18 Temmuz 2021

Siyasi satranç ruha da cilde de iyi gelir

Meclisteki siyasi parti liderlerinin grup toplantılarında yaptıkları konuşmaları, iyi bir yurttaş ve iyi bir seçmen olarak, televizyon kanallarının verdiği imkânlar dahilinde izlemeye çalışıyorum.

TV'lerin imkânlarına sözüm yok aslında, izleyiciyi ekranlarda çileden çıkaran mükellef reklâm sofraları var hepsinin. Onlara iktidarın ihsan ettiği, onların da kuzu gibi razı olduğu kısıtlı özgürlüğün elverdiği ölçüde izliyorum, deseydim daha doğru olurdu.

Yine de, iyi kötü muhayyel bir kanaat sahibi oluyor insan. Hangi meslekte olursa olsun kişi, yaşamın doğal akışında, TV'ler de içinde olmak üzere, yaygın renklerden ve lezzetlerden uzak kalmamalı, derim. Bir politikacı da, hayatta kendini, sadece yakası kolalı beyaz gömlek uygarlığına mahkûm etmemeli.

Örnek gerekirse, spor, sanat, müzik, eğlence, dinlence, okuma, sinema, hobi denilen çok özel uğraşlar, neşe ve mutluluk getiren ne varsa, para hariç her şey, yaşamı etkilemeli, biçimlemelidir. Siyasetçi de şahsında bu yaşamın tadını çıkarmalı, onu ülke genelinde paylaşmaya çalışmalı ve seçmenlerini de, muarızlarını da, biraz olsun rahat bırakmalıdır.

Hemen ilk akla gelen Putin sporculuğu oluyor. Sonra İkinci Selim müzisyenliği, Abdülhamit marangozluğu, Fatih Sultan Mehmed çizgiciliği, Ecevit şairliği, Demirel nüktedanlığı, Özal şakacılığı akla ilk gelenlerden bazıları.

Bir de tersini düşünün, sözü dengesiz bir lider ne yapar, haftada bir önüne gelene TV'lerde ağır vasıflar yakıştırır. Korku filmi gibi, altı gün evde, birden dışarı çıkınca sağa sola lâf sokuşturmakta hak görüyordur kendince, esip gürlüyor sonra çekiliyor.

At binmek, bisiklette pedal çevirmek, şnorkel ile dalışlar yapmak, izine tâbi değildir meselâ. Rahmetli Denktaş gibi kentte tur atıp fotoğraf çekmek ve onları sergilemek de kimseden müsaade istemeyi gerektirmez. Winston Churchill gibi araziye çıkıp yağlıboya manzara tabloları yapmak da öyle. Unutulmamalı ki kendileri bir dünya savaşında zafer kazanan politikacılardan biriydi. Golf oynamak da Amerikan başkanları için adettendir.

Papazkaçtı, prafa, poker şart değil ama satranç oynamak ruha da, cilde de iyi gelebilir. Hem zihni açar parlatır, sabır ihsan eyler, intikam ve saldırganlık eğilimlerini olabildiğince törpüler, rahatlatır dost kazandırır. Bozuk söylemleri düzelttiği de rivayet edilir.

Meselâ Kasparov'un küfrettiği hiç duyulmamıştır, yense de yenilse de. Zaten yenildiği de pek enderdir. Yine bilinir ki, damalı tahtanın iki yanında oturan satranç ustaları, sonuç ne olursa olsun centilmenlikten asla ayrılmazlar.

Satranç bünyede ve fikriyatta alışkanlık yaparsa, ki yapar, politik söylemler de stratejik enginlik kazanmaya başlar. Bunun mutlu sonuçlarından biri de; piyonlar devrilip ütülmeye yüz tutunca, sıçrayıp tepinerek bağırıp çağırma, rakibini aşağılama, tekme atma yerine, nasıl bir oyun kursa da karşısındakinin plânlarını kendi lehine çevirse diye kafa patlatmaya başlamasıdır.

Demokratik siyasette de murat bu değil midir? Budur inanın bana, bu olmalıdır, Yanıltma vardır, evet. Ama hile ve yalan olmaz satrançta, oyun açıktır, alenîdir. Vatandaşın ensesinde boza pişirmek hiç değildir.

Hayal dünyasında oraya buraya uçuşurken, bir dala konup, damalı satranç tahtası üstünde tüneyelim derken, dediklerim boşa gitmesin diye, sözü Ziya Gökalp'e bırakmak istiyorum;

"Cumhuriyet'in asıl görevi, bütün baskıları kaldırıp yerine tatlı muameleleri koymaktır. Onun kanıtı ise yüzlerde belirecek olan tebessümdür."

Yazarın Diğer Yazıları

Tan Oral çiziyor...

Türkiye'nin önde gelen çizerlerinden Tan Oral, çizgileriyle Türkiye ve dünya gündemini yorumluyor.

Tan Oral çiziyor...

Türkiye'nin önde gelen çizerlerinden Tan Oral, çizgileriyle Türkiye ve dünya gündemini yorumluyor.

Tan Oral çiziyor...

Türkiye'nin önde gelen çizerlerinden Tan Oral, çizgileriyle Türkiye ve dünya gündemini yorumluyor.