03 Haziran 2019

Önce kent sorunları, çözüm vaatleri sonra

Zaman, hayat, kent, insanlar, sorunlar, imkânlar, ilişkiler, fırsatlar ve dünyamız kısaca her şey durmaksızın hızla değişiyor

Adaylar çözüm beklentilerinden önce, seçmene kentin sorunlarını anlatmalı. Çözümlerin, kentlilerin katılımı ile birlikte bulunacağı sözünü verebilmeli.  

Belediye Başkanlığı seçimlerinin propaganda çalışmaları ikinci kez tekrar ediliyor. Belediye başkan adaylarından kentlerle ilgili vaatlerin yerine, sorunlardan ne kadar haberdar olduklarını duymak isteriz doğrusu. 

Ya da bizim ve kentin sorunlarını önce bizlerden derlemelerini. Çünkü kentin ve kentlilerin can alıcı sorunlarını iliklerinde hissetmeyen nice kişilerin yetki aldıktan sonra ne saçmalıklara zaman ve para harcadıklarını gördük, bunları sıkıntı ile biz yaşadık.

Saçma sapan ve hiçbir sorunun yanıtı olmayan vaatleri gerçekleştirmek adına, kentin imkânlarını yandaşları ile nasıl çarçur ettiklerine tanık olduk.

Zaman, hayat, kent, insanlar, sorunlar, imkânlar, ilişkiler, fırsatlar ve dünyamız kısaca her şey durmaksızın hızla değişiyor. Çözüm projeler ve beklentiler gereksizleşiyor, anlamsızlaşabiliyor, başa dert oluyor.

Geriye hizmet aşkı ve vaatlerini yerine getirme tutkusu ile yanıp tutuşan yöneticinin dayatmaları kalıyor.

Aday, dayatmayı ve her şeye rağmen yola devamı, siyasi başarının tek geçerli yolu olduğunu varsayıyor. Onun için de danışmayı, tartışmayı ve gerektiğinde vazgeçebilmeyi, kısacası esnek olmayı, dolayısıyla yaratıcı olmayı kesinlikle beceremiyor.

Bu kentte yaşayanların ve onların sözcülerinin ne dediklerini dinlemeye gerek görmüyor. Çünkü iş işten geçmiş, yani iş ele geçmiştir. Kararlı olmak, kararlı davranmak başarının sırrıdır, iyi de unutulan, bunun ne pahasına olacağıdır.

Bilinen bir gerçektir, karar vermek o konudaki düşünme ve araştırmanın sonlanması demektir. Bu bir şartla doğru olabilir, eğer sorun yeterince tartışılıp paylaşıldıysa, yaratıcı sonuca yaklaşıldıysa, evet!

Çünkü mesele kenttir ve kentte yaşayan ve yaşayacak olan milyonlardır. Oysa belediyeci genellikle karşılaştığı eleştiri ve şikayetlerin içinde boğulurken, bari bu iş sona ermeden kendi adıma da bir şeyler yapayım akıllılığına varabiliyor.

Bu oyunu bu kentin sakinleri defalarca gördü yaşadı. Sorun, mesele, problem, artık ne derseniz deyin işte o, yani sorunları bilmek ve iyi hissetmek çözüm önermekten daha önce gelmezse, sonunda dayatma kaçınılmaz oluyor.

Kanıt mı istiyorsunuz, çıkın dolaşın kentte. İşte canınızı sıkan, beğenmediğiniz, özlem duyduğunuz ne varsa ya da ne yoksa, gördükleriniz ve göremedikleriniz size tanıklık edeceklerdir.

Yazarın Diğer Yazıları

Tan Oral çiziyor

Türkiye'nin önde gelen çizerlerinden Tan Oral, çizgileriyle ülke ve dünya gündemini yorumluyor

Rahat icraat…

Siz niye hiç durmadan övünüp duruyordunuz?

Sayın Bakan, biraz bakar mısınız?..

Gücünüzü, kudretinizi ve otoritenizi göstermek için, insanlara eziyet veren bu türden bir uygulamaya ihtiyacınızın olduğunu hiç sanmıyorum