade özgürlüğünün devamıdır. Dolayısıyla, muhalefet etmek yardım ve yataklık için delil sayılamaz."

Adım adım "Düyun-u Umumiye"

Örtülü ödenekten olağanüstü harcamalar... "İtibardan tasarruf olmaz" deyip, sonu gelmeyen harcamalar... Ve şimdi "Borçlanma Genel Müdürlüğü"...